“Gece kendimi ayrana, yoğurda veriyorum”

“Umutsuz Ev Kadınları” dizisinde Nermin olarak izlediğimiz Bennu Yıldırımlar mesleği gereği aynı kiloda kalmaya çalıştığını söylüyor. Yıldırımlar: “Neyse ki tatlıyla aram yok. Günde üç öğünden fazla yememeye özen gösteriyorum. Gece oyundan eve döndüğümde ise kendimi bazen ayrana, yoğurda veriyorum. O da beni sakinleştiriyor”

Umutsuz Ev Kadınları dizisinin Nermin’i Bennu Yıldırımlar ile buluştuk. Aynı zamanda Şehir Tiyatroları oyuncusu da olan Yıldırımlar; bu sezona üç oyunla başlamış. Şu an “Dar Ayakkabı İle Yaşamak” ve “Buluşma Yeri” adlı oyunlarda sahneye çıkıyor. “İntiharın Genel Provası”nı ise bir arkadaşları rahatsızlanınca bırakmışlar. Bennu Yıldırımlar;
diz çapraz bağındaki sorunun nasıl ortaya çıktığını ve bu sorunu pilatesle nasıl hallettiğini,
beslenme programını, neleri yiyip neleri yemediğini, cildi için neler yaptığını anlattı.

Sağlıklı bir hayat veya sağlıklı bir yaşam deyince aklınıza ilk ne geliyor?

Düzenli uyku ve stresten uzak bir yaşam.

Sağlıklı yaşamaya özen gösteriyor musunuz?

Özen göstermeye çalışıyorum ama çalışma koşullarım beni engelliyor. Bu koşuşturma içinde yine de dayanma gücüme insanlar şaşırıyor. Bir gün herhalde pat diye öleceğim diye düşünüyorum. Genç ve iyi olarak (Gülüyor)...

“Pilates sayesinde yan bağlarımı güçlendirdim”
“Gece kendimi ayrana, yoğurda veriyorum”
Spor yapıyor musunuz?

Sporu hayatım boyunca yaptım. Çok düzenli koştum. Sonra diz çapraz bağlarımda bir sorun oluştu ve pilatese başladım. Onun da çok faydasını gördüm. Fakat bu sezon çok yoğun çalıştığım için devam edemedim.

Çapraz bağlarınızdaki sorun nasıl oldu?

“Yaprak Dökümü”nün çekimi sırasında hiç umulmadık bir harekette oldu. Cırtladı, sesini duyduk. Ondan sonra dizime özel bir alet takarak provayı devam ettirdim. Üç kız kardeş oyununda oynuyordum, o aletle çıkardım oyunu. Ameliyata gerek olmadan o işi hallettik.

Hareketlerinizi kısıtladı mı?

Pilates yaparak yan bağlarımı güçlendirdim. Doğuştan sol bileğimde bir zayıflık var. Zaten
o bileğin getirdiği zarar dizi etkiledi. Yoksa çok hareketliydim ama artık tracking, koşu yapamam. Çok da özlediğim halde yapamıyorum ama çok hızlı yürümeye devam ediyorum.

Kaç senedir aynı kilolardasınız?

Mesleğim gereği aynı kiloda kalmaya çalışıyorum. Sadece hamilelikte 14 kilo almıştım. Doğum sonrası 9 kilo üstümde kaldı. Hepsi gitmiyormuş meğer. O 9 kiloyu da bir sene içinde verdim. Çok büyük kilo alış verişlerim olmadı.

“Tuzla aram hiç yok, uzun süredir şeker kullanmıyorum”

Kilonuzu korumak için uyguladığınız özel bir diyetiniz var mı?

Bir dönem mide rahatsızlığı geçirdiğimi sandım. Meğer başka bir sistemim bozukmuş. Onun için de yemek düzeni üzerine bir sistem olan metabolik balansa gittim. Kanına bakıyorlar ve hangi yiyecekleri tolere edebildiğini belirliyorlar.

Kaç öğün besleniyorsunuz?

Günde üç öğünden fazla yememeye özen gösteriyorum. Bazen her insan gibi ben de şaşırıyorum. Bu üç öğünün dışında, gece oyundan sonra eve gittiğimde kendimi bazen ayrana, bazen yoğurda veriyorum. O da sakinleştiriyor tabii.

3 beyazla ve tatlıyla aranız nasıl?

Tatlıyla aram yok ama çok değişik bir yere gittiysem damak tadı olarak tatma merakım var. Ama “ay şu tatlı olmadan yaşayamam” diyen bir insan olmadım hiçbir zaman. Genel olarak şeker hayatımda çok uzun bir süredir yok. Tuza karşı da çok bir düşkünlüğüm yok.

Hiç depresyona girip kendinizi yemeğe verdiniz mi?

Özel olarak bir depresyon yaşamadım ama yaş dönemlerinde veya periyot dönemlerinde kadınlar garip bir yeme alışkanlığı oluşturabiliyorlar. Sonra yaşla birlikte kötü beslenme alışkanlıklarını da terk ediyorsun çünkü bir yararının olmadığını görüyorsun.

“Arkandan ‘ne pasaklı kadın’ derler”

Çocukluktan bu yana atlattığınız bir hastalığınız var mı?

3 yaşlarındayken zatürre atlattım. Üzerinden epey zaman geçti ama check-up’larda ciğerinizde onun izi görülüyor ve “zatürre geçirmişsiniz” diyorlar.

Çocuğunuzun beslenmesinde özellikle nelere dikkat ediyorsunuz?

Organik bulursam alıyorum. Kullanılan hormonlardan, ilaçlardan dolayı eve tavuk almıyorum. Evde sebze yemekleri oluyor. Benim kızım çok sebzeci değil. Kıymayla yapılan sebzelerle veya güzel sebze çorbalarıyla sebze yemesini sağlamaya çalışıyorum. Ben de kendime göre annelik yapıyorum.

Rolünüzdeki gibi “her yer temiz olsun, çocuğum çok düzgün yaşasın” gibi konularda takıntılı mısınız?

Kimde bu takıntı yok ki, lütfen. Kim “saldım çayıra, mevlam kayıra” yapıyor çocuğu için? Ama temizlik konusunda o kadar takıntım yok. Bu toplumda yaşayan çoğu kadın gibi etrafta bir şey bırakmamaya çalışıyorum. Öyle yetiştirildik. Hani arkandan konuşulur, öyle değil mi? “Ne pasaklı kadın” derler. Pasaklı denen kadın gerçekten toplumuzda çok azdır ve zaten onlar da elle gösterilir. Öyle gösterilmemek için pasaklı olmamaya çalışırsın.

Dizilerde sizi hiç seksi bir kadın olarak görmedik, neden?

“Umutsuz Ev Kadınları”nda öyle sahneler vardı aslında. Ona da inanmıyorsunuz galiba. Kuzum
ben fahişe de oynadığım zaman başlıyorlar konuşmaya. Ben anlayabilmiş değilim. “Yaprak Dökümü”nde oynadım sonra “Gökten Üç Elma” düştü filminde oynayınca, “Fikret soyundu”
diye yazdılar.

“Yüzüm için tonik yerine gül suyu kullanıyorum”

Cilt bakımı yaptırır mısınız?

Cilt bakımı yaptırırım ama çok sıklıkla değil çünkü randevu alıyorsun ama bir bakıyorsun çekimdesin ve gidememişsin randevuna. Cildin altındaki kolajeni hareketlendiren özel uygulamalar var. Onları yaptırıyorum.

Cildiniz için neler kullanıyorsunuz?

Nemlendirici kullanmaya özen gösteriyorum. Çok fazla ürün kullanarak da cildi boğmak istemiyorum. Yüzüme hemen hemen her gün makyaj yapılıyor. Temizlemeden yatmamaya özen gösteriyorum. Tonik yerine gülsuyu kullanmaya çalışıyorum. Göz kremini de ihmal etmiyorum.

Düzenli kullandığınız bir takviyeniz var mı?

Her gün düzenli olarak C vitamini kullanıyorum. Kızıma da veriyorum. Ayrıca; her gün değişik değişik şeyler ezberleyip unuttuğumuz için şu sıralar Ginkgo Biloba kullanıyorum. Onun dışında da Ginseng kullanıyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR