Eğer o istihbarat teşkilatı adamını (veya kadınını) bana yollasaydı.   Moskova-Şam seferini yapan Suriye Havayolları uçağında silah ve mühimmat var, deseydi.
Uzun uzun yüzüne bakardım. Ve ona derdim ki: “Mademki bu kadar cinsin. Neden, PKK’nın, Şırnak’a yüzlerce terörist yollayıp, haftalarca askerle neredeyse meydan muharebesine girişeceğini haber vermedin? Teröristler sınırdan geçerken neden haberim olmadı? Konu açılmışken... Bana vermediğin tek istihbarat bu değil. PKK ile ilgili hiiçç istihbarat vermedin. Ne sınırdan geçenlerden haberim oldu. Ne nereye mayın ekildiğinden. Ne pusulardan.”
Ve sorardım: “Sen ne biçim istihbarat teşkilatısın, kardeşim. Ben senin neyine güveneyim?”
Sormadılar. Uçağı indirdiler. İçinden silah mühimmat falan çıkmadı. Bizim askerin Türk Hava Yolları’na taşıttığı cinsten, sivil uçaklarda taşınması yasak olmayan, askeri malzemeler çıktı. Elektronik parçalar, falan. Aradan bir hafta geçti. Hala resmi açıklama yok. İnceliyorlarmış.
“Bunlar sandığımdan da safmış,” dedi istihbarat teşkilatı. Adamını (veya kadınını) gene yolladı.
“Ermenistan’dan Halep’e giden uçakta silah ve mühimmat var!”
“Başlarım şimdi senin silah ve mühimmatından!”
“Yeminle söylüyorum. Valla billa. İki gözüm önüme aksın! Şuracıktan şuracığa...”
“Nereden haber aldınız!”
“Söyleyemeyiz.”
“Ne demek söyleyemezsiniz? Ben bakanım.”
“Söyleyemeyiz abi. Sen bizden iyi bilirsin. Kaynak açıklanmaz. Ama kesin. Yüreğini ferah tut.”
“Oğlum adamlar insani yardım malzemesi taşıyoruz, diyor?”
“Bak abi. Sağ tarafta oturan pilot kırmızı don giyiyor. Sol taraftaki yeşil. Daha ne diyim sana? O kadar üstündeyiz bu işin. Uçak da silme silah ve mühimmat dolu. Sil. Me.”
“Reykavik biletlerinizi alın. Gene boş çıkarsa dooğru havaalanı. Bir daha dönmek yok.”
Uçağı indirdiler. Gene silah milah yok. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç konuştu:
“Ermenistan tarafından şu beyan edilmişti: Biz insani yardım amacıyla Halep’e gidiyoruz. Ama uçak indirildi, incelendi ve bu beyanın doğru olduğu anlaşıldı. Uçağın havalanmasına müsaade edildi. Demek ki biz bu konuda çok ciddiyiz, çok iyi takip ediyoruz işimizi ve görevimizi yapıyoruz.”
Ciddi. Ciddi? Ciddiiiiii! Sözlüğü açtım. Şaka olmayan, eğlendirme amacı gütmeyen, güvenilir, sağlam, önemli, ağırbaşlı gibi bir sürü anlamı var ciddinin. Hiçbirini bu laubaliliğe uyduramadım.
Kararım karar. Ben de bir istihbarat teşkilatı kuracağım. Mademki uydurma haber istihbarat yerine geçiyor...
“Alo. Dışişleri Bakanlığı mı? Kızım bakana söyleyin. Burkina Faso Havayolları’nın Wagadugu-Şam seferini yapan uçakta silah ve mühimmat var. İndiriversin.”

Etiketler