Büyük stratejiden insani drama: Kırım

Ukrayna’da devlet başkanı Yanukoviç’i koltuğundan eden ve yüze yakın insanın hayatına mal olan olayların karakteri hızla değişiyor. Başlangıçta, Batı dünyası ile Rusya, Ukrayna için örtülü operasyon yetenek ve kapasitelerini yarıştırdılar. Şimdilerde ise kendilerini ve niyetlerini gizleme lüzumu bile hissetmiyorlar. Ukrayna artık hamlelerin açıktan yapıldığı bir rekabet ortamına dönüştü.
Aktörler ve hamleleri açığa çıktıkça, konu yerel olmaktan uzaklaşarak küresel gündeme oturdu. Öyle ki birçok uzman ve analist yeni bir soğuk savaştan söz etmeye başladı.
Putin’in Rusya’sı, Ukrayna’yı “beka” konusu olarak görmektedir. Başta Kırım olmak üzere ülke Rusya için vazgeçilmez ve hayati öneme haiz. Özellikle Rusya’yı bölgede güçlü kılan, Karadeniz donanmasının geleceği, ekonominin olmazsa olmazı doğalgaz hattı ve jeopolitik konumu. Oysa Batı için Ukrayna aynı değerde değil. Bu yüzden de ödeyebilecekleri bedel Rusya kadar yüksek değil.

Oyunun kuralları değişirken
Putin, ABD ve AB’nin sokaklarda icra edilen geleneksel iktidar değiştirme stratejisinin işe yaradığına şahit olunca benzer yöntemlerle mukabele edemeyeceğini hissetti. Oyunun kurallarını hızla değiştirdi. Şimdi “güç kartını” açık oynayarak Kırım’ın kontrolünden vazgeçmeyeceğini ilan ediyor.
Putin’in parlamentodan asker kullanma yetkisi alması üç açıdan önemli. Birincisi, konunun Rusya için değerine işaret ediyor. İkincisi, Rusya stratejisini Batı’nın en gönülsüz olduğu zayıf noktasına kurdu. Üçüncüsü, Rus ordusunun açıktan oyuna girmesiyle gerilim kısa sürede küresel boyuta taşındı.
Güç kullanma gösterisinin zamanlaması da mükemmel. NATO, ABD ve AB’nin Afganistan’dan çekilmeye başladığı, Suriye’de ise güç kullanmakta isteksiz davrandığı bir dönemde gerçekleşmesi hiç de şaşırtıcı değil. Üstelik ABD, savunma bütçesinde hatırı sayılır bir indirime gidiyor. Pentagon’un, 700 milyar dolarlık yıllık bütçesinin 496 milyar dolara indirilmesi öngörülüyor. Ordunun asker sayısı ise 1940’tan beri en düşük seviyeye gerileyerek, 520,000’den 440,000’e inecek.

Stratejik sürpriz
ABD, AB ve NATO’nun Rusya’nın böylesine kararlı bir tutum izleyeceğinin öngörülmediği ve bir sürpriz olduğu anlaşılıyor. Merakımdan, iki kaynağı taradım. Birincisi, ABD Milli İstihbarat Direktörü James R. Clapper’in geçen yıl Senato’ya sunduğu Dünya Tehdit Değerlendirmesi. Diğeri ise Milli İstihbarat Konseyi’nin, Global Eğilimler 2030 belgesi. Her ikisinde de bugün yaşadıklarımıza dair bir öngörü yok. Oysa istihbaratın amacı, siyasi karar alıcıları “sürprizlerden korumak”tır. Anlaşılan pek de başarılı olamamışlar.

Kırım’ı Cengiz Dağcı’dan öğrenmek
Rusya, askerlerini seferber ederken Rus asıllı Ukrayna vatandaşlarını korumayı amaçladığını ilan etti. Kırım’ın asıl sahibi Tatarlar yirminci yüzyılda büyük trajediler yaşadılar. Yetmişli yılların başında romanları ile tanıştığım ve ülkesinin dramını kitaplarından öğrendiğim Cengiz Dağcı ve aynı kaderi paylaşmış insanları bir daha hatırladım. Dağcı, İkinci Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında Sovyet Kızıl Ordusu’nda subay olarak savaşmış ve Almanlara esir düşmüştü. Ardından da Almanlarla Ruslara karşı savaşmış ve İngilizlere esir düştü. Savaş sonrası romanlarını Londra’da yazdı ve vatan hasreti ile 2011’de hayatını kaybetti.