HABERLERİ ‘GÖZ UCU’YLA OKUMAK!

HABERLERİ ‘GÖZ UCU’YLA OKUMAKHaberi sunuş biçiminiz; nasıl kullandığınız, hangi başlığı attığınız, neyi öne çıkarttığınız editöryal tercihlerle oluşur ama bu tercihleri belirleyen sadece yayın politikaları değil, en önemli unsurlardan biri de okurlarıdır. Okur profili o gazetenin en görünür kimliğidir!

Adolph S. Ochs, 1896’da New York Times’ı satın aldığında, okuyucuların güvenebileceği pek fazla gazete yoktu.

Ochs, Times’ı okurunun gözünde en ‘güvenilir’ en ‘ciddi’ gazete haline getirdikten hemen sonra şöyle der:

“Eğer bir gazete seks cinayetini basarsa bu müstehcendir ama bunu New York Times yaparsa sosyolojiktir”

Bu sözleri iki açıdan değerlendirebiliriz: Gazetenin kimliği ve okurun tercihleri.

Her gazetenin bir kimliği vardır ve o kimliği belirleyen en önemli unsur nasıl bir okura sahip olduğunuzla ilişkilidir.

Haberi nasıl kullandığınız, hangi başlığı attığınız, neyi öne çıkarttığınız ya da sunuş biçiminiz editöryal tercihlerle oluşur ama bu tercihleri belirleyen en önemli unsurlardan biri de genellikle okurlarıdır.

Dolayısıyla bir yayın organının bir haberi sunuş biçimiyle, aynı haberi bir başka yayın organının sunuş biçim arasındaki fark, düşünceleri “parçalanmış” okurdan kaynaklanan bir farktır.

***

Günümüzde geleneksel medya ile yeni medyaya ilişkin pek çok araştırma da göstermektedir ki; okuyucu davranışlarına göre bu iki mecra birbirinden ayrışmaktadır.

Bazı okuyucular sadece internetten gazete okuma alışkanlığını edinmişken, sadece basılı gazete okuyarak haber alma alışkanlığını devam ettiren ya da iki mecrayı da birlikte takip eden okuyucular olduğu aşikârdır.

Teknolojinin getirdiği yeniliklere uyum sağlama ve okuyucuların internette hızlı haber okuma ya da haberin tamamını okumadan geçme alışkanlıklarına ayak uydurmak zorunda olan internet gazeteciliği, gündeme göre hızla değişen, tıklanma sayılarını esas alan yeni ve farklı bir habercilik anlayışını benimsemek zorunda kalmıştır.

Öyle ki; bugün aynı gazetenin internet sitesi ya da mobil versiyonu kendi okur - izleyici profiline göre birbirinden tamamen farklı olabilmekte.

Amerika ve Avrupa medyasında ise bu süreç biraz daha farklı işliyor. The New York Times, The Guardian gibi gazetelerin internet siteleri genellikle gazetesinin haberlerini referans almakta. Gün içerisindeki gelişmeleri de yine gazetenin yayın politikasına uyumlu bir şekilde okurlarıyla paylaşmakta. Böylece gazete okuru ile internet okuru arasındaki uyumsuzluk ortadan kalktığı gibi, hem gazete hem de gazetenin haber sitesi sadık okuyucu kitlesini korumuş oluyor.

***

İnternet okurunu Fransız Ulusal Enstitüsü de masaya yatırdı. Enstitünün bir raporunda internette paylaşılan linklerin içeriğine yüzde 59’u hiç bakmamış. Okumadan, linkin olduğu sayfayı dahi tıklamadan paylaşılmış. Buna rağmen geleneksel medyaya yönelik en ağır eleştirilerin sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor olması tam da bu nedenle düşündürücüdür.

Bir gazete okurunun, habere yönelik eleştirisi, internet üzerinden haberlere göz gezdiren bir okurun eleştirisi arasında ciddi farklılıkların oluşmasının temel nedenlerinden biri de budur. Bu tıpkı okuduğunuz bir haberi eleştirmekle, göz gezdirdiğiniz, göz ucuyla baktığınız haberi eleştirmek arasındaki fark kadar büyüktür.

Toplumsal gerilim ve fikir ayrılıklarının olduğu dönemlerde kamplaşmayla ortaya çıkan bu paylaşımların sıklığı dikkat çekicidir. Oysa böyle dönemler de sadece medyanın değil, okurun üzerine de büyük sorumluluklar düşmekte; insani değerleri korumak, şiddete, kültürel, cinsel, dinsel, etnik herhangi bir ayrıma karşı çıkmak gibi...

Bir gazete için sadık bir okuyucu tabanına sahip olmak sürdürülebilirlik için temel olmakla birlikte, bir haber yayınının finansal başarısını garanti etmez. Buna karşın okurlarımızın beklentisi kadar eleştirisi de bizim için önemlidir.

***

Peki, hangi okur derseniz; doğru, dürüst, kaliteli habercilik anlayışıyla var olmaya çalışan geleneksel medya okuru. Buna karşın yeni medya düzeninde ortaya çıkan bilgi kirliliği, manipüle edilen haberlere karşı daha bilinçli okur beklentimizi koruyoruz.

Bilinç arttıkça, okurun doğru ve güvenilir kaynak arayışının artacağına da inanıyoruz.

İşte, bu yüzden önce gazeteyi evinize, işinize, elinize alın!

Önce okuyun, sonra karar verin.