Selülit ve Kadın!

10 Mayıs 2019

Kadınların büyük derdi olan selülit. Yaz aylarının yaklaşmasıyla selülit problemi yine gündeme geliyor. Selülit hormonel ve kalıtımsal nedenlerinin yanı sıra dolaşım bozukluğuna da bağlıdır. Yağ, tuz, şeker ve asitli gıdalar selülite zemin hazırlıyor. Dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizmz tarafından kullanılmadığında vücudun çeşitli bölgelerine yerleşiyor. Yani cildin destek dokusu zayıfladığında ve hasarlandığında yağlar cildin orta tabakasına doğru hareket ederek selülit oluşuyor. Bu da portakal denen görüntüye yol açıyor. Şişman veya zayıf kadınlar eşit oranda etkilenirler ve genelde yüzde doksanında selülit görülür.

Eğer selülitlerinizden kurtulmak istiyorsanız, sadece kilo vermekle selülitlerinizden kurtulamazsınız. Çünkü selülit oluşumuna yol açan sorunları gidermelisiniz. Dolaşım bozukluğunu düzenlemek, ödem atmak, yağ hücrelerini küçültüp, dokuların sıkılığını arttırmanız gerekiyor. Tabii ki kişinin kendi başına mücadele ederek selülitleri gidermesi ve kurtulması zordur.

Bu nedenle profesyonel yöntem ve uzman yardımıyla vücudunuzu selülitlerden arındırabilirsiniz.

Selülitlerin giderilmesini sağlayan sıcak ve soğuk etkisi

Yağların dağılımına ve selülitin yoğunlaştığı bölgelere ultrashall ile masaj uygulanıyor. Böylelikle metabolizma hızlandırılarak vücuttaki fazla yağların yakılması sağlanıyor. Ardından özel etken maddeli karışım selülitli bölgelere yediriliyor. Sonra mask kalça ve bacaklara eşit olarak sürülüyor. İçeriğinde tabii mineraller bulunan maskenin ısısı ''0'' dereceden ''42'' dereceye kadar yükseliyor. Oluşan ısı ile etken maddelerin cildin alt katmanlarına nüfuz ederek metabolizmanın çalışması hızlanıyor. Metabolizma selülitleri atarken bağ dokuları sıkışıyor. Lenf sistemi harekete geçiyor ve selülitli bölgelere yeterli dolaşım sağlıyor. Mask tekrar ''42'' dereceden ''0'' deceye kadar soğuyor, ısınma ve soğuma süresi sonucunda vücut şeklini alan mask tulum gibi çıkarılıyor. Kalça, bacakların sıkılaşması ve selülitlerin düzelmesini sağlıyor.

Selülitle mücadele de dikkat edilcek kurallar.

Mutlaka günde iki litre su içmek, kahve ve kola dan kaçınmak, yağlı, tuzlu, şekerli yiyecekler ve kızartmalardan uzak durmak, temiz havada yürüyüş yapmak.

Yaza fit ve selülitsız bir vücutla hazır olmak istiyorsanız, selülitleri gidermek için bu aylarda başlamanız gerekiyor en ideal zamandır.

Yazının devamı...

Günümüzde Hassas Cilt Yapısı

1 Mayıs 2019

Günümüzde hassas cilt yapısı neden artıış gösteriyor?

Günümüzde artış gösteren ve dikkate alınması gereken bir cilt yapısıdır.

Öncelikle güneş ve güneş ışınlarına maruz kalarak, koruyucu kullanmadan uzun saatler güneşte kalmak. Hava kirliliği toz, eksoz dumanı, kapalı ortamda gün boyu mesai vermek, bilgisayar karşısında çalışmak, kapalı ortamda suni hava solumak klimalar. Hormonlu ve katkı madde içerikli gıdalarla beslenmek, yanlış bakım uygulamaları asit içerikli kimyasallar uygulaması. Örneğin, yağlı akneli cilt yapısına yoğun olarak kurutma amaçlı uygulamaların sonucunda cildin doğal fonksiyonları ve dengesinin bozulması. Derinin kalınlaşıp sertleşmesine sebep verir. Sonuç olarak cildin geçirgenliğinin azalmasıyla hassas cilt yapısına dönüşmesi halidir. Genetik faktörlerde hassas cilt yapısı nedenidir.

Hassas cilt yapısı

Hassas cilt çok çabuk reaksiyon, tepki gösteren, irite olan kızaran cilt yapısıdır. Tepki gösterdiği etkenler, ısı değişimine yani çok soğuk ve çok sıcağa karşı tepki gösterir kızarır. Her kozmetik ürünlerini kullanamazlar; çünkü, ciltte tahriş ve kızarıklara neden olur. Baharatlı, acı, ekşi ve asitli içecek gibi gılarda yine ciltte kızarma, yanma hissi yaratır. Aşırı stres hemen yüz cildine yansır ve yine kızarma görünür. Bütün bu olumsuz etkenlere karşı, cildi korumaya alarak olumsuzlukları aza indirgemek, seçilecek ideal bakımla cildin koruyucu bariyerini kuvvetlendirmek önemlidir.

İdeal bakımla hassas cildin koruyucu bariyerini nasıl kuvvetlendirebiliriz

Hassas cilde ideal bakım, cildin doğal fonksiyonlarını koruyarak yenilemektir. Seçilen bakım preparatları hassas cilde uyum sağlayan etken madde içerikli olmalı ve reaksiyon gösteren içeriklere dikkat edilmelidir.

Yazının devamı...

Bahar Güneşi ve Cildiniz

25 Nisan 2019

Bahar güneşi cildinize zarar vermesin

Bahar güneşinin bile cildinize ne kadar zarar verdiğinizi biliyor musunuz?

Karanlık kış günlerini geride bıraktık, güneşin yüzünü göstermeye ve kendini his ettirmeye başlamasıyla birlikte kendimizi dışarı atarak kış rehavetiniden biran kurtulmak isteriz.. Her yerin renga renk çiçekler ile yeşile büründüğü doğenın içinde olma isteği çoğalır hepimizde. Temiz havada yürüyüş yapmak, çay bahçelerinde, cafelerde oturup çayımızı, kahvemizi içerek günün tadını çıkarırız. Bahar aylarınnın keyfini içimize sindirirken ve hiç farkına varmadan baharın ilk güneş ışınları yüz cildimize, açık olan el, kol, omuz gibi bölgerimizde güneş yanıkları, güneş lekelerine hızlı şekilde neden olur. Özellikle bahar aylarında güneşin dikleştiği ancak ısının yükselmediği durumlarda bile güneşten korunmak gerekir. Bu güneş artık eski güneş değil bilindiği gibi. Güneşe karşı sere serpe oturmak, çimlere uzanmak keyif yapmak artık eski günlerde kaldı maalesef. Ozon tabakasının incelmesi, güneşin zararlı ışınlarının bize daha çok etki etmesi, güneş koruyucularımız olmadan güneşe direk maruz kalmak cilt lekelerine, cilt yanıklarına ve cilt kırışıklıklarına neden olduğuna dair bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle güneşin ilk ışınları bu bahar aylarında güneş koruyucularımızı çantamızdan ayırmamak, cilt bakımınız ve sağlığınız için çok önemli davranış olur.

Bahar aylarında güneş koruyucularımız kaç faktörlü olmalıdır

Bir çok günlük krem ve fondötenlerin içeriğinde en az 15 koruyucu faktörleri bulunur. Ama yinede güneşten çok fazla koruma faktörlerine sahip değildirler. Kış aylarında yeterli olabilirler ama bahar ve yaz güneşinde kafi derecede koruyucu faktörüne sahip değildirler. Günlük kullanım için en az SPF 30+ olmalıdır en ideali tabii ki su bazlı sun guard fluid LS 50 olanıdır. Ürünün cildi güneş hasarlarına karşı koruyabilme yeteneğini gösterir özellikle UVB'ye karşı.

Güneş koruyucularını ne zaman ve nasıl kullanmalıyız

Günlük yaşamımızda: Zamanınızın büyük çoğunluğu arabanın içinde, ofisinizdeki pencere kenarında veya dışarıda geçiriyorsanız mutlaka güneş koruyucu kullanmanız gerekiyor.

Nasıl kullanmalıyız: Sabahları cildinizi temizledikten sonra günlük nemlendiriciyi sürün, evden çıkmadan 5- 10 dakika önce güneş koruyucunuzu özellikle güneşe direk maruz kalan yüz, boyun ve dekolte ye kadar sürün hatta el ve kollarınıza sürebilirsiniz. Makyaj yapan bayanlar, güneş koruyucu üzerine rahatlıkla makyaj yapabilirler yani fondöten, allık kullanabilirsiniz. Böylece cildinizi güneş ışınlarının size vereceği hasarlara ( leke, kızarıklık ve cilt yaşlanması ) na karşı korumuş olursunuz.

Yazının devamı...

Selülite Nasıl Önlem Alalım?

16 Nisan 2019

Selülit nedir, nasıl oluşur ve selülite nasıl önlem alalım?

Eskiden insanlar daha hareketli yaşam içindeydiler, kilo ya da selülit sorunu olduğuna dair bir bulgu yoktu eski yıllar da Türk kadınlarımız daha yuvarlak hatlıydı ve selülit sorunu yaşamazdı. Günümüz dünyasında teknoloji, modern çağ bir çok yarar sağlıyor. Ancak bu yararların yanı sıra galişen teknoloji ile birlikte kişiler daha az hareket yapar haldeler. Bu da bir çok olumsuzlukları beraberinde getirdi. Hele kadınlar açısından durum daha vahim. Çünkü bir yandan kendilerini beğendirmek ve hoş görünmek konusunda bombardımana tutulan kadınlar, diğer yandan hareketsiz mesleklerde kilolardan ve selülitler den dertli hale geldiler. Bir çok çare deneniyor, diyetler yapılıyor. Ancak uzmanlar denetiminde olursa çözüm olabileceği belirtilen bu yöntemlerin yanı sıra bir çok cihaz da konuya önemli katkı sağlıyor.

Selülit nedir?

Cildin bağ dokusunda ağrılı modüllerle seyreden, epidermis te portakal kabuğu görünümü yaratan, kıvrımlı görünümlü bir problemdir. Kadınların % 80 - 95' inde görülür selülit üç aşamada gelişir.

Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar dokular acılı ve duyarlıdır.

İkinci aşamada ödem daha da fazlalaşır.

Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılmaz ve selülit yerleşir. Genellikle vücudun bacak, kalça, diz yanları, kolların üst kısımları ve göbek bölgelerinde oluşur.

Selülitin nedenleri

Yazının devamı...

Bu Yaşta Sivilce Olur mu?

18 Mart 2019

Sivilceler sadece ergenlerin sorunu değil. 30 ve 40'lı yaşlarda da sivilceler çıkar!

Ergenliğe girerken çıkan sivilceler artık 30'lu 40'lı yaşlarda da sorun olarak yaşanıyor. Genel olarak sivilce adıyla bildiğimiz akne sorunu, 12 ile 15 yaş arasında görülür ve 20'li yaşların başında geçer. Sivilcelerin günümüzde maalesef 30'lu 40'lı yaşlarda da devam ettiği, ergenlik döneminde akne sorunu yaşamayan kişilerde, yetişkinlikte akne sorunu yaşadığı görülmektedir, bu da özellikle kadınların güzelliğini gölgelemektedir. Yetişkinlerde devam eden sivilceler önemlidir çünkü bu dönemde kolajen kaybından dolayı derinin kendini yenileme özelliği azalır. Ayrıca yanlış sıkım, tırnakla yolma gibi alışkanlıklar ciltte leke ve izler bırakır.

İş stresi, düzensiz beslenme, hava kirliliği, kapalı ortamda çalışma koşulları gibi olumsuzluklar bünyemizi, dolayısıyla cildimizin dengesini bozuyor. Ayrıca kadınlar günlük yaşamlarında ciltlerinin görüntüsünü kurtarmak adına çok ağır makyaj yapıyorlar ve cildin nefes almasını engelliyorlar. Cilt nefes almayınca, daha fazla yağ üretmesine sebebiyet vererek sivilceler çoğalıyor.

Sivilce sorunu ile yaşamak zorunda değilsiniz!
Kadınlar ciltlerinde ki sivilce sorunu ile yaşamak zorunda değiller.
İlerleyen yaşlarda oluşan sivilcelerde hormonel dengesizlik olabilir. Bu sivilceler genelde yüzün alt yapısında, çene üstü, çene altı ve boyun bölgesinde görülen ağrılı sivilcelerdir. Yağ bezi iltihaplanması olarak adlandırılırlar. Akne oluşumu, ciltte gözeneklerin tıkanması sebebiyle toz ve kirden siyah noktalara dönüşür. Bakteriler kanalların içine sızarak, tıkanmış olan yağ bezinde iltihaba yol açar. Bu nedenle hormonlara bağlı olan sivilceler ve kıllanma gibi görülebilecek benzeri sorunlarda, endokrinoloji ve jinekolog uzmanlarına müracaat edilmeli, bu sorunlar uygun tedaviyle kontrol altına alınmalıdır.

Akneye yönelik uygulanacak yoğun bakımlar

Yazının devamı...

Akne ve Sivilceler İlkbaharda Artıyor!

8 Mart 2019

Mevsim değişikliklerinin insan psikolojisi ve hormonları üzerinde olduğu kadar metabolizma bağışıklık sistemi üzerinde de etkileri vardır. İlkbahar cilt için kritik zamandır. Bahar aylarında vücudun aşırı çalışmaya başlaması sonucu kan dolaşımı hızlanması ve hormon seviyesinde artış nedeniyle cilt hassaslaşır. Bir çok kişi farklı cilt sorunları yaşıyabiliyor. Özellikle akneye meyilli ciltlerde yağ üretimi artarak akneler çoğalıyor. İnsan vücudunu etkileyen en önemli faktör sıcak ve soğuk farklılıklarıdır. Kış aylarında uyum sağlayan vücudun bahara alışmaya çalışması vücutta gerginlik ve stres yaratır. Güncel yaşamdaki insanlar da iş stresi, yenilenme isteği, gençlerde ise sınav stresi yağ hormon seviyesini yükseltiyor. Bu nedenle akne ve sivilceler de artış görülüyor. Bahar ile birlikte alınacak önlemlerle ciltte oluşacak olumsuz etkileri ortadan kaldırabiliriz. Mevsime uyum sağlayacak yöntemlerle cildi ve vücudumuza direnç veren ürünlerle yoğun bakım ve mevsimsel besinlerle takviye ederek bahar aylarına hazır olabilirsiniz.

Sivilce akne sorunlarına günlük bahar bakımı

Temizleme: Cilt tipinize uygun temizleme köpüğü ile temizleyin ve ılık suyla durulayı. Fazla alkol içermeyen Face Tonic ile tazeleyin.

Nemlendirme: Cildin yeğını azaltan ve nemini koruyan Oleanol Acıt içerikli etken maddeli nemlendirici ile nemlendirin.

Yapılandırma: Cildinizi, yağ dengeyici Serum ile yapılandırın bahar mevsimine hazırlamış olursunuz.

Peeling: Haftada bir peeling uygulayın gözeneklerde biriken yağı ve kiri arındırır ve gözenekler açılır. Cilt nefes alır ve ardından uygulayacağınız ürünler daha iyi nüfuz eder.

Maske: Haftada bir kez olmak üzere peeling uygulaması ardından Mask Powder uygulayın. Maske kan dolaşımını düzenler ve ciltte yağ üretimini azaltır, nemini koruyarak hassasiyet ve kızarıklıkları gidererek dengeler.

Yazının devamı...