Atatürkçülük kantarı

O zaman ve mademki gerek oldu ve mademki "Milliyetçiliğini kanıtla" dendiğinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı kem küm ediyor, Kıbrıslı Türkleri Atatürk'ün kantarına ben çıkarayım.Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlattığı günlerde Kıbrıslı Türkler Osmanlılar tarafından terk edildikleri İngiliz sömürge yönetimi altındaydılar. Türkiye adada Türklerin yaşadığının farkında bile değildi.Bu arada, bugün bile Türkiye'de çok az kişinin bildiği bir şey oldu: Kıbrıslı Türkler Atatürk reformlarını onlar için yapılmış gibi benimsediler. Latin alfabesine geçtiler. Medreseleri ve tekkeleri kapattılar. Kadınlar çarşafı attı. Fesin yerine şapka geldi. Din ile politika ayrıldı. Atatürk için ordu bir ölçü değildi. Ordu için ise Atatürk her şeyin ölçüsüdür. Özellikle milliyetçiliğin. Kıbrıslılar metazori Atatürkçü olup süngü zoruyla Atatürkçü kalmadılar. Türk bayrağının yasak olduğu bir yönetim altında Atatürkçü oldu ve onun reformlarını hayata geçirdi dedelerimiz. Türkiye'de bir kısım halk Atatürk'ü hiçbir zaman benimsemedi. Ortalığın Atatürk heykelleri ve posterleriyle doldurulması, her sabah edilen yeminler, onun mirasını reddin askeri müdahale gerektirecek kadar güçlenmesini önlemedi.Kıbrıslı Türkler ise hiçbir zaman geriye bakmadılar.Türk bayrağı bize dedelerimizden miras kalmadı. Ona yirmi yıl mücadele ederek sahip olduk. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kansa bizim bayrağımızı bayrak yapan kanda bizim kanımız da var.1955'te nüfusun yüzde seksenini teşkil eden Rumlar adayı İngilizlerden kurtarıp Yunanistan'la birleştirmek için mücadeleye başladılar. O zaman Ankara'nın tutumu "Bizim Kıbrıs diye bir sorunumuz yoktur" idi.Kıbrıslı Türk liderler yıllarca Ankara'ya yalvar yakar olduktan sonra Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) kuruldu ve Türkiye davayı desteklemeye başladı. Bayrakları bayrak yapan... 1963'te toplumlar arası çarpışmalar başlayınca Türkiye'de üniversitede okuyan Kıbrıslı gençler eğitimlerini yarıda bırakıp gönüllü olarak adaya döndüler. Ellerine "Yakalanırsanız Türkiye'den geldiği belli olmasın" diye verilen, antika İngiliz piyade tüfekleri ve Rus tabancalarıyla.Kıbrıs'ın kaderini değiştirecek olan Erenköy olayı üniversitelilerin girişimi ve zorlamasıyla gerçekleşti. Birkaç öğrenci hariç bütün Kıbrıslılar adaya döndü.Eğer Kıbrıslı Türklerin mücadelesi olmasaydı -bu mücadelenin az olmayan bir bölümü Ankara'yı sorunun içine çekmek için verildi- bugün adada Türk varlığı olmayacaktı.Milliyetçilik zamanı geldiğinde kalkıp ortalığı velveleye vermeden ne gerekiyorsa onu yapmaktır. Bayrak ve yafta sallayıp heykel dikmek değil. mmunir@milliyet.com.tr Nereden geldiği belli olmasın