Tehlikeli flört, saçma senaryo

Tehlikeli flört, saçma senaryo

Metin TOKER

ERBAKAN'ın partileri turlamasının sebebinin "Refahı kurtaramadık, bari beni kurtarınız" demek olduğu açık. Erbakan'ı kurtarmak, kendisine bağımsız milletvekili seçilme imkanını tanımaktır. Hoca, Demirel'in ona AP'den adaylık vermemesi üzerine Konya'dan bağımsız milletvekili seçilerek Meclise - ve Türk siyaset hayatına - girmişti. Şimdi, işin nihayetinde, bunca parti kurup hepsini kapattırdıktan sonra sahneyi aynı rolde terketmek istemektedir: Bağımsız milletvekili.
Siyaset hayatımızın renkli kişisine bunu çok görmemek gerekir.
Ancak Başbakan ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın derhal Hoca ve partisiyle flörte geçmesinin sebebi bu değildir. Hoca istediği seçim kanunu değişiklikleri yapıldığı takdirde "Başbakan"a Mecliste, onun öngördüğü kanunların da geçirilmesi için partisinin desteğini vaad etmektedir. "ANAP Genel başkanı" ise bunun ötesinde, RP kapatıldığına göre - onu kimse geri getiremez - boş kalacak islamcı muhafazakar oyların hiç olmazsa bir kısmını kendi partisine beklemektedir.
Turgut Özal ANAP'ı "dört siyasi cereyanın birleşimi" olarak kurmamış mıydı? Ben Mesut Yılmaz'ı tanıdığımda - 1983 seçimleri sırasında - Özal'ın "sakallı bir genç şakirt"i idi. ANAP'ta islamcı muhafazakar cenahın - azalmış dahi bulunsa - temsilcileri hala vardır.
Ancak bu, Genel Başkanın bazı eğilimlerine uysa da - şeriata karşı başkent kadınlarının düzenledikleri mitinge "şeriat dindir" gerekçesiyle partisinin katılmasını menetmişti - tehlikeli bir flörttür. Belki Mesut Yılmaz'ın aklındaki, güvenilmez Baykal'ın iktidar üzerindeki ipoteğini bu suretle kırmaktır. Ama resmi ortakları DTP ve özellikle DSP bir "RP ile işbirliği"ni seçmenlerine - ve gruplarına - anlatmakta çok zorluk çekeceklerdir. RP'nin bunu "Türkiye'nin demokratikleşmesi, insan hak ve hürriyetlerinin ülkede egemen olması" için yaptığına dağdaki tavşanlar bile güler.
Kaldı ki ANAP'ın kısa vadede Hocaya, orta vadede islamcı muhafazakar kanada şirin görünme çabası onu memleketin sağlam kuvvetleri ve laik, Atatürkçü kuvvetli kamuoyu nezdinde "pek o kadar şirin" kılmaz.
Flörtün tehlikesi budur. Zaten hedeflenen armutun da ağıza düşüvereceği garanti değildir.

Ortada, gene Mesutbeye atfedilen bir senaryo dolaştırılmaktadır. Doğrusunu söylemek gerekirse bunu Mesutbeyin - veya yakınlarının - ağzından duyan yoktur. Bunu özellikle Çiller, partisindeki hempası, medyadaki açık, dolaylı taraftarları, silahşörleri mütemadiyen tekrarlamaktadırlar.
Efendim Mesutbeyin - ve onun arkasındaki güçlerin - aklındaki üç kademeli bir planmış:
1) RP kapatılacak,
2) Tansu Çiller Yüce Divana sevkedilecek,
3) Derhal bir erkan seçime gidilip tek başına iktidar olunacak.
Bunun, Tansuhanımın mukadder - geç bile kalmış - adalet önüne çıkarılması ve - eşiyle birlikte - hesap vermesi gereğini ortadan kaldırmak için girişilmiş bir manevra, havai fişeği olması en kuvvetli ihtimaldir. Bir defa erken seçime Meclis karar verir ki Meclis'te öyle bir eğilim yoktur. İkincisi, böyle hallerde sandıktan ne çıkacağı hiç belli olmaz. Üçüncüsü, hele Mesutbeyin arkasında bulunduğu varsayılı gösterilmek istenilen güçün bu küçük taraklarda bezi olduğunu sanmak onu hiç bilmemektir.
Maksat daha ziyade, sanki RP'nin kapatılması ve Tansuhanımdan hesap sorulması bir hukuk gereği değil de siyasi komploymuş zehabını içeriye ve dışarıya vermek gibi görünmektedir.
Ama sahibi kim, maksadı ne olursa olsun bu, senaryonun saçmalığını ortadan kaldırmaz.

Yazara EmailM.Toker@milliyet.com.tr