Sizlere şu an Türk Hava Yolları’nın AirBus uçağından sesleniyorum dostlar. İç hat uçuşlarında ilk kez AirBus’a denk geldim ve dev gibi uçaktaki rahat yolculuk bir harika! Uçakta olma sebebimse pek harika değil! Üç günlüğüne Bodrum’a kaçmıştım ama; hem sayılı gün çabuk geçtiği, hem de güzel günler kötülere oranla aşırı hızlı akıp bittiği için şehire geri dönüyorum.

Ee buna da şükür, üç gün de olsa yaz sezonunu açmak, denize girmek, güneşlenip kardeşim Kuki’nin deyimiyle ‘Arnavut ciğerine’ dönmek (güneş yanığından alev topu gibiyim!) ve huzur patlaması yaşamak paha biçilemezdi. Kış boyunca bana aşerme ve özlem problemi yaşatan, Bodrum’daki değişmez favori mekanlarıma da gittim tabii ki, hazır yaz başındayken sizlerle de paylaşayım ki Bodrum’a giderseniz es geçmeyin!

Asmalı Çardak...

Eğer yemyeşil ağaçlar ve çiçeklerle dolu kocaman bahçesinde oturup, muazzam köy kahvaltısını etmediyseniz vallahi büyük kayıp. Ev yapımı çeşit çeşit reçellerden, masaya sıcacık gelen gözleme ve böreklere, tavuğun altından o anda alınıp pişirilen tazecik yumurtalarından bahçeden koparılıp getirilmiş domates ve biberlere kadar her şey lezzetli ötesi!

Sahibi Mehmet Bey ve ailesi Yalıkavak’taki Asmalı Çardak’ta hep birlikte çalışıyorlar. Aile işletmesi olması oraya ayrı bir samimiyet ve sıcaklık katıyor.

Bu sezon mekanda ilk kez akşam yemeği hizmeti de başlıyor. 20 Haziran’dan itibaren yöresel zeytinyağlılar, Girit mezeleri ve ara sıcakların olduğu akşam mutfağının da en az sabah kahvaltıları kadar efsane olacağına şüphem yok.

Mufla...

Geçen sezon açılan Mufla, Yalıkavak
sahilindeki balıkçılarla aynı sırada, denizin üzerinde yemek yediğiniz harika bir mekan. Gidince çıkmak istemiyor insan. Yemekler
açık mutfakta hazırlanıyor ve müşteriler mutfak büfesindeki birbirinden lezzetli zeytinyağlıları kendileri seçiyorlar.

Ana yemek olarak çok farklı lezzetler tadacağınız et ve balık alternatifleri var. Benim favorim karidesli buğday risotto... Mekanın füme tereyağını da mutlaka denemelisiniz, böyle bir lezzet olamaz! Yemekleri gibi tatlıları da muhteşem. Yemeklerin sunumları ayrı olay! Bana göre Bodrum’un en iyi ve en keyifli restoranlarından biri... Bodrum’a ayak bastığım gibi ilk oraya koştum!

Mimoza...

Gümüşlük’teki Mimoza Balık Restoran’ı alternatifi olmayan bir Bodrum klasiği...

Üç günlük tatilimin iki gecesini orada geçirecek kadar çok seviyorum Mimoza’yı. Mezesi, salatası, ara sıcakları, balığı, tatlısı, hepsi bambaşka...

Bulunduğu konum dünyanın en güzel yerlerinden biri, cennet gibi! Mekanın sahibi Fikret Alphan ince zevkiyle öyle büyülü bir ortam yaratmış ki, her gittiğimde kendimi rüyada gibi hissediyorum. Zaman içinde görüntü olarak Mimoza’ya tıpatıp benzeyen yerler açılmış olsa da; oranın o büyülü havasının, yemeklerinin etkileyici sunumunun, Fikret Bey’in seçip çaldığı şarkılar eşliğinde su gibi akan vaktin, gün batımını orada izlemenin, yemek sonrası bardaki sohbetlerin eşi benzeri başka yerde yok.

Vallahi yazarken bir hüzün çöktü üzerime! Beni Bodrum’a bıraksalar, bir daha da almasalar, aramasalar, sormasalar!