Bizim Meslek ve Defne Samyeli

Bizim Meslek ve Defne Samyeli


       Filmlerde geçen, daha doğrusu filmlere konu olan türden bir olay Türkiye'de yaşandı. Milyonlarca insan gerçek bir "rehin alma vakası"nı, başından sonuna Kanal D televizyonundan seyretti, onun haber spikeri - TV dilinde "anchorwoman" diyorlar - Defne Samyeli'den dinledi. Öteki kanallar çaresizlikten kahrolmuşlar, diğer "anchorman ve anchorwoman"ler tırnaklarını yemişlerdir.
       Bizim meslek böyledir.
       Kariyerindeki en gözde dallardan biri sayılan yeni görevine bir kaç gün önce başlamış Defne Samyeli'nin başına ise "talih kuşu" birden bire konuvermiştir. Normal yeri sürat koşularındaki 8. kulvar olan Samyeli artık, sanki düzlüğe çıkılıvermiş gibi 1. kulvarda koşacaktır.
       Bizim meslek böyledir de.. Başarı başka çok şey ister ama şans bunların başlıcalarındandır ve "olmazsa olmaz" nitelik taşır.
       * * *
       Bu sıralar "bizim meslek" üzerine düşünme fırsatım oluyor: Hatıralarımı yazma kararı aldım. Eğer üç senede araştırma, inceleme, anımsama ve kaleme dökmeyi tamamlarsam ne mutlu bana. Ben kitabı "meslekteki 60. yılım"a yetiştirmeyi tasarlıyorum. - Şimdi 56.dayım -. Aklımdaki isim: "Gazeteci olan adamın hikayesi".
       "Gazeteci olunmaz, gazeteci doğulur"
sözünün patenti kaybettiğimiz pırıl pırıl bir gazeteci ankadaşıma - beraber hapis de yattık - Şinasi Nahit Berker'e aittir. Ben buna hiç inanmamışımdır. Müzisyen doğulur, ressam doğulur, şair doğulur; ama gazeteci olunur.
     Siz hiç "harika çocuk gazeteci" duydunuz mu?
       * * *
     
Hayatımda gazetecilikten başka hiç bir işim olmadı, - askerlik ve Kontenjan Senatörlüğü hariç; onlar da bir kesinti yapmadılar -, çünkü işimden tarifsiz keyif aldım. Gazetecilik çok zevkli bir meslektir; tabii, "adam gibi" yapmak şartıyla.. Büyük gazeteci Cihat Baban benim hem meslekteki ustalarımdan biri, hem de okuldan ağabeyimdir. Yanlış bir deyime aklını takmıştı: "Gazetecilik her yere götürür, içinden çıkmak şartıyla.." derdi. Nitekim milletvekili oldu, Bakan oldu. Ben ona "Gazetecilik her yere götürür, içinde kalmak şartıyla.." derdim. Ben kaldım, o kalmadı. Ama en sonda "gazeteci" olarak öldü. Öteki her şey "fasa fiso" idi. Hayata veda etmek üzere bulunduğu günlerde bana "Sen haklıymışsın!" dediğini hatırlarım.
       * * *
     "Gazeteciliğin anatomisini çıkar" deseler "yazılı basının duayeni" olarak bugünkü aklımla derim ki: % 25'i çalışma, % 25'i düzgün ve akıcı türkçe, % 25'i hep "ğrenme ve % 25'i şanstır. Sesli - radyo - ve görüntülü - televizyon - medyada da bu oranların çok değiştiğini sanmıyorum.
     Dürüst ve namuslu, cesur olmayı hiç saymıyorum. Bunlar gazeteci olmanın değil, adam olmanın vazgeçilmez unsurlarıdır.
       Ne var ki bazı siyaset adamlarının sadece "Aaa, namusludur" referansıyla el üstünde tutulduğu bir toplum içinde yaşadığımız düşünülecek olursa..
       * * *
       Talih kuşunu bir anda başının üzerinde bulmuş Defne Samyeli'ye başarılar diliyorum. Başarının öteki şartlarının ne olduğunu kulağına fısıldayabilmişsem, ne mutlu bana.



Yazara E-Posta: m.toker@milliyet.com.tr