Futbolun kara günü

18 Mayıs 2009

14 yıllık özleminden olsa gerek maça hızlı başladı Karşıyaka. Tribünlerdeki belirgin üstünlüğün verdiği moralle kırmızı  yeşilli takım, özellikle sağ kanattan Cihan ve Ahmet Solakel’in bindirmeleriyle topu rakip ceza alanına kısa bir süre kolayca taşıdı. Daha 2. dakikada Ferhat’ın vuruşuyla öne geçti. 5. dakikada da Eser ile çok önemli bir fırsatı harcadı.   Kasımpaşa gole rağmen oyun anlayışını değiştirmedi, pozisyon da bulamadı. Etkili futbolla olmasa da istekli ve iştahlı oyunuyla üstün görünen İzmir ekibiydi bu bölümde.
İkinci yarıda da farklı bir görüntü yoktu. Karşıyaka, topu daha çok sahip olup Kasımpaşa’yı uyutmak, işi uzatmaya götürmeden bitirmek istedi. Ancak psikolojik baskının böylesine doruğa çıktığı, beklentinin büyük olduğu anlarda oyunu uzun süre böyle götürmek riskti. Mental olarak da ayakta kalmak şarttı.  Kasımpaşalı oyuncular rakip kaleye doğru düzgün gidememelerine rağmen inatla rakibinin vereceği açığı kovaladı sanki.  O ana dek dikkatli  Karşıyaka defansının pusulası bir kez şaştı. Bomboş kalan Erhan da beraberlik golünü attı. Daha hareketli geçen uzatma bölümünde daha diri kalan Kasımpaşa Hüseyin’in golüyle amacına ulaştı.
Bitiş düdüğünden sonra yaşananlar ise tam bir rezaletti. Taraftarının önünde sevinen Kasımpaşalı futbolculara gençten bir Karşıyakalı 100 metre koşarak saldırdı. O an olan oldu. Tel örgüler yıkıldı. Az sayıdaki jandarma etkisiz ve yetersiz kaldı. Karşıyakalılar sahaya daldı. Tam bir meydan savaşı yaşandı çim sahada. Jandarma, özel güvenlik, futbolcu, basın mensubu herkes nasibini aldı. Polisi çıkarmaya çalışırken stadlardan bu yaşananlar adeta bir mesajdı herkese.
Yaşananların sporla, futbolla ilgisi yoktu. Rezilliğin, hazımsızlığın, fanatizmin son noktasıydı Karşıyakalıların yaptığı. Ne insanlığa ne de güzel İzmir’e  yakıştı . Maçtan önce Karşıyaka’nın çıkmasını isteyen çoktu. 120 dakika sonunda yaşananlar iyi ki Kasımpaşa çıktı dedirtti insanlara.

Yazının devamı...

İzmir’in özlemi sona ermedi

18 Mayıs 2009

14 yıllık özleminden olsa gerek maça hızlı başladı Karşıyaka. Tribünlerdeki belirgin üstünlüğün verdiği moralle yeşil kırmızılı takım, özellikle sağ kanattan Cihan ve Ahmet Solakel’in bindirmeleriyle topu rakip ceza alanına kısa bir süre kolayca taşıdı. Daha 2. dakikada Ferhat’ın vuruşuyla öne geçti. 5. dakikada da Eser ile çok önemli bir fırsatı harcadı.   Kasımpaşa gole rağmen oyun anlayışını değiştirmedi, pozisyon da bulamadı. Etkili futbolla olmasa da istekli ve iştahlı oyunuyla üstün görünen İzmir ekibiydi bu bölümde.
İkinci yarıda da farklı bir görüntü yoktu. Karşıyaka, topu daha çok sahip olup Kasımpaşa’yı uyutmak, işi uzatmaya götürmeden bitirmek istedi. Ancak psikolojik baskının böylesine doruğa çıktığı, beklentinin büyük olduğu anlarda oyunu uzun süre böyle götürmek riskti. Mental olarak da ayakta kalmak şarttı. 
Kasımpaşalı oyuncular rakip kaleye doğru düzgün gidememelerine rağmen inatla rakibinin vereceği açığı kovaladı sanki.  O ana dek dikkatli  Karşıyaka defansının pusulası bir kez şaştı. Bomboş kalan Erhan da beraberlik golünü attı. Daha hareketli geçen uzatma bölümünde daha diri kalan Kasımpaşa Hüseyin’in golüyle amacına ulaştı.
Bitiş düdüğünden sonra yaşananlar üzücüydü. Taraftarının önünde sevinen Kasımpaşalı futbolculara gençten bir Karşıyakalı 100 metre koşarak saldırdı. O an olan oldu.
Tel örgüler yıkıldı. Az sayıdaki jandarma etkisiz ve yetersiz kaldı. Saha bir anda doldu. Polisi çıkarmaya çalışırken stadlardan bu yaşananlar adeta bir mesajdı herkese.
Yaşananların sporla, futbolla ilgisi yoktu. Güzel İzmir’e yakışmadı.

Yazının devamı...