Hakkınızı helal edin...

Fotoğraf, Aliağa’da paramparça edilerek öldürülen Şerif Remzi Pulat’ın cenazesinden...
Hacılarkırı Mezarlığı’na, ‘başsız’ olarak gömülürken, yalnızca 4 (dört) kişi uğurladı onu son yolculuğuna.
Bir ‘son görev’in dahi esirgenmesine neden olacak ne yapmıştı acaba?
Hırsız ya da dolandırıcı mıydı?
Adam mı öldürdü?
Yoksa, tecavüz ettiği küçücük çocukları, hunharca boğazlamış mıydı?
Hiçbiri değil...
Tek suçu vardı Pulat’ın; ‘sahte’ yaşamadı.
‘Dul’a bile kötü gözle bakılan bu hastalıklı toplumda...
‘Eşcinsel’ olduğunu saklamadı.
‘Adam’ geçinen pek çoklarından ‘cesur’ oldu aslında yani.
* * *
Ne zamandır yazmak istiyordum, vesile oldu Pulat.
Bilimin de ‘kadın’dan ve ‘erkek’ten farklı olduklarını ortaya koyduğu...
‘Üçüncü cins’ diye tanımladığı bu insanları...
Fuhuş batağına toplum itiyor aslında.
Aralarında öğretmeni de, teknik elemanı da; ne iş olsa yapacak olanı da var.
Ancak iş/ekmek verilmiyor, dışlanıyor, aşağılanıyor, itilip kakılıyor; sonunda mecburen ‘aç kalmamanın yolu’na sapıyorlar.
Düşünün...
Öyle bir hayatı, onca rezilliği; bilerek, isteyerek nasıl yaşar insan?
* * *
Fakir fukarayı, evsizi, kimsesizi, hastayı, sakatı, hatta sokak hayvanlarını düşünen devletin; ‘üçüncü cinse’ karşı ‘Ortaçağ tutumu’ takınması...
Onları ısrarla görmezden gelmesi ise ayrı bir tartışma konusu.
Zaten, bugün Alsancak’ın göbeğinde, tüm büyük kentlerde sürüp giden bu toplumsal yaranın her geçen gün biraz daha büyümesinin temel nedeni de bu değil mi?
Ki daha birkaç gün önce...
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Oturumu’nda, BM üyesi ülkelerin, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli hak ihlallerine karşı önlem almasını şart koşan bildiriyi, Türkiye’nin imzalamaması da...
Devletimizin bu konudaki tavrını net şekilde ortaya koyuyor.
Ne yapmalı peki?
Ortaçağ’da vebalılara yapıldığı gibi...
Yakılmalı mı bu insanlar?
‘Sorun’ çözülmüş olur mu o zaman!
* * *
‘Ece’ diyordu kendine; herkesin de öyle demesini istiyordu Pulat...
‘Şerif Remzi’ olarak hissetmiyordu çünkü.
Muhtemelen, hiç istemediği, hatta hak etmediği, ama mecburen sürüklendiği rezil bir hayatı, ‘yalnız’ yaşadı.
Son yolculuğuna da sadece dört kişiyle uğurlandı.
‘Merhum’u tanımazdım, bilmezdim ama...
Hakkımı ‘helal’ ediyorum ‘Ece’ye...
Siz de hakkınızı helal edin...

Hangisi adalet?

AYNI gazetede, farklı sayfalarda, ‘muhteva’sı aynı iki ayrı haber...
İlki bizden...
Samsun’da, henüz insanlık evriminin yarısındaki bir ‘mahluk’, 12 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmiş.
Çocuğun ailesi -ki Allah kimseye böyle aile vermesin- önce şikayetçi olmuş.
Fakat ‘mahluk’ paranın ucunu gösterince...
3 bin TL’ye, öz çocuklarını, ‘mahluk’a satmışlar.
Hayatını tam karartmışlar yani.
Gözaltındaki ‘mahluk’, ‘hakkında şikayet yok’ diye salıverilmiş.
Bu arada kamu davası nedeniyle, mahkeme, çocuğu muayeneye göndermiş.
Hastanede de 62 yaşındaki bir başka ‘mahluk’ taciz etmiş el kadar çocuğu.
Çocuk, ağlaya ağlaya kaçmaya çalışırken, halini soranlara anlatmış durumu...
Önce polise, oradan da çocuk yuvasına teslim edilmiş.
* * *
İkinci haber ABD’den...
Florida’da, 9 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden ve bir yıldır ‘tutuklu’ yargılanan ‘mahluk’a...
‘Müebbet hapis’ cezası vermiş Amerikan mahkemesi.
* * *
Sizce, hangisi adalet?

DİĞER YENİ YAZILAR