CHP üzerinde oyunlar

CHP üzerinde oyunlar


Güçü büyük olsun veya küçük olsun; hatta adı CHP olsun veya olmasın - zaman zaman ve zaruretlerden dolayı Halkçı, SODEP, SHP levhalarını taşımıştır - başta laiklik, Atatürk Devrimleri diye bilinen aydınlanma hareketini saptırmaya dönük bütün teşebbüslere sivil mukavemet, o partide odaklaşmıştır. Hemen daima memleketin sağlam kuvvetleri de onun yanında yer almışlardır.
O odağın kendisinin sapma alametleri göstermeye başlaması, bunun içindir ki çağdaş uygarlığa dönük Aydınlanma hareketine çağ gerisi bir "Türk - İslam sentezi"ni karşı çıkaran çevreleri hep sevinçe boğmuştur. Bu, "Ecevit metamorfozu"nda yaşanmıştır; şimdi "Edebali'ye düşkün Baykal sendromu"nda yaşanmaktadır. Onların, bilir/bilmez, "jakobenlik" diye kötülemeye çalıştıkları "Aydınlanma hareketinde gedik açtırmama" dirençi oportünizm silahıyla ne nisbette kırılırsa, hedefe o derece yakınlaşılmış sayılmaktadır.
Baykal, kendisinin o kadar arzuladığı Başbakanlığa rakibi Ecevit'in yeniden ulaşmasındaki keramete tamamile yanlış teşhis koymaktadır. "İşte, elindeki partiyi onun gibi yöneteceksin!", "İşte, milletin tümünü kucaklar görünmek için Fethullah Hocanın kucağına oturmaktan bile çekinmeyeceksin!", "İşte, onlar nasıl uçağa binmek için VIP'ten geçmiyor idiyseler sen de, yanına magazin kameracılarını alıp tramvayda poz vereceksin, balıkçılarla ava çıkacaksın!"
Boşuna gayret. Ecevit, "kendi malı DSP"ye barajı ancak, CHP'nin dümeni Baykal'ın eline geçince aşırabilmiştir. O haliyle "azınlık hükümeti"ne yolunu ise, bizzat Baykal açmıştır; genel seçimlerin arefesinde "Öcalan'ın ele geçirilmesi", işin üstünü tamamlamıştır. Baykal, kendisine bu hayrı yapacak Ecevit'i nereden bulacaktır?
Ecevit'
e Başbakanlık yolunu açan Baykal, kimin iktidar yolunu kapatmıştır, bilir misiniz? 1989 yerel seçimlerinde sandıkların dumanını attıran SHP'deki "Genel Başkan İnönü/Genel Sekreter Baykal tandemi"ni bozarak SHP'nin..
"Baykal CHP'si"ne karşı partinin içinde ve dışında başlayan "karşı konulamaz isyan" bunun sonuçudur.

Hareket şu sırada "CHP'yi kurtarma" aşamasında görünüyor: Partide kalarak onu tekrar eski fonksiyonunu yapar hale dönüştürmek; olmazsa yeni bir parti kurarak bayrağı orada dalgalandırmak.. Eski Genel Başkanların memorandumu ilk amaçı gerçekleştirecek midir; yoksa bununla ikinci adımın zemini mi hazırlanmaktadır? Gözlenen husus her iki halde de "Erdal İnönü'ye ihtiyaç"ın ağır bastığıdır. "Erdalbey" politikadan ayrılmasını takiben, biraz da o işi bizde alışılmamış bir vekar içinde yapmasının sonuçu bugün "Türkiye'nin saygıdeğer 1 numaralı popüler kişisi" payesini kazanmıştır. Bunu feda eder mi?
Ama asıl, dönüşü kendine ne kazandırır; davaya ne kazandırır?
Dava, "CHP'yi kurtarma"nın ötesinde, "vazgeçilmez unsurları partiler olan siyaset hayatı"nı sağlığa kavuşturmak ise?.
O hala yeni ses, yeni nefes bekliyor: Yeni bir siyasi hareket.