Zeytinyağının gücü

9 Mart 2019

Zeytinyağı, bölgemiz için çok büyük bir değer. Ülke olarak hem zeytinyağı üretimini hem de tüketimini artırma mücadelesi veriyoruz. Sektörün önde gelen kurumları da bu mücadeleyi etkin şekilde yürütmeye çalışıyor. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün Ege’deki en büyük buluşma noktası olan İzmir Olivtech Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı Olivetech 2019 da bu doğrultuda önemli bir işleve sahip. Geçen yıla göre piyasa şartları ve fuar tarihiyle ilgili sorunlar nedeniyle daha az sayıda katılımcı olsa da, zeytinyağı sektörü temsilcileri fuarda yine büyük bir umutla yerini aldı. İlk gün ziyaret ettiğim, önde gelen markaların temsilcileri, sektördeki sıkıntılara rağmen geleceğe umutla baktıklarını, zeytinyağının mutlaka hak ettiği değeri bulacağını ifade etti. Fuarda birçok markayla birlikte bu sektöre hizmet eden Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi ve Tariş başta olmak üzere birçok kurum da yerini aldı. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) markaları, merakla beklenen ödüllerini dağıttı.

Üniformasını çıkardı!

Stantlarda zeytinyağına dair birçok hikâye dinlerken beni en çok etkileyen Erdal Yaşar’ın sektöre giriş öyküsü oldu. Yaşar, 19 yıl Türk Silahlı Kuvvetleri’nde subay olarak görev yaptıktan sonra zeytinyağının gücüne kapılarak üniformasını çıkarıp tulumlarını giymiş. 19 yıl donanmanın en modern gemilerinde branş subayı olarak çalışmış. Deniz hukuku ve uluslararası ilişkiler olmak üzere iki yüksek lisans ve yurtdışı görevleriyle devam eden meslek yaşamında 6 yıl da gemi komutanı olarak görev yapmış. Ama, zeytinyağının büyülü dünyasına hayır diyemeyince atadan kalan zeytinliklerde çizmelerini giyerek işe koyulmuş. Yaşar, “Üretmek ve yaşatmak, yönetmek ve yaşamaktan daha değerlidir düşüncesiyle 2 yıl önce harekete geçtim. Dedemden miras kalan 250 civarında zeytin ağacının sayısı şu anda 15 bine ulaştı. Asırlık ağaçlarımızın zeytinlerinden elde ettiğimiz zeytinyağlarımızı ve zeytinlerimizi Goldenia 008 markasıyla tüketiciye ulaştırıyorum. Amacımız, Goldenia 008’i bir dünya markası yapmak” diyor.

Yaşar’ın hayatını değiştiren, zeytinyağının gücüne hayran kalmamak mümkün değil. Sektörü yakından tanıyanlar, zeytinyağına gönül veren insanların birbirinden ilginç öykülerini çok iyi bilir. İnsanların hayatına hayat katan bilge ağaçtan daha öğreneceğimiz çok şey var. Bu sektörde ne kadar çok öykü ve marka yaratırsak o kadar çok kazanacağız. O yüzden bu sektör her şeyden çok desteği hak ediyor.

Yazının devamı...

Proje yağmuru

1 Mart 2019

Yerel seçimlere 1 ay kaldı. Başkan adayları sahada tam gaz çalışıyor. İzmirliler de 31 Mart’ta sandıklara giderek kendilerini 5 yıl boyunca yönetecek başkanlarını belirleyecek.

İzmirliler, projeler konusunda şanslı. Büyükşehir Belediye Başkan adayları Nihat Zeybekci ile Tunç Soyer’in projeleriyle birlikte, birçok kurum ve kişi de belediye başkan adayları için özel çalışma yaparak önerilerde bulunuyor.

Geçen hafta Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) Başkanı Fadıl Sivri, proje önerilerini sıraladı; bu hafta da İzmir’in duayen iş insanlarından Kemal Çolakoğlu, hazırladığı proje önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Seçimi hangi isim kazanırsa kazansın, bütün projeleri sahiplenip hayata geçirmesi halinde kazanan İzmir ve İzmirliler olacak.

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci, projelerini ‘10 Numara İzmir’ başlığıyla açıkladı. Zeybekci, insan odaklı, ulaşım, altyapı projeleri ile sosyal yaşamı, yeşili ve çevreyi önceleyen, istihdama, kadınlara ve gençlere yönelik, ekonomik kalkınmayı hedefleyen çalışmalarla öne çıkıyor. Bu projeler arasında İkinci çevreyolu, İzmir’i Ankara, İstanbul ve Antalya’yla buluşturan otoyol ve raylı sistem yatırımları yer alıyor.

Zeybekci, kent içinde de 28 noktada yapacağı battı-çıktı ve köprülü kavşak çalışmalarıyla trafiği rahatlatacağını ifade ediyor. Zeybekci’nin ayrıca Bilim Teknoloji ve Yazılım Vadisi projesi de kenti öne çıkaracak.

Kentin geleceği önemli

Tunç Soyer, Birinci Cemre Buluşması ile bir bölüm projesini açıkladı. Ulaşıma indirim sözü veren Soyer, İzmir Modeli uygulamasını daha ileriye taşıyacağını ifade etti. Kentin tüm bileşenleriyle karar alacaklarına vurgu yapan Soyer, sürdürülebilir ulaşımla raylı sistem ağını daha da geliştireceklerini söyledi. “Yeşil bir İzmir yaratacağız” diyen Soyer, altyapı sorunlarını da çözecek nitelikteki projelere öncelik vereceklerini anlattı. Hem Zeybekci hem de Soyer’in projeleri, İzmir’i daha ileri noktalara taşıması açısından önemli.

ESİAD, kent için önerilerini Geleceğin Sektörleri, Genç İnovatif Nitelikli İşgücü, Tasarım-Sanat, Vatandaş Odaklı Akıllı Şehir, Çok İşlevli Tarım, Yenilenebilir Enerji, Sürdürülebilir Ulaşım, İzmir Kent Kültürü Değerlerinin Korunması, Döngüsel Ekonomi ve Körfez MaviYeşil Büyüme üst başlıklarıyla dile getirdi. Ayrıca, özel imarlı alanların kent yoğunluğuna ve trafik altyapı sorunlarına sebep olmasının önüne geçilmesini sağlayacak yeni bir anlayışın ortak akılla geliştirilmesi önerisinde bulundu.

Yazının devamı...

Yol gösteren dernek

23 Şubat 2019

Bu hafta sizlere, Ege Bölgesi’nde birçok proje ve çalışmaya imza atan ancak ismini yeterince duyuramamış bir sivil toplum kuruluşundan bahsedeceğim. İzmir’de 7 yıl önce kurulan finans alanındaki akademisyen, uzman ve profesyonel yöneticilerin üye olduğu Ege Finans Derneği, özellikle ekonominin sıkıntıda olduğu dönemlerde yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor. Geçenlerde derneğin kurucularından, Danışma Kurulu üyesi Ramazan Abay, İzmir Ticaret Odası’nda yaptığı sunumda, KOBİ’lere krizden çıkış için 4S formülünü önermişti. Kriz dönemlerinde soğukkanlı-sabırlı olunması ve şirketin devamlılığının toplum için öneminin unutulmaması gerektiğini vurgulamıştı. Dernek, kısa bir süre önce düzenlediği ‘Finans Tadında Sohbetler’ toplantısında da Girişim Eğitim ve Danışmanlık Merkezi Kurucusu Mehmet Sanlı’yı konuk etti. Sanlı, sunumunda, güçlü geleceğe ancak genç beyinlerin fikirleriyle gidilebileceğine dikkat çekti, “Gençler fikirlerinin altyapısını iyi hazırlamalı ve derinliği oluşturmalıdır. Hedefine odaklanmış bir gencin yapamayacağı bir şey yoktur. Bu yüzden şartlar ne olursa olsun, hangi zorluk çıkarsa çıksın doğru adımlar attığınız zaman, projeleriniz ve düşüncelerinizle yatırımcıların ilgisini çekmeyi başaracaksınız” vurgusunu yaptı.

Kurumlardan yararlanalım

Derneğin zor günlerde yol gösterici misyonu kentimiz için bir kazanç. KOBİ’ler ve genç girişimciler için bu dernekten daha çok yararlanılması gerekiyor. Toplantı sonrası bir araya geldiğimiz Dernek Başkanı Mehmet Vurucu ile Danışma Kurulu üyesi Ramazan Abay, kent ekonomisine daha çok hizmet etmek istediklerinin altını çizdi. Derneklerinin 170 üyesi ve 110 Genç EFD üyesiyle çok sayıda protokole imza attığını anımsatan Vurucu, “Çok sayıda STK, oda ve üniversite ile işbirliği içinde FİNKOBİ, MENTOR-MENTEE Programı, liselerde finansal okuryazarlık gibi projeleri hayata geçirdik. Benim 29 yıllık bankacılık tecrübem var. Dernek üyelerimiz ve yöneticilerimiz de kendi alanlarında uzman ve deneyimliler. Ege Bölgesi’nde bundan sonra da KOBİ’ler ve genç girişimciler için birçok proje üretmeye hazırız. Egeli iş insanlarına başta finans olmak üzere her alanda destek verebiliriz” diyor.

Birikimli ve deneyimli insanların yer aldığı, Ege Finans Derneği gibi bir sivil toplum kuruluşumuzun olması iş insanları için büyük bir şans. İzmir’de farklı alanlarda birçok kuruluş da hizmet veriyor. Bu kurumlardan azami şekilde yararlanarak, özellikle bu zor süreçler daha kolay aşılabilir diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz?

Yazının devamı...

Tire’nin bereketi

15 Şubat 2019

Tire, İzmir’de Küçük Menderes Havzası’nın en önemli merkezlerinden biri. Bugüne kadar bu şirin ilçeyi daha çok tarımsal faaliyetleriyle tanıdık. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘İzmir Modeli’ çerçevesinde desteklediği, Tire Süt Kooperatifi’nin başarılı çalışmalarıyla da son dönemde gündemimizde yer aldı. Tire Organize Sanayi Bölgesi (TOSBİ) ise, bir tarım kentiyle sanayi kentinin nasıl iç içe olabileceğinin en güzel örneğini veriyor. İlçe, TOSBİ’de kümelenen süt ürünleri tesisleriyle bugün Tire Sütaş ve Gürsüt başta olmak üzere pek çok önemli markaya ev sahipliği yapıyor. Bölgede, faaliyet göstermek için sırada bekleyen başka markalar da var. Bunun yanında TOSBİ bugüne kadar Krone, Bozetto Kimya, Royal Tobacco ve Mayr Melnhof Graphia gibi pek çok yabancı yatırımla gündeme geldi. Geçenlerde sohbet ettiğim, TOSBİ Bölge Müdürü Galip Kılınç, şu anda bölgelerinde 9 farklı ülkeden 11 yabancı yatırımcının yer aldığını ifade etti. Önümüzdeki ay içinde Tarım Kredi Kooperatifi’ne bağlı Yem Sanayi’nin, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin de katılımının beklendiği bir törenle fabrika açılışı yapacağının altını çizen Kılınç, “Ekonomideki sorunlara rağmen, yatırımcılar kapımızı çalmaya devam ediyor. Özellikle yabancı yatırımcılar bölgemize ilgi gösteriyor. Dünyanın en büyük pasta ve çikolata üreticisi Belçikalı Bemchimmko, 35 bin metrekare alanda tesis kuracak. Yine Fransız Leana Tekstil de üretime başlayacak. Şu anda bölgemizde 72 firma üretim yapıyor. Yıl sonuna kadar bu rakam 80’i geçecek. Çalışan sayımız da 5 bin kişiye ulaşacak” diyor. Kılınç’ın sözleri, bizleri geleceğimiz adına umutlandırıyor. Ekonomide herkesin geriye çekildiği bir dönemde özellikle yabancı yatırımcıların ülke geleceğine güven duyarak yatırımlarına devam etmesi çok sevindirici. TOSBİ, yeni yatırımlarla birlikte İzmir Kalkınma Ajansı’ndan alacağı destekle bölgeyi, çevreci ve sürdürülebilir bir üretimin merkezi, ‘Eko Endüstriyel Park’ haline getirmeyi hedefliyor. Bunun yanında bölgede daha kaliteli hizmet vermek için dijital dönüşüm kapsamında yıl içinde birçok projeyi hayata geçirecekler. TOSBİ’nin bu atılımları, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı gibi, Tire’nin bereketini daha da artıracaktır.

Adayların ‘ekonomik’ seçimi

Ekonomide yaşanan sorunlar seçim öncesi hareketlenme bekleyen pek çok sektörde hayal kırıklığı yaratıyor. Belediye başkanı adaylarının çoğu, seçimlerde yapılması gereken tanıtım faaliyetlerini minimuma indirmiş durumda. Broşür ve katalog bastıranları; gazete, radyo, TV, açık hava ilanlarını kullananları pek görmüyoruz. Seçilme şansı olan pek çok aday, seçildikten sonra belediye imkânlarıyla bu tür çalışmaları yaptıracağını vaat ediyor. Seçim kampanyası sırasında kendi ceplerinden pek para harcamak istemiyorlar. Hal böyle olunca da seçim dönemlerini bekleyen pek çok sektör, başta basın kuruluşları ve matbaalar olmak üzere, ne yazık ki bugünlerde umduğunu bulamıyor. Onurlu bir görevle kente imzalarını atmak isteyen başkan adaylarının daha duyarlı olmaları dileğiyle...

Yazının devamı...

Giyim sanayicilerine Ertuğrul Başkan

8 Şubat 2019

Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD), 27 yıldır başta hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olmak üzere, kente katma değer yaratan bir kurum. Necip Kalkan, Remzi Peköz, Sabri Ünlütürk, Ergun Aydın, Timur Yaykıran, Nedim Örün, Özcan Torun, Mukadder Özden ve Atınç Abay’ın başkanlığı başarıyla yaptıkları, kentin adını dünyaya duyuran IF Wedding Fashion Gelinlik Fuarı’nı kente kazandıran bir sivil toplum kuruluşu. Hayata geçirdiği projelerle de her zaman adından söz ettirdi. EGSD, önceki gün yaptığı genel kurulda, yeni başkanını belirledi. 12. Dönem Başkanı, herkesin desteğini alan Hayati Ertuğrul oldu. Ertuğrul, daha önce EGSD yönetim-lerinde yer almamış bir isim olsa da, İzmir’deki sivil toplum örgütlerinde etkin olarak çalışan bir isim. 34 yıllık tekstilci olan Ertuğrul, Tekstil firmasının sahibi; Salihlililer Derneği Başkanlığı ile İZSİAD Başkan Yardımcılığı görevlerini yıllardır yürütüyor. BASİFED Yönetim Kurulu üyeliğini de sürdüren Ertuğrul, sivil toplum örgütlerinde bugüne kadar yaptığı çalışmalarla edindiği tecrübeyi, bundan sonra EGSD Başkanı olarak kullanacak. Ertuğrul’un, sakinliği, mütevazılığı ve dostluklara önem veren kişiliğiyle EGSD’de hizmet çıtasını daha da yükseklere taşıyacağından şüphem yok. Uzun süredir tanıdığım ve hakkında hep güzel şeyler duyduğum Hayati Ertuğrul’a yeni görevinde başarılar diliyorum.

Yanık’ın yatırım aşkı

Önceki gün EBSO Meclis Üyesi ve KOSBİ Müteşebbis Heyet Üyesi Sanayici Davut Yanık’la bir araya geldim. Yanık, 40 yılını sanayiciliğe vermiş bir iş insanı. Ekonomide yaşanan zorluklara aldırmadan yeni yatırım ve istihdam yaratma peşinde. Halen Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında ürettiği elektrik panolarını 60 ülkeye ihraç ediyor ve 200 kişiye de istihdam sağlıyor. Ama o bu koşullarda bile Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki, 30 bin metrekare alana sahip yerinde yeni fabrikasının projelerini hazırlamanın sevincini yaşıyor. Ülkemizde yarım asırdır iş hayatında olmasına rağmen işini ve ülkesini seven, yeni yatırım peşinde koşan ve bundan da büyük mutluluk duyan, duyarlı insanlar olduğu sürece sırtımız yere gelmez. Türkiye’nin bugünlerde her zamankinden daha çok Davut Yanık’lara ihtiyacı var.

Yazının devamı...

İş dünyası memnun

1 Şubat 2019

Artık herkesin gündemi yerel seçimler. 31 Mart akşamında kimler belediye başkanlığı koltuğuna oturacak, şimdi 2 ay süreyle bunu konuşacağız.
İzmir iş dünyası da özellikle aday belirleme sürecinde kendi içinden isimlerin adaylar arasında yer alması için lobi yaptı. Bunda da büyük oranda başarılı oldu. Uzun süredir sahada çalışan AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci, iş dünyasından gelen bir isim. Ekonomi Bakanlığı döneminde İzmir iş dünyasıyla her zaman yakın diyalog içinde olmuş, birçok projeye de destek olmuştu. CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için de iş dünyasının istediği isimler arasında Tunç Soyer ilk sırayı alıyordu. Gelinen noktada Büyükşehir’in iki adayı da iş dünyasından isimler oldu. İlçe adayları arasında da yine her iki partiden de iş dünyasının temsilcisi adaylar yer alıyor.
İçlerinde tanıdığım adaylar arasında, Karabağlar’da yıllarca İzmir Ticaret Odası Meclisi üyeliği yapan Bilal Doğan göze çarpıyor. Yıllarca Ege Otomotiv Derneği’nin başkanlığını yapan, BASİFED ve EGEV’de yönetim kurulu üyesi olan, Yaşar Üniversitesi’nde de akademik kariyer yapan Mustafa İduğ, Bornova Belediye Başkan adayı oldu. Urla’da da ESİAD üyesi olan Burak Oğuz aday oldu. Bu isimlerin aday olması, İzmir iş dünyasını memnun etti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ederek Balçova Belediye Başkanlığı’na aday adayı olan Şenol Aslanoğlu’nun aday gösterilmemesi, iş dünyasının tek üzüntüsü oldu. Umarız, iş dünyasını temsilen bu görevlere talip olan isimler, proje ve çalışmalarıyla bir dönemin efsane başkanı iş insanı Ahmet Piriştina gibi kente iz bırakır.

İzmir’in önemli kaybı

İzmir, bu hafta duayen bir iş insanını daha kaybetmenin üzüntüsünü yaşadı. Öncü iş insanlarından İsmet Yorgancılar, 92 yaşında yaşama veda etti. Yorgancılar’ın İzmir’e kazandırdıklarını görmek için cenaze törenine bakmak yeterliydi. İş dünyası cenaze töreninde buluştu.
1927 yılında Aydın Nazilli’de dünyaya gelen İsmet Yorgancılar, 1945’te yerleştiği İzmir’de yorgan dikerek iş yaşamına başlamış. 1968’de sanayiciliğe adım atarak Türkiye’nin ilk el aletleri üreticisi İzeltaş’ın temellerini atan Yorgancılar, daha sonra Dövsa, Elburg ve Elpaş markalarını yarattı. Cam sektörüne de adım atan Yorgancılar, Cam Merkezi, Yorim ve Yorglas gibi markaları oluşturdu.
Cemal Dirin, Tonguç Ösen, Hüseyin Özyavuz ve Kemal Baysak gibi İzmir sanayisini kuran isimler arasında yer alan Yorgancılar, hem çalışmasını hem de yaşamasını bilen bir isimdi. 2002 yılında şirketlerdeki görevlerini çocuklarına bırakarak onursal başkan olmasından sonra da çalışmaya ve üretmeye devam etti. Tarım ve hayvancılık alanında üretim yapabileceği Yorbağ şirketini kurdu. Kemalpaşa’da 60 dönüm arazi üzerinde etlik piliç üretiminin yanı sıra 200 bin karanfil, 5 dönüm alan üzerindeki bağda da çekirdeksiz kuru üzüm yetiştirdi.

Yazının devamı...

ESİAD’dan adaylara İzmir vizyonu

25 Ocak 2019

Ülke olarak yerel seçimlere odaklandık. Projelerin yarışması gereken bir seçimde daha çok adaylar ve genel siyaset tartışmalarını izliyoruz. AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci, tüm hızıyla seçim çalışmalarını sürdürüyor, CHP’nin adayının da bu Pazar büyük ihtimalle açıklanması bekleniyor. İzmir İş dünyası ve sivil toplum örgütleri de adayların projelerini ve kent için gelecek vizyonlarını merak ediyor. İzmir Başkanlar Kurulu, önümüzdeki ayın başında Nihat Zeybekci’yi konuk ederek projelerini ve İzmir’in gelecek projeksiyonunu kendisinden dinleyecek. Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) ise İzmir’in gelecek vizyonuna dair görüşünü 19 Şubat’taki genel kurulunda açıklayacak. ESİAD Başkanı Fadıl Sivri, kent yönetiminden beklentilerini şöyle anlatıyor: “İzmir’in şehircilik anlayışının bilgi ve içerik yaratan, inovatif süreçler için işbirliği geliştiren, katma değerli üretime, üretken ve nitelikli genç işgücüne destek olan, şehir insanının ilgisini bilgi ve yaratıcı üretime, yaşam kalitesi ve sosyal kültüre odaklayan bir yapıda gelişmesi en önemli beklentimizdir. Kentimizde girişim ve inovasyon ortamının gelişmesine yönelik kent enstitüleri, start-up pazarları, tasarım sokak atölyeleri gibi gençliği yaratıcı üretime yönlendiren projelere ve bunları besleyecek kültürel sosyal nosyonların geliştirilmesine ihtiyaç var. Bu inovatif yapının da yerel yönetişim stratejilerinin önümüzdeki 10 yılı ele alacak şekilde yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Ege Bölgesi’nin lokomotifi olan İzmir’in hikâyesini yeniden yazmalıyız.” Sivri’nin görüşleri, kentte yaşayan herkesin altına imza atacağı nitelikte. Umarım kenti yönetmeye talip olanlar, bu görüşlerden yola çıkarak projelerine son şeklini verir.

Abay’dan 4S formülü

Ege Finans Derneği’nin (EFD) düzenlediği kriz yönetimi ve kriz yönetiminde liderlik seminerinde konuşan Rabay Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ramazan Abay, kriz dönemlerinde 4S formülünün uygulanmasını önerdi. Bu durumlardan şirketi çıkarmak için yöneticilerin iyi bir liderlikle çalışanlarını yaşananlara adapte etmesi gerektiğine işaret eden Abay, “Birincisi; kriz dönemlerinde soğukkanlı olun ve sorumluluğu üstlenin. İkincisi; sabırlı olun ve panik olmayın. Üçüncüsü; sabırlı olun ve niyetinizin fabrikanızı çalıştırmak olduğunu unutmayın. Dördüncüsü; hem kurumsal hem de sosyal sorumluluğunuzun olduğunuzu unutmayın. Kriz dönemlerinde liderler kendilerine güvenerek hareket etmeli ve bu 4S formülünü hayata geçirmelidir” diyerek krizden çıkış reçetesini açıkladı. Bugünlerde herkes, bu sıkıntılı ortamdan çıkış için çaba harcıyor. Abay’ın da önerileri, şirketlere yol gösterici olacaktır.

Yazının devamı...

Özkardeş’in turizm hamlesi

18 Ocak 2019

İzmir Ticaret Odası (İZTO), Mahmut Özgener’in kaptanlığında kente değer katacak projeleri gündeme getiriyor. Geçen yıl Nisan ayındaki seçimlerin ardından kurumda yönetimle birlikte zihniyet değişimi de yaşandı. İzmir’in bütün kurumlarıyla işbirliği, ekip çalışması ve kente uzun vadede kazandırılacak projelerin hayata geçirilmesi için sergilenen çaba gerçekten takdire değer. Turizm konusunda da yapılan çalışmalar, uzun vadede kent ekonomisine büyük katkılar sağlayacak nitelikte. Bu konudaki çalışmaları da Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş, büyük bir başarıyla gerçekleştiriyor.

Aile olarak, kent turizmine kazandırdıkları eserlerle takdir gören, İzmir’in önde gelen iş insanlarından Özkardeş’le geçtiğimiz günlerde İzmir turizmi üzerine sohbet ettim. Özkardeş, öncelikle İzmir Ticaret Odası olarak kentte turizmle ilgili doğru çalışmalar yapan bütün kurumlarla bir araya gelerek kent turizminin geleceği için bir yol haritası çizeceklerini ve bu doğrultuda adımlar atacaklarını belirtiyor. Ege Bölgesi’nin turizm açısından Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırıldığında geride kaldığına işaret eden Özkardeş, İzmir’in mevsimsel kısalığı, sadece ‘deniz, kum, güneş’ üzerine kurulu olması, şehrin çekim alanlarının yeteri kadar geliştirilmemiş olması ve elde olanların da iyi pazarlanamamasının büyük bir eksiklik olduğuna vurgu yapıyor.

İzmir, üst lige çıkmalı

Oğuz Özkardeş, üzerinde yoğunlaştıkları ve yapılması gereken çalışmaları ise şöyle özetliyor: “Kruvaziyer gemilerin tekrar İzmir’e gelmesi için İZTO olarak çalışıyoruz. Gelen turistlerin kentte daha uzun süre kalmaları için cazibe alanları oluşturulması gerekiyor. Kongre, sağlık ve fuar turizminin geliştirilmesi de şart. Adnan Menderes Havalimanı’nın yurt dışı uçuşlar açısından mümkünse aktarma merkezi (HUB) olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bu konuda bakanlıkla görüşmeleri daha da yoğunlaştıracağız. Bütün dünyada uygulanan, şehrin turistik cazibe merkezlerini tanıtan kartlar hazırlanması için de çalışacağız.” Özkardeş’in İzmir turizmiyle ilgili tespit ve çözümleri çok yerinde. Kendisi, sektörün içinden gelen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u da İzmir için bir şans olarak görüyor. Sektörde güç birliğinin oluşturulması ve Ankara’ya da sesin daha güçlü duyurulması halinde İzmir turizminin daha da gelişmesi ve kente daha çok katkı sağlamaması için hiçbir neden yok. Bunun için de Özkardeş gibi proje üretmesini bilen, ekip çalışmasına inanan ve çözüm odaklı iş insanları büyük bir şans. İzmir’in bu şansı iyi değerlendirerek, turizmde bir üst lige çıkacağına inanıyorum.

Yazının devamı...