Erdoğan’ın başkanlığı

Erdoğan, ABD başkanı dahil bütün demokratik ülkelerdeki başkanlardan güçlüdür.
Neden kurulu düzeni değiştirip başkanlık sistemi getirmek istiyor?
Önce anayasa uzmanı olmayanlar için şimdiki düzeni anlatayım ve başkanlık sisteminin ne olduğunu özetleyeyim.
Mevcut düzende başbakan yürütmenin en güçlü kişisidir. Kabine üyelerini seçer, ülkeyi yönetir. Hükümetin yönetim işini kolaylaştırmak ve onu denetlemek için Meclis ve yargı var.
Bu üçlünün üstünde ise Çankaya’da oturan cumhurbaşkanı var. Onun görevi daha çok semboliktir, merasimseldir. Başbakanla karşılaştırıldığında gücü çok kısıtlıdır.
Amerika’da başkanlık sistemi var. Başkanı halk seçer. Başkan çok güçlüdür. Başbakan yoktur. Kabine üyelerini başkan seçer, yönetir, işten atar.
Erdoğan Amerika’dakine benzer bir başkanlık sistemi arzu ediyor. Başbakan gidecek, cumhurbaşkanı gidecek. İkisinin yerine, ikisinin de işini yapan bir başkan gelecek.
O başkan da... Tahmin ettiniz... Erdoğan olacak.
Türkiye Amerika’dan güçlü değildir ama Başbakan Erdoğan, Başkan Obama’dan daha güçlüdür. Erdoğan’ın aklına koyup da yapamayacağı şey yoktur Türkiye’de. AKP milletvekilleri ve Meclis üzerindeki kontrolü tamdır. İstediği her şeyi yapabilmekte, istediği her yasayı geçirmektedir.
Obama ise yasama alanında attığı her adımda Kongre tarafından geri püskürtüldü, istediği hiçbir önemli reformu, onları reform olmaktan çıkaran tavizler vermeden, geçiremedi.
Ekonomik reformdan sağlık reformuna... Guantanamo’yu kapatmaya kadar birçok girişiminde başarısız oldu. “Keşke Erdoğan’daki güç bende olsa,” diye düşünmüş bile olabilir.
Demek ki Erdoğan, zaten, başkanlık sisteminin ona vereceği güce ihtiyacı olmayacak kadar güçlüdür.
Ama o başkanlık sistemini daha güçlü olmak için istemiyor. Bu gücü daha uzun yıllar kullanabilmek için istiyor.
Üç defa milletvekili seçilen Erdoğan, bu dönem sonunda hem milletvekilliğini hem de başbakanlığı bırakmak zorunda. İsterse, Gül oradan ayrıldıktan sonra cumhurbaşkanı seçtirebilir kendini. Ama bu kadar güçten sonra aklındakileri gerçekleştirebilmek için cumhurbaşkanlığı ona yetmez. Dolayısıyla o cumhurbaşkanlığını kendine uydurmak, o mevkii güçlendirmek, başkanlık düzeyine çıkarmak istiyor.
Fakat ihtirasları olan tek AKP’li Erdoğan değil. Şimdi o ihtirasları tatmin edecek iki mevki var: Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı. Erdoğan bunları birleştirip başkan olursa kimseye bir şey kalmaz, uzun, çok uzun yıllar.
Ben buna karşı çıkacak ve engelleyecek birkaç isim biliyorum. Eminim siz benden çok biliyorsunuzdur.
AKP milletvekilliğinin üç dönem ile kısıtlanmasının kaldırılması konuşulmaya başlandı bile. Bu iş olur, bence.
Eninde sonunda AKP tüzüğü değişir ve her zaman olduğu gibi politikacılar, seçilebilirlerse, hayat boyu Meclis’te kalır.
Düzen de değişmez.