Astım artışta!

Son araştırmalara göre astım hastalığı görülme sıklığı giderek artıyor. Artış hızıyla dikkat çeken astım hakkında Prof. Dr. Bahadır Üskül bilgilendiriyor.

Astım hem dünyada hem de ülkemizde görülme sıklığı giderek artan bir hastalık. Bu hafta İstanbul’da her 7 çocuktan birinde astım olduğu haberlerini okuduk. Hastalığın hızlı artışına dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla, her yıl mayıs ayının ilk salı günü “Dünya Astım Günü” olarak kutlanıyor. Biz de astımı daha iyi anlamak adına Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bahadır Üskül’e danıştık.

Astım, bronş dediğimiz akciğer içi hava yollarının mikrobik olmayan iltihabi bir hastalığı. Her yaşı etkileyebilen, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen astım; kontrol altına alınamadığında ise günlük aktiviteleri ciddi olarak kısıtlayabilen kronik bir hastalığa dönüşüyor. Ülkemizde yaklaşık 100 erişkinden 13-15’inde astım görülüyor. Ev tozu akarları, polenler, küfler, kedi, köpek gibi alerjenler, nezle, grip gibi enfeksiyonlar, sigara dumanı, odun-kömür dumanı, parfüm, saç spreyleri, boya kokuları gibi ağır kokular, hava kirliliği, psikolojik faktörler (stres), egzersiz, aşırı rutubetli iklim en sık görülen astım tetikleyicileri arasında yer alıyor. Bir de mesleki astım var. Eğer şikayetler belli bir işyerine girdikten sonra ortaya çıkıyor ve iş ile ilişki kurulabiliyorsa mesleki astım tanısı konabiliyor. Fırıncılık, berber, oto boyacılığı, mobilya imalatı, deterjan fabrikası işçiliği mesleki astımın gelişebildiği riskli meslekler arasında sayılıyor.

Öksürük veya hışırtılı solunum

Prof. Üskül “Egzersiz sonrası öksürük ya da hışırtılı solunumunuz oluyorsa, her soğuk algınlığı veya nezle ‘göğsünüze iniyorsa’, ailenizde astım veya alerjik hastalık öyküsü mevcutsa, aşırı kilolu iseniz, geceleri ve sabah kalktığınızda öksürüyorsanız, çok sık antibiyotik kullanıyorsanız, çocukluğunuzda besin alerjiniz varsa astım araştırılmalıdır” diyerek dikkat etmemiz gereken noktalar hakkında da bilgilendiriyor.

Nefes darlığına dikkat!

Prof. Üskül “Nefes darlığı, üç haftadan uzun süren kuru ve gıcık öksürük, göğüste ıslık sesi ve tıkanıklık hissidir. Bu belirtilerden biri veya birkaçı bir arada bulunabilir” diyor. Ve astım hastalığının belirtilerine dikkat çekiyor: Tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelirler, genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkarlar, kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelirler, mevsimsel değişiklik gösterebilirler. Nefes darlığının özellikle geceleri uykudan kaldırmasının tipik olduğunu ve ataklar arasında hastanın nefes darlığı yakınmasının olmadığını da Prof. Üskül’den öğreniyoruz. Astımlılarda mutlaka nefes darlığı olmak zorunda da değil. “Öksürükle de seyreden astım formları vardır. Özellikle uykudan uyandıran öksürük, eforla gelen öksürük yakınmaları olduğunda astım hastalığı akla gelmelidir” diye de bilgilendiriyor Prof. Üskül.

Astım tedavisi

Astım tanısı alan bir kişinin tedavisinde nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda da şunları söylüyor: “Astımı yok etmek mümkün olmayabilir. Ancak düzenli takip, ilaç kullanımı ve doktor tavsiyelerinin yerine getirilmesi ile tam kontrolü mümkündür. Astımda tetikleyici faktörlere maruziyetin tanımlanması ve azaltılması çok önemlidir. Tedavinin temelini ise eğitim oluşturmaktadır. İlaçların büyük bir kısmı soluk alma yolu ile kullanılan ilaçlardır ve özel aletlerle verilmektedir. Bunları doğru kullanıp kullanmadığınız hekim tarafından kontrol edilmelidir. Astımda ilaç tedavisinin mantığı; hastaların ilaçları yakınmaları olmasa bile düzenli ve sürekli kullanmaları, rahatlatıcı ilaçları ise sadece yakınmaları (öksürük, nefes darlığı, hışırtılı solunum) olduğu durumlarda kullanıp, olmadığı zamanlarda kullanmaması temeline oturmaktadır.”