Az pişmiş bir film

Despot bir aşçıyı merkeze alan “Burnt” klişelerle ve geliştirilmemiş detaylarla dolu senaryosuyla hammış gibi bir izlenim bırakıyor

Aşçılar disiplinli, lider ruhlu karakterler olarak çizildiğinden sinemanın sevdiği meslek grupları arasında yer almıştır hep. Nitekim “Çok Pişmiş / Burnt”de “Bella Martha” (2001) ve “Chef” gibi filmlerinden yolundan giderek bir şefi merkeze alıyor ve filmin büyük bölümü lüks restoran mutfaklarında geçiyor.

Bradley Cooper’ın canlandırdığı Adam Jones, yıldızlı bir şef. Ancak uyuşturucu bağımlılığı ve saldırgan halleri kariyerini bitiriyor. Kendine ceza vererek 1 milyon midye ayıklayan Jones, ABD’den Londra’ya dönüyor. Bir tanıdığının restoranına şef oluyor ve üçüncü Michelin yıldızını almak için büyük bir hazırlığa girişiyor. Ancak bunu başarması için bencilliği, saldırganlığı bırakması, insanlara güvenmeme huyundan vazgeçmesi gerekiyor. Tabii, aşksız Hollywood filmi olmaz, dolayısıyla Jones, Sienna Miller’ın canlandırdığı yardımcı şefiyle de yakınlaşıyor.

O kadar antipatik bir karakter ki...

Adam Jones, onunla tanıştığımızda, eski ekibini toplarken veya mutfağında dehşet saçarken o kadar antipatik bir karakter ki onun iç yolculuğu ve hedeflerine ulaşıp ulaşmamasını izleyici olarak çok da dikkate alamıyorsunuz. Son dönemin gözde oyuncularından Cooper dengesizliği, ilgi bekleyen halleriyle Adam Jones’da “Umut Işığım”daki Pat’i akla getiriyor.

Bir önceki filmi “August: Osage County” olan John Wells’in yönettiği filmin saçma detaylarla örülmüş senaryosu heyecan uyandırmaktan uzakken oyuncu kadrosunun elinde fazla bir şey kalmıyor. Ancak yemek meraklıları filmin büyük bölümünü kaplayan yemek pişirme ve servis etme sahnelerini ilginç bulabilir. Çünkü Adam Jones karakteri de, tepe gerilimi Michelin ekibinin gelişi olan film de başka ilginç bir yön barındırmıyor.

Az pişmiş bir film

Son dönemin gözde oyuncularından Bradley Cooper başrolde.

“Çok Pişmiş / Burnt”

Yön.: John Wells

Oyn.: Bradley Cooper (Adam Jones), Sienna Miller (Helene), Daniel Brühl (Tony), Riccardo Scamarcio (Max) Sen.: Steven Knight, Michael Kalesniko Gör.: Adriano Goldman Müz.: Rob Simonsen

Ayakta kalma mücadelesi

Emine Emel Balcı’nın yönettiği “Nefesim Kesilene Kadar”, dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan, başrolünü Esme Madra’nın üstlendiği bir dram. Film, tekstil atölyesinde çalışan bir kadının ayakta kalma hikayesini konu alıyor. Serap adlı karakter babasıyla ilişkilerini de düzenleyerek hayatta kalmaya gayret ediyor. Film Berlin’deki dünya galasının ardından Adana Altın Koza’da da yarıştı.

Az pişmiş bir film

Haftanın diğerleri

Cannes’dan vizyona

-Cannes’ın Belli Bir Bakış bölümünde izleyiciyle buluşan “Zvizdan / Güneş Tepedeyken”, Hırvatistan’ın En İyi Yabancı Dilde Film dalında aday adayı. Dalibor Matanic’in yönettiği film, iki komşu Balkan köyü üzerinde iç savaşı başlatan çatışmanın tohumlarıyla ilgileniyor.

Üç yerli film

-Şahin Altuğ’un yönettiği romantik komedi “Git Başımdan”ın başrollerinde Şahin Irmak, Bülent Emrah Parlak ve Aslı Tandoğan var. Diğer yerli film, Ahmet Hoşsöyler’in imzasını taşıyan ve bir kadın ve erkek arasındaki romantik ilişkiye odaklanan “Mavi Gece”. Başrolleri Fırat Tanış ve Ayça Varlıer paylaşıyor. Mafya babasını konu alan “Abbas’ın Melekleri”ise haftanın diğer yerli filmi.

FrankensteIn’a yeni yorum

-Bernard Rose’un imzasını taşıyan “Frankenstein”, külliyatı günümüze taşıyor ve iki bilim insanın yarattığı canavarı konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Carrie-Anne Moss, Danny Huston ve Xavier Samuel var.

Çocuklar için

- Ute Von Munchow Pohl’un yönettiği “Afacanlar Takımı: Büyük Yarış”, küçük izleyiciler için.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

Hayao Miyazaki Collection - 11 Film

Usta Japon animasyoncunun kariyerinin eşi benzeri yok. Bu sette filmleri bir arada bulunabilir.