Bir melek ve yüzlerce yavrusu...

Ankara’da 16 yıldır tek başına yüzlerce sokak hayvanına bakan İnci Aksoyoğlu; “Çocukken çok aç kaldım, insan aç olduğunu söyler ama hayvanlar söyleyemez. Kendim yemeden önce onları doyururum” diye anlatıyor gözyaşları içinde... ‘İnci Anne Barınağı’ diye bilinen yerde belli ki bir başına yorgun düşmüş, desteğe ihtiyacı var. Üstelik tek zorluğu da onlara bakmak değildir, kim bilir bu dünyanın sadece insanlara ait olduğunu sanan duyarsızlar onu nasıl zorluyor ve rahatsız ediyordur. “Etraftan çok şikayet geliyor” demesinden belli...

Halbuki İnci Anne’nin; “Bunların kimsesi yok, önce Allah, sonra biz” sözleri tüm insanlık için geçerli aslında, sadece hayvanseverler için değil. Onlara elimizden geldiğince yardım etmek bir insanlık görevi, boynumuzun borcu! Ama bunu anlayabilen kaç kişi var ki? Umarım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bu yardım çığlığını duyar ve melek kalpli İnci Anne’nin gözyaşlarını dindirir.

Bir melek ve yüzlerce yavrusu...


80 YAŞINDAKİ KADINI AĞLATMAK VİCDANSIZLIKTIR!

Zabıta ekipleri Osmangazi sokaklarında 80 yaşında bir teyzenin az sayıdaki biberine ve domatesine el koyuyor. Yaşlı kadın ağlıyor, haykırıyor ve yalvarıyor; dinlemiyorlar, duymuyorlar sanki o yakarışı, içleri hiç acımıyor, ruhsuz birer robot gibiler! Evine iki kuruş götürmek için kendi bahçesinde yetiştirdiği sayılı sebzesini, malını hoyratça, insafsızca önünden alınca memlekete düzen mi geliyor? Çok mu iyi yapmış oluyor zabıtalar işlerini? Bütün sorun boğazından iki lokma geçsin diye çırpınan köylümüz mü? Bu vicdansızlığı yapana da, yaptırana da yazıklar olsun! Memlekette insanlık ölmüş, en büyük sorunumuz bu!

KURU KAFA MODASI!

Kuru kafayı dekoratif obje, aksesuar, giysilerde desen olarak sevebiliriz, ki ben de bayılırım ama bile isteye kendini kuru kafaya çevirme olayı akıllara zarar! Son dönemde bişektomi yani yanak inceltme ameliyatı yaptırmak moda olunca, etrafta korku filmi karakteri gibi dolaşanların sayısı gün geçtikçe artmaya başladı. Tutturmuşlar bir Hollywood yanağı diye, millet açlıktan kuruyup kalmış gibi bir görüntü için ameliyata koşuyor.

Bir melek ve yüzlerce yavrusu...


Dilerim tez zamanda sağlıklı görünen dolgun suratlar popüler olur da, bu ürkütücü görüntüden vazgeçerler. Giyim kuşamda moda oluyor da, estetikte nasıl oluyor onu anlamıyorum zaten. Hani çok rahatsız olduğun bir yerin varsa bıçak altına yatarsın ama sırf moda diye ağzını yüzünü değiştirtmek inanılmaz.

HALUK BİLGİNER…

Bir melek ve yüzlerce yavrusu...


Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi aktörlerinden Haluk Bilginer... Onu ne zaman izlesem hayranlıktan ağzım beş karış açık kalıyor. Eğer Hollywood yapımlarında rol alan yabancı bir oyuncu olsaydı, şüphesiz Robert De Niro gibi dünya çapında ünlü bir sanatçı olurdu. ‘Şahsiyet’ dizisindeki rolüyle Emmy Ödülleri’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ adayları arasında gösterilmesi, ülkemiz adına çok gurur verici... 25 Kasım’da gerçekleşecek töreni sabırsızlıkla bekliyorum.