Varsayımların hepsi niçin boş çıktı?

Varsayımların hepsi niçin boş çıktı?


Bu satırların okunduğu sırada ABD'nin "Afganistan Operasyonu" sadece 70. gününü tamamlamış olacaktır. Taliban iktidarı çoktan yıkıldı. Onun başındaki Molla Ömer ve kucak açtığı Bin Ladin kaçacak yer arıyorlar. Kabil'de artık, "geçici" de denilse bir yeni Hükümet var. "Kabileler çekişmesi" sürüyor ama, kendi aralarında. ABD, Afganistan'a egemen...
...ve "Afganistan Operasyonu"na başlamasından bu yana 70 gün ancak geçti.
Halbuki, ne varsayımlar bütün dünyada ve Amerika'da dahi yapılıyordu. Amerika bir arı kovanına çomak sokmuştu ve başına yeni bir Vietnam almıştı. ABD Başkanı Bush bile vatandaşlarını "uzun sürecek bir savaş"a hazır olmaya çağırıyordu. Hiç kimse bunun aksi görüşte bulunduğunu bugün iddia etmeye kalkışmasın. Yazılanlar, söylenenler ortadadır...
...ve bunlar son derece mantıklı sebeplere dayanıyordu.
Afganistan'a el atanın, Afganistan elini yakmıştı. Bunu, İngilizler denemişti. Ruslar aynı tuzağa düşmüşlerdi ve yakalarını kurtarırken Sovyetler Birliğinin ölüm çanını çalmışlardı. Afganistan, coğrafyasıyla, egemen olunamaz bir ülkeydi. Afganlar, gerilla savaşında kimsenin başa çıkamadığı, çıkamayacağı vuruşkan bir halktı.
İşte, Afganistanın coğrafyası aynı. "Vuruşkan halk"ı da öyle. Ama ABD, "Afganistan Operasyonu"nu başlatmasından sadece 70 gün sonra ülkeye tamamen egemen.
Ortada bir yanlışlık var. Bu, nerede?
Bu, şurada: Ne İngiltere, ne Sovyetler Birliği Afganistan'a el atarken "dünyanın karşı çıkılamayan tek süper devleti" idi. İngiltere ile savaşan Afganların arkasında Çarlık Rusyası, Sovyetler Birliğine kök söktüren mücahitlerin yanında Amerika vardı. Bugün Rusyası ve İngilteresi dahil "düvel - i muazzama", onunla birlikte "düvel - i mütevazi", hatta "düvel - i minüskül" ABD'yi kim daha sıkı destekleyecek diye yarış halindedir. AB, - Avrupa Birliği - çaresizliğini ve dünyaya "nizamat verme"de bir "kıymet - i harbiye"ye sahip bulunmadığının bilinçi içinde Başkan Bush'a şirin görünmek için muskalar takmaktadır ve koca BM - Birleşmiş Milletler - ABD'nin dümen suyunda gitmektedir.
Afganistan'ın coğrafyası ne yazar, Afgan halkının vuruşkanlığı ne? Bugün Bin Ladin ile tayfalarının sığındığı Tora Bora'yı, James Bond filmlerindeki Dr. No'nun adası gibi Sovyet işgali sırasında donatmış bulunan ABD'nin ta kendisi değil midir?
İşte böyle bir ortamdadır ki Amerika Savunma Bakanlığı "Bin Ladin kasedi"ni ortaya çıkarmıştır.

Bildirilen sebep, bu kasette Bin Ladin'in "11 Eylül"ün sorumluluğunu açıktan yüklenmesidir. Bunda şüphesi olan, bunu İslama yakıştıramayan milyonlarca müslüman, kasedi seyrettiğinde hizaya gelecek, Bin Ladin'i lanetleyecektir. Bin Ladin olaya mistik bir hava da katmaktadır: Dediğine göre Manhattan'daki İkiz Kuleleri uçakla vurma planını Allah kendisine ve "Biraderler"e rüya yoluyla adeta "nazil etmiş"tir. Onun için Bin Ladin bunlara "Aman, rüyanızı kimseye söylemeyin; plan faşedilmiş olur" diye tembih ettiğini anlatmaktadır.
Amerika'ya inanmayanlar hemen, "Kaset sahtedir!" itirazını yükseltmişlerdir. Sahte veya değil. İnanmayanların bir kısmının ileri sürdükleri "Amerika kendi kendini vurdu" deli saçmasını kabul etmek "akla aykırı" da olsa kasedi seyredince aynı akla iki sorunun takıldığı bir gerçektir:
1- Dünyanın gördüğü bu "en mükemmel terör planının kusursuz uygulaması"nı, plan dedikleri gibi kendilerine "nazil edilmiş" de bulunsa, o sakallı cahil softa takım mı gerçekleştirmiştir? Olacak şey değil. Olayı, ellerindeki tek haber alma aleti bir radyodan duymuşlar!
2- Böyle bir darbenin Amerika tarafından mukabelesiz bırakılmayacağı kesin olduğu halde ona karşı aynı şaşırtıcılıkta bir ikinci dehşet olayı hazırlanıp hiç yedekte tutulmaz mı? <>Yani "alternatif"leri tüymek, ortadan kaybolmaktan mı ibaretti?