Medeniyet çöktüğünde insandan geriye ne kalır?

İlk filmi “Animal Kingdom”la dikkat çeken yönetmen David Michod ikinci filmi “Takip/The Rover”da kendisini takip edenleri hayal kırıklığına uğratmıyor. Film kıyamet sonrası hayatta kalma hikayelerinden biri

Türkiye’de gösterime girmeyen ama 2010’un en çok konuşulan filmlerinden, “Animal Kingdom” Avustralyalı yönetmen David Michod’ın onu sinema çevrelerine tanıtan ilk filmiydi. Michod, yeni filmi Western türünü kıyamet sonrası bir atmosferle birleştiren “Takip”le başarılı bir kariyerin ikinci adımını atıyor.
Film, “Kanlı Teklif / The Proposition”dan da bildiğimiz gibi, western türü atmosfere çok yakışan Avustralya’da geçiyor. Filmde “çöküş” olarak geçen finansal bir kriz Avustralya’yı kıyamet sonrası bir atmosfere taşımış; silahlar, şiddet ve kaos ülkede hüküm sürüyor. Hayatta kalmaya çalışan insanların medeniyetle bağı da kopmuş durumda. Ana karakterimiz, Guy Pearce’ın bu filmde olduğu gibi doğru seçimler yaptığında sinema karizmasını sonuna kadar kullanabildiğini kanıtladığı Eric. Kötü giden bir soygundan dönen üç adam Eric’in arabasını çalar. Eric çileden çıkar ve soyguncuların arabasını alarak onların peşine düşer. Üçlüyle yüzleşme anında Eric kafasına aldığı darbe ile bayılır ama kendine geldiğinde arabasını bulma çabalarını bırakmaz. Bir süre sonra tesadüfler sonucu soygunculardan birinin kardeşi yarım akıllı Rey (Robert Pattison) de Eric’in arabasını bulma yolculuğuna eşlik etmeye başlar. Kendisini ölüme terk eden abisiyle görülecek bir hesabı vardır.

Pattinson’ın “vampir”den kurtulma çabası
Michod, Joel Edgerto’yla kaleme aldığı senaryoda, western türünün kalıplarını “Mad Max”vari bir kıyamet sonrası distopyasıyla zorluyor. Filmin temelindeki soru, daha önce birçok filmin sorduğu, “medeniyet çöktüğünde insandan geriye ne kalır?” olarak özetlenebilir. Film, bu ucu açık soruya verdiği yanıt, çölün ortasında yarattığı boşluk ve Pearce’ın karakteri hesaba katılırsa oldukça nihilist. Ama Eric ile Rey arasında kurulan bağ ve filmin “Eric arabasını neden geri almayı bu kadar istiyor?” sorusuna finalde verdiği yanıt, nihilizme belli sınırlar ve aydınlık noktalar da koyuyor. Pattinson’ın “Alacakaranlık”ın popüler vampirinden kurtulmak için verdiği mücadeleye gönderme yapan harika bir sahneyi de es geçmeyelim. Aktör, üzerindeki etiketi atmaya çok yakın. Film, yeni bir şey yapmıyor gibi görünse de ses kurgusu, yönetmenlik başarısı, iki başrol oyuncusunun performansı, karanlık içindeki umut anlarıyla akılda kalıcı ve izleyicinin yakasını bırakmayacak bir güce ve cazibeye sahip.

“Takip / The Rover”
Yön.: David Michod
Oyn.: Guy Pearce (Eric), Robert Pattinson (Rey), Scoot McNairy (Henry),
Sen.: Joel Edgerto,
David Michod
Gör.: Natasha Braier
Müz.: Antony Partos

Bir baraj patlarsa...

Amerikan bağımsız sinemasının takip edilmesi gereken sinemacılarından Kelly Reichardt’ın geçen yıl Venedik Film Festivali’nde yarışan filmi “Night Moves / Gece Planı”, çevre duyarlılığını radikal bir eyleme dönüştüren üç kişiyle ilgili bir gerilim. Jesse Eisenberg, Dakota Fanning ve Peter Sarsgaard’ın canlandırdığı üç kişi, ABD’nin çevre politikalarının karşıtıdır. Planladıkları eylem ise bir barajı bomba yüklü bir deniz motoruyla patlatmaktır. Bu planı adım adım uygularken ahlaki olarak beklenmedik yerlere savrulurlar.
Film, ağır ama gerilimli bir tempoyla ilerlerken finale doğru Einsenberg’in canlandırdığı ana karakterin iç dünyasını tamamen kaybediyor. Böylece gerçekleşen politik eylemle ilgili fikirler planlananın tersine muhafazakar noktalara savruluyor. Böylece film, ele aldığı konuyla ilgili entelektüel derinliği olan bir sonuca da bağlanmıyor. Soğuk, ciddi ve serinkanlı atmosferi ise filmin çekici yönü.

Diğerleri
l Hem orijinal hem de yeniden çevrim “Garez” filmlerinin yönetmeni Takashi Shimizu’nun imzasını taşıyan “Uçuş 7500 / 7500”, korku türünde ve ABD yapımı. Film, bir uçakta yaşanan garip olaylar ve bir cinayet etrafında dönüyor.
l 2010 yapımı korku “Mezarına Tüküreceğim”in devam filmi “Mezarına Tüküreceğim 2”, bir fotoğraf çekimine katılan Kate’in yaşadığı dehşetle ilgili. Steven R. Monroe’nun yönettiği filmin kan ve şiddet dozu yüksek.
l Haftanın üçüncü korku filmi “Göz 4 / Oculus”, Mike Flanagan’ın yönettiği, başrollerini ise Karen Gillan, Brenton Thwaites ve Katee Sackhoff’un paylaştığı bir yapım. Filmde tuhaf olaylara yol açan antika bir ayna ve onun yeni sahipleri/kurbanları anlatılıyor.
l İspanyol komedisi “Çaylaklar Çetesi / Quien matu a Bambi?”, zengin bir iş adamını kaçırmak isteyen iki pizzacıyla ilgili.