Nil Kural

Nil Kural

nil.kural@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

“Çılgın Aptal Aşk” benzerlerine oranla çok daha eğlenceli ve ilginç bir romantik komedi filmi

Aşkının peşinden git



Çılgın Aptal Aşk”ın ilk dikkat çeken yanı oyuncu kadrosu. Film, Steve Carell ve Julianne Moore gibi komedi yönü kuvvetli karakter oyuncularıyla Emma Stone ve Ryan Gosling gibi yeni parlayan isimleri bir araya getiriyor. Senaryoda ise Pixar animasyonları “Arabalar” ve “Arabalar 2”nin senaristi Dan Fogelman’ın imzası var.
Cal uzun yıllardır evli olduğu Emily tarafından terk edilir. Kendisini salmış, üstüne başına dikkat etmeyen bir adam olan Cal, bir barda içerken barın bakımlı çapkını Jacob ona acır. Önce üstüne başına çekidüzen vermesinde yardımcı olur, sonra da ona kadın tavlama yollarını öğretmeye başlar. Diğer yandan, Cal ve Emily’nin
13 yaşındaki oğulları bebek bakıcısı Jessica’ya; Jessica ise Cal’a âşıktır.
Film “Hayatının aşkının peşinden git” cümlesi etrafında dönüyor. Filmin ana ekseni Cal ve Emily’nin öyküsü ve bu, klasik bir Hollywood romantik komedisi izleği. Ama senaryo Jessica ve Jacob’un öyküleriyle yan yollara sapıyor. Girdiği bu yollarda, Amerikan bağımsız sinemasının izleri görülürken, bu öyküler Cal ve Emily ilişkisinden daha ilginç bir hal alabiliyor.
Oyuncu kadrosunun rolleriyle uyumu ve kullanılan indie müziklerin filmin atmosferine etkisi, dikkat çekici diğer özellikler olarak sıralanabilir. Bunlar bir araya geldiğinde “Çılgın Aptal Aşk” bir romantik komedi başyapıtı olmuyor ama film benzerlerinden bir nebze daha eğlenceli ve ilginç bir hal alıyor.;

“Çılgın Aptal Aşk / Crazy, Stupid, Love”
Yön.: Glenn Ficarra, John Requa
Oyn.: Steve Carell (Cal Weaver), Ryan Gosling (Jacob Palmer), Julianne Moore (Emily Weaver), Emma Stone (Hannah), Analeigh Tipton (Jessica) Sen.: Dan Fogelman Gör.: Andrew Dunn Müz.: Christophe Beck, Nick Urata



Aşkının peşinden git

“Çelik Yumruklar”

Robotların boks maçı

Hugh Jackman’ın başrolünde olduğu “Çelik Yumruklar / Real Steel”, insanların yerine robotların boks yaptığı bir gelecekte geçiyor. Eski boksör Charlie Kenton (Hugh Jackman) satın aldığı robotları dövüşlere sokan, uçan kuşa borcu olan bir serseri. Hiç görmediği 11 yaşındaki oğlu Max’in (Dakota Goyo) birkaç ay yanında kalması gerekiyor. Robot dövüşleri meraklısı Max’in hurdalıkta bulduğu robot Atom, girdiği dövüşleri kazanmaya başlar ve robotla ilgilenmeye karar veren Charlie ile Max arasında bir bağ kuruluyor.
Konusundan da anlaşılabileceği gibi “Çelik Yumruklar” tam bir filmler karması. “Rocky” serisi, “Transformers”, “Şampiyon”, hatta “Yıldız Savaşları” derken, özgün bir bölümü olup olmadığı bile tartışılır. Filmin yönetmeni Shawn Levy (“Müzede Bir Gece” serisi ve “Çılgın Bir Gece”) ve yürütücü yapımcısı Steven Spielberg hem robotlar dövüşsün, hem baba-oğul bağı kurulsun, hem dövüşen robot yumrukları yiyip yiyip ayağa kalksın, hem çocuk ve robot arasında bağ kurulsun gibi pek çok şeyi aynı anda istemişler. Film, çeşitli filmler üzerinden ilerlediği ve formüllere sıkı sıkıya bağlı kaldığı için, iyi bir Hollywood takipçisi, açılış sahnesinden kapanış sahnesine kadar tüm senaryoyu tahmin edebilir.
Senaryonun klişeliğine de aldırmazsanız, Hugh Jackman’ın yıldız havası ve karizması filmi daha dayanılır kılıyor. Ama Max’i canlandıran çocuk oyuncu Dakota Goya büyümüş de küçülmüş tavırlarıyla seyri güçleştiriyor.



Aşkının peşinden git

“Katilin Yüzü

Haberin Devamı

Yüzleri tanıyamayan kurban

Katilin Yüzü / Faces in the Crowd”un ana karakteri Anna (Milla Jovovich), bir seri katilin saldırısına uğrar. Saldırıdan kurtulan Anna, hastanede yüz körlüğü olarak bilinen bir hastalığa yakalanmıştır. Baktığı yüzler şekil değiştirdiği için
en yakınındakileri bile tanıyamayan Anna, tam da böyle bir
haldeyken peşine düşen seri katille mücadele etmek zorundadır.
1985 yılında başlayan oyunculuk kariyerinde 1997’de rol aldığı Luc Besson’un “Beşinci Güç”ü ile çıkış yakalayan, Spike Lee ve Wim Wenders gibi yönetmenlerin filmlerinde kamera karşısına geçen ve ilk filmi 2002’de çekilen Resident Evil serisinde canlandırdığı karakterle aksiyon filmlerinin aranan oyuncularından birine dönüşen Milla Jovovich’e bu filmde Sarah Wayne Callies ve Julian McMahon eşlik ediyor. Filmin yönetmen koltuğunda 2002’de “Bloody Mallory” adlı bir film yönetmiş olan Julien Magnat oturuyor.

Haberin Devamı



Aşkının peşinden git


“Şangay”

Haberin Devamı

1941’de Şanghay sokakları

Şangay / Shanghai”, 1941’de geçiyor. Amerikan ajanı Paul Soames
(John Cusack) en yakın arkadaşı ve meslektaşının ölümünü araştırmak için Şanghay’a gelir. Araştırma süreci onun karşısına Japonlar için çalışan Çinli mafya patronu Anthony (Chow Yun-Fat) ve karısı Anna’yı (Gong Li) çıkarır. Dünya, savaşın seyrini değiştirecek bir olayın arifesindeyken, Şanghay sokakları ajanlar arasında geçen tehlikeli bir oyuna sahne olur.
2003 yapımı “Şeytan / Ondskan” ile En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar kazandıktan sonra Hollywood’da çalışmaya başlayan Mikael Hafström, “Şangay”da atmosfer yaratımı ve dönemi yansıtma konusunda başarılı. Ancak karman çorman ilerleyen ve doğru düzgün bir yere de bağlanmayan senaryo, filmi zayıflatıyor.