GERÇEK BİR MELEK: ALP ŞEN

Eklenme Tarihi19.06.2015 - 22:26-Güncellenme Tarihi19.06.2015 - 22:26
Geçen sene aniden gidiverdi buralardan, 17 yaşında erkenden uçtu gökyüzüne güzel gözlü Alp Şen...
Öğretmeni Ceyda Yılmaz’ın ardından yazdığı ‘Alp’in İyilik Bahçesi’ kitabını tek bir an kafamı kaldıramadan, bir solukta bitiriverdim. Yılmaz; bu iyilik, sevgi ve incelik dolu genç adamı öyle bir anlatmış ki, sanki Alp’i yıllardır tanıyormuşum gibi hissettim. Bazen gözlerimden oluk oluk yaş aktı, bazen Alp’in kitapta anlatılan sevimlilikleri beni gülümsetti. 
Uzun zamandır bu kadar yoğun duygular yaşamamıştım ve hiç tanımadığım, hiç görmediğim bir insanı daha önce hiç bu kadar çok sevmemiştim. 
Alp’in ne kadar özel ve farklı bir genç olduğunu anladığım satırlarda aklıma hep anne - babası geldi. Begüm Şen, hayatımda tanıdığım en güzel kadınlardan biri; kalbiyle, ruhuyla ve içindeki güzelliğin yüzünü aydınlatışıyla güzel o... 
Durduk yere aklıma gelir mesela ve içim sevgiyle dolar, ne mutlu ki onu tanımışım; dünyanın en zor acısını yaşamasına rağmen asaletini, dik duruşunu ve sükunetini hiç bozmamaya gayret eden ne güçlü, asil ve özel bir kadın... Adnan Şen de iyilik ve pozitif enerji yayıyor her an... Böylesine güzel bir çiftten de Alp gibi bir melek çıkmış işte...
 
Kendini iyiliğe adadı
Bir sürü imkanı olan, her gün başka yerde gezip tozma, gününü gün etme lüksü bulunan bu melek; biyoloji hocası Ceyda Yılmaz ve bir grup arkadaşıyla dünyanın en anlamlı işlerinden birine adamış kendini. 
Türkiye’de ilik nakli sürecinde yaşanan sorunlara çözüm üretmeyi, bağış toplayarak sürece katkıda bulunmayı, bağışçı sayısını artırmayı hedeflemiş, tatil günlerinde bile ‘Enka İyİLİK Projesi’ için çalışmış, koşturmuş, emek vermiş, yardım kaynakları bulmuş, hiç boş durmamış.
 
Kendini iyiliğe adadı
Bu projenin adı artık ‘Alp Şen İyİLİK Projesi’... Alp’in arkadaşları onun adını en aydınlık şekilde yaşatmak için hep birlikte çıktıkları yola hızla devam ediyor. Öğretmenleri Ceyda Yılmaz, bu pırıl pırıl gençler için “Benim çocuklarım abartıdan, gösterişten hep uzaktı. Hiç süslemediler sözcükleri, yaptıklarını ve kendilerini. Alp de öyleydi...” diyor. Helal olsun çocuklarınıza hocam, onları yetiştiren ailelere de helal olsun.
Kitapta gizli bir kahramandan da söz ediyor Ceyda Hoca; bu projenin ortaya çıkmasına ilham kaynağı olduğu ve desteklediği halde adının hiç öne çıkmasını istemeyen bir kahraman: Okan Bayülgen... 
Reyting kaygısını bir yana koyarak programlarını böyle özel konulara ayırma erdemini hep gösteren kıymetli televizyoncu; “Amacımız Alp gibi yeni savaşçılar, elçiler ortaya çıkarmak. Bu genç adam cennette bir yerden hâlâ bizi burada topluyor” şeklinde konuşuyor. 
 
Bahçesine bir fidan
‘Alp’in İyilik Bahçesi’ kitabının sonunda bir tohum kartı var. Bunu saksıya veya bahçeye gömüp yeşermesini izlemek için sabırsızlanıyorum, sanki Alp’ten bir parça yeşerecekmiş, o hep buralarda olacakmış gibi...
Ceyda Yılmaz; “Belki bir gün bol ağaçlı, çiçekli bir bahçede Alp’le düşlediğimiz ilik bankasını kurabiliriz. Belki sen de büyüttüğün fidanları getirip ekmek istersin oraya. O hep yaşasın, iyileşen her çocukla yeniden doğsun diye” sözleriyle noktalamış kitabı... 
Bu değerli çalışmanın tüm geliri ‘İyİLİK Projesi’ne gidecek, haydi siz de kitabınızı alın, melek Alp’in ve hayallerinin fidanlarını büyütün...