Bugün hepimiz İngiliz’iz!

Eklenme Tarihi23.05.2017 - 23:24-Güncellenme Tarihi24.05.2017 - 0:24

Manchester’da gerçekleşen ve İstanbul’daki Reina katliamını ya da Paris’teki Bataclan kıyımını hatırlatan saldırı bir kez daha vahşetin, sapkınlığın ve terörün en uç boyutunun ne olduğunu hepimize gösterdi. İnsan böyle bir kötülük karşısındaki çaresizliğinden utanıyor!

Çoğu daha hayatlarının başındaki 22 masum insan sevdikleri bir sanatçıyı dinlemeye gittiklerini zannederken esasen ölüme gittiler. Herhalde bir kısmının hayatlarındaki ilk konserdi. Hayran oldukları bir şarkıcıyı ilk kez yakından görme fırsatıydı. Hayatın ta kendisiydi o konser. Hayatı katlettiler! Bir kez daha... Ve bir kez daha teröristin kendini feda ettiği saldırı karşısında ne kadar aciz olunduğu görüldü. Bu vahşetin hedefinin ülkesi, milliyeti yok! Bu vahşetin hedefi bütün insanlık! Ve bunu lanetlemek için bu gün hepimiz o masum 22 kişiyiz! Bugün hepimiz İngiliz’iz!

Komünizm öldü! Yaşasın Mao!

Bugünkü dünyada bir yazının altına “Bir dahaki sefere şunu anlatacağım” demenin son derece yanlış olduğunu geçtiğimiz hafta içinde bir kere daha gördüm. Cumhurbaşkanı ile çıktığımız Çin-ABD seferinden döndükten sonra Pekin’i yazacağımı söylemiştim, araya Sözcü operasyonu ve İngiltere saldırısı girdi. Yine de sözden dönmek yok. Çin notlarımı bu gün sizlerle paylaşıyorum...

Daha önce Şanghay’ı ve Hangzou’yu görmüştüm ancak Pekin’e ilk kez ayak bastım. Yolculuk 11 saat sürdü. Çin Türkiye’den 5 saat ileride. İndiğimizde saat sabahın 1 buçuğuydu.

‘Batı dışı Modernite’nin başkentlerinden biri Pekin. Batı’yı kopyalayarak ama İngilizceden tamamen kopuk ve zengin bir şehir burası. Tarihi bölge olarak kala kala Yasak Şehir ve Tiananmen Meydanı kalmış. Komünist dönemin çirkin apartmanları bile hayli azalmış. Her yer birbirinden yaratıcı gökdelen.

Adı ‘Komünist Çin Halk Cumhuriyeti’ ama ismi dışında komünizmden geriye hiçbir şey kalmamış Çin’de. Tam bir devlet kapitalizmi örneği var karşımızda. Öte yandan, mevcut lider Şi Cinping ekonomik olarak piyasacı, uluslararası yatırımcıya kapıları sonuna kadar açan, halkın sevdiği, popüler bir devlet başkanı. Zaten mevcut ekonomi politikaları sayesinde ülke çok kalkınmış. Siyasi anlamda ise hâlâ tam bir totaliter devlet Çin. İnternetin kısıtlandığı, basının tamamen devlet kontrolünde olduğu ve her şeyin ötesinde sandığın olmadığı, insanların seçim hakkının bulunmadığı bir totalitarizm...

Pekin’de akşamları fırsat buldukça şehri keşfe çıktık. Burada rehberimiz Koray Kayacı’dan bahsetmem şart. Çok şanslıydık, çünkü ailesinin büyükelçilikteki görevi nedeniyle 4 yaşından beri Pekin’de yaşayan, 21 yaşında ve şehri avucunun içi gibi bilen biri vardı yanımızda. Onun sayesinde 20-25 yaş arası gençlerin favorisi ‘teras kafe’leri turladık. Mesela Kikomo. Bangır bangır Amerikan müziği eşliğinde tıklım tıkış bir teras, dışarıdan baksan İstanbul ya da New York’taki bir terastan farkı yok. Küreselleşme işte böyle sıkıcı bir şey! Öte yandan, burası tamamen ‘İngilizce dışı’ bir dünya. Alfabesi, vücut dili, kimyası 180 derece farklı... (Yine de Fikret Bila Mao’nun ülkesinin gençlerinin Amerikan müziği eşliğinde dans edip tüketim kültürünün esiri olmasına dayanamadı ve mekânı hemen terk etti.) Kikomo dışında tavsiye edeceğim ikinci teras ise Migas.

Öte yandan, ben, fırsat buldukça şehrin kozmopolit ruhunu da görmeye çıktım. Qmex gibi Meksika’dakileri aratmayan nachos’lar yapan uluslararası mutfaklar ya da Meggie’s gibi klas gece mekânlarının da notunu aldım.

İstanbul’un İstiklal Caddesi ne ise Pekin’in Wangfuijing’i de o. Ama burası çok daha modern. Dev ekranların kapladığı bir meydanla başlıyor, geniş caddede sağlı sollu büyük lüks dükkânlarla ilerliyor. Tabii bizden temel farkları var. Mesela bir yan sokakta şişe takılı akrep ya da çeşitli böcek kızartmaları yiyebiliyorsunuz.

Çin’de internet kısıtlamaları var demiştim... Google’a, Yahoo’ya ya da herhangi bir dış uzantılı siteye girmek çoğu yerde imkânsız. Onun yerine kendi sistemlerini kullanıyorlar. Google yerine ‘Baidu’, WhatsApp yerine ‘Wechat’ diye programları var. Gençler WhatsApp’tan yazışmak yerine Wechat’ten sesli mesaj bırakarak haberleşiyorlar. “Mao hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sorunca ise “Çin dünyaya açılmadan önce çok fakirlik varmış, o zamanlar Mao’ya kızanlar çokmuş ama artık Çin çok gelişti, herkes liderine saygı duyuyor” diyorlar. Şu ironiye bakın! Çin komünizmden koptuktan ve kapitalizme bayrak açtıktan sonra komünist Mao ortak kahraman olmuş anlayacağınız...