Geri Dön

Meyveli su var, satılık traktör var

Meyveli su var, satılık traktör var


       Mavi, küçük bir şişe. Üzerinde İngilizce "İskoçya'da şişelenmiştir" yazıyor. İçinde, bir bardak su var. Yani, ithal su!..
       Yapıldığı meyveye göre, şeftali, erik, mandalina tadı veriyor. Sonuçta, bildiğimiz su, ama meyveli türünden. Bildiğimiz su işte!.. Hayır, bildiğimiz değil, böyle bir su işte!.. 600 bin liraya satılıyormuş.

Eylemdeki memura...

       Büyük kentlerin, büyük marketlerinde, bu su kapış kapış satılırken, Türkiye'nin dört bir yanında memurlar eylem yapıyor. "Geçim zorluğu" çektiklerinden dolayı.
       Eylem için bir araya geldiklerinde, polis onları copla dağıtmaya çalışıyor. Sanki, o polis eylem yapan memurla, ekonomik açıdan, aynı kaderi paylaşmıyormuş gibi!.. Sanki, cop vuran polis, bir başka dünyadan geliyor. Yoo, ikisi de aynı dünyanın insanları.
       Bazı valiler, bazı kaymakamlar bulundukları yerlerde, bu memnuniyetsizliği Ankara'ya bildiriyor. Ankara'da koca bir dosya var, benzer olayların anlatıldığı.
       Ama, o dosyalara bakan yok!.. Gerçi, henüz tozlu raflara düşmüş değil o dosyalar. Ne var ki, bu gibi dosyalara ilgi düşük.

Satılık toprak, traktör

       Ege'de bir kasaba. Tarımla uğraşıyor. Zengin. Kasabanın eteklerinde pamuk tarlaları. Bunu buğday tarlaları izliyor. Ve haşhaş. Vadiden tepeye tırmanırken, ürün türü çeşitleniyor. Zeytin, ceviz, elma...
       İşlenmiş topraklar, hele de tepeden bakınca, dantel gibi. Ama, çiftçinin ağzını bıçak açmıyor. Çünkü, Ziraat Bankası'na olan borçları üstüne faiz biniyor da biniyor. Çiftçi ödeme güçlüğü içinde. Ziraat Bankası da borç ertelemeye yanaşmıyor. Konu, hükümete yansıyor. Hayır, henüz bir karar yok.
       Ne yapsın çiftçi?.. Kasabanın ortasına oturmuş, traktörünü satıyor, toprağını satıyor. Çok uzun zamandır görülmeyen manzaralar. Kars'tan Edirne'ye uzanan bu manzaralar film şeridi gibi. Ama, film değil, gerçek.

Halka gitmek gerek

       Tamam, kemer sıkma politikası. Tamam, sonuçta düşecek enflasyondan herkesin yararlanacağı görüşü.
       Ama, hükümet bunu halka anlatmak zorunda. Hükümet halka inmeli. Halkı bire bir dinlemeli. Parti için, miting için değil, doğrudan halkı dinlemek için halka gitmeli.
       Kemer sıkanlara anlatmadan, onlara anlayış göstermeden uygulanan bir program, insansız bir program nerede başarı kazanıyor?.. Hiçbir yerde!..



Yazara E-Posta: ydogan@milliyet.com.tr

17 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte magazin dünyasındaki günün gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber