Kişiye özel beslenme ve antrenman

DNAFit ve Hillside City Club kişinin genetik yapısını analiz ederek spordaki performansını en üst noktaya çıkaracak bir programın oluşturulması için işbirliği yapmaya başladı

Bireye özgü antrenman programı ve beslenme planı oluşturulabilmesi için genetik testler Kişiye özel beslenme ve antrenmanyapıp bu testleri yorumlayan DNAFit ile üyelerinin performanslarını en etkin şekilde kullanmasını isteyen Hillside City Club işbirliğine başladı. İngiltere merkezli DNAFit şu anda İngiltere, Amerika, Fransa gibi 15 ülkede uygulanan bir genetik test sistemi sunuyor. Türkiye’de genetik testler yapılıyordu ama DNAFit marka sahibi Tarık Yunusoğlu ve İnanç Vardar’dan genetik testlerin sonucunu analiz edip kişiye özel spor ve beslenme programını oluşturan yeni bir uygulama geliştirdiklerini öğrendik. Hillside City Club Etiler Personal Trainer Supervisor’ı Görkem Doğan ise test sonuçlarına göre antrenmanları nasıl şekillendirdiklerini ve testin spordaki performansı nasıl etkilediğini anlattı.

- Genetik analizini çıkaracağımız kişiye bir kutu yolluyoruz. Kutunun içinden kulak Kişiye özel beslenme ve antrenmançubuğuna benzer bir steril çubuk çıkıyor. Yanak içine sürerek, çubuk aracılığıyla kişinin tükürük örneği alınıyor. Alınan örnek İngiltere’deki merkez laboratuvara yollanıyor. İki-üç hafta sonra da kişinin spor ve beslenme raporları geliyor. Testten bir saat önce sigara, kahve içmemek, yemek yememek gerekiyor.

50 farklı gen inceleniyor

- Sistemde kişilerin 50 farklı geni inceleniyor. Rapor sonucunda ilk olarak kişinin güç ve dayanıklılık profili yer alıyor. Buradaki bilgi hangi antrenman metoduyla performansınızı artırabileceğinizi gösteriyor. Örneğin kişi yüksek güç profiline sahipse düşük tekrarla yüksek ağırlık kaldırması öneriliyor. 3 tekrardan 10 set gibi. Aksine eğer kişi yüksek dayanıklılık profiline sahipse bu durumda da yüksek tekrar ile hafif ağırlık kaldırması öneriliyor. 15 tekrardan 3 set gibi.

- Raporda VEGF geni gibi bazı genler üzerinden kişilerin aerobik potansiyeli yani kullanabileceği maksimum oksijen miktarı (VO2 max) da ortaya konuyor. Bu değeri düşük çıkan kişilere çok uzun süre antrenman yaptırmak mümkün değil. Yüksek çıkan kişilere ise kısa süreli antrenmanlar yazmak kişilerin performanslarını yeterince değerlendirememesine yol açıyor.

- Oksidatif stres ve enflamasyonla başa çıkmakta rol oynayan genlerin incelenmesiyle elde edilen sonuçlara göre kişilere iki antrenman arasında ne kadar dinlenmesi gerektiği hakkında bilgi veriliyor. Süper Lig’deki dört büyük takımdan birinin oyuncularına da bu test yapıldı. Testin sonuçlarına göre toparlanma hızı yüksek sporcuları maçtan 24 saat sonra antrenmanlara başlattılar. Toparlanma hızı düşük sporculara ise maçtan sonra iki gün dinlenme verdiler.

Sakatlanma riski azalıyor

- Test sonuçlarına göre sunulan en önemli bilgilerden biri de kişilerin sakatlanma riskine dair veriler. COL1A1 ve COL5A1 gibi tendon ve bağ yaralanmalarıyla ilişkili genlere bakarak verilen bilgiler ışığında kişilerin spor öncesi ısınma ve spor sonrası soğuma egzersizlerinin süreleri belirleniyor. Bu da kişilerin sakatlanmalarının önüne geçilmesinde büyük rol oynuyor. Örneğin yüksek sakatlanma riski bulunan kişilere yürüyüş bandı gibi sert zeminlerde koşu süresini ve ritmini düşürmeleri öneriliyor.

- Genetik test sonuçlarının ikinci bölümünde beslenme raporu var. Raporun ilk bölümünde optimal diyet önerisine yer veriliyor. Karbonhidrat duyarlılığını ortaya koyan TCF7L2 geni, hem karbonhidrat hem yağ duyarlılığını gösteren FABP2 geni ve yağ duyarlılığına büyük etkisi olan FTO geni gibi genlere bakılarak kişilere düşük karbonhidrat diyeti, Akdeniz diyeti veya yağı azaltılmış diyet öneriliyor.

- Beslenme raporunun ikinci bölümünde kişinin detoksifikasyon kabiliyeti yani vücudunun toksinlerden kurtulma kabiliyeti hakkında bilgi veriliyor. Yüksek sıcaklıkta pişirilen etlerde ortaya çıkan iki toksinin incelendiği raporda toksinlerle vücudun nasıl başa çıktığı ortaya konuyor. Genetik yapılarına göre toksinleri vücutlarından hızlı uzaklaştıramayanlara ızgara ve çok pişirilmiş etleri daha az yemeleri, turpgillere ait sebze tüketimlerini haftada üç-dörde çıkarmaları tavsiye ediliyor.

Kişiler hakkında bir harita

- Genetik testlerin sonuçlarına göre kişilere antioksidan, omega 3, vitamin B ve vitamin D gibi mikro besin ihtiyaçları, tuz, alkol ve kafeine duyarlılıkları, sütte bulunan bir şeker türü olan laktozu sindirebilme yetenekleri ve çölyak hastalığına yatkınlıkları hakkında da bilgi veriliyor. Böylece kişiler hangi besinleri ne oranda tüketmeleri gerektiği hakkında fikir sahibi oluyor.

- Özetle bu testler kişiler hakkında bir harita veriyor. Bu da kişiye özel en uygun antrenmanı ve ona eşlik eden beslenme programını hazırlanmamıza olanak sağlıyor. Böylece kişilerin performanslarını en üst noktaya çıkararak, etkili sonuçları çok daha kısa sürelerde almak mümkün oluyor. n