Öksüz seriye hayran şefkati

Yaratıcısı George Lucas tarafından Disney’e satılarak terk edilen “Star Wars”un yeni yönetmeni J.J. Abrams, serinin büyük bir hayranı ve kendi gibi hayranları memnun etmeye çalışıyor. “Güç Uyanıyor”, seriyi başarıya taşıyan bazı özellikleri yakalarken bazılarını ise es geçiyor

Dünyanın dört bir yanında nefeslerini tutmuş milyonlarca insan “Star Wars” serisinin yedinci filmi “Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor / Star Wars: The Force Awakens”ı bekliyor. Yaratıcısı George Lucas tarafından hakları Disney’e satılarak adeta öksüz bırakılan popüler kültürün dev fenomeni, Hollywood’un büyük bütçeli yapımlarının iddialı ismi J.J. Abrams’ın ellerinde bir kez daha doğuyor. Görünen o ki Abrams, 1977 tarihli “Star Wars”la başlayan üçlemeyi çok iyi etüt etmiş. “Güç Uyanıyor”, seriyi başarıya taşıyan bazı özellikleri yakalayan bazılarını ise es geçen, ümit vâdetmesine ve keyifli vakit geçirtmesine karşın kusurları da olan bir başlangıç.

İlk üçlemenin bitişinden 30 yıl sonra başlayan “Güç Uyanıyor”da İmparatorluk’un küllerinden doğan Birinci Düzen adlı yeni kötüler, evreni tehdit ediyor. İsyancılar ise yıllar önce ortadan kaybolan Luke Skywalker’ı bulmaya çalışıyor. Bütün bu hengamenin ortasında, genç kadın karakter Rey, bir Stormtrooper iken isyanı seçen asker Finn ve gönüllere taht kuracağını rahatlıkla söyleyebileceğimiz yeni droid BB-8, kendilerini bir anda olayların içinde buluyor. Yeni kahramanlarımızın yolları bir süre sonra serinin efsane karakterlerinden Han Solo ve yardımcı pilotu Chewbacca ile kesişiyor.

Görsellik açısından başarılı

Yapım tasarımı açısından büyük emek harcandığını gördüğümüz “Güç Uyanıyor”, serinin orijinal üçlemesini görsel estetiğini yeniden yaratmaya çalışıyor. Bunu da önemli ölçüde başarıyor. Baş kadın karakter Rey ve sevimli droid BB-8 ise filmin göz dolduran yeni karakterleri. Rey ve BB-8’in hem eski hem yeni hayranlara kendilerini kabul ettirmekte zorlanmayacağını söyleyebiliriz.

Ancak aynı şey, gücün karanlık tarafındaki yeni karakterler için geçerli değil. Malum, “Star Wars” hayranları sinema tarihinin en güçlü kötü karakterleri arasında gösterilen Darth Vader ve Darth Sidious gibi ikonik kötülere alışkın. “Güç Uyanıyor”da ne sorunlu bir ergen davranışları sergileyen Kylo Ren ne de daha çok “Yüzüklerin Efendisi”nden çıkma bir karakteri andıran Yüce Lider, öncüllerinin etkileyiciliğini yakalayabiliyor. İyi ve kötü arasındaki dramatik yüzleşme sahnesi, zayıf kötü karakterler, vasat diyaloglar ve bazı isabetsiz yönetmenlik kararları da eklenince bekleneni vermiyor.

Eski dostlar yine karşımızda

“Güç Uyanıyor”, orijinal üçlemenin “Star Wars” evrenine ait mizahını yakalamayı başarıyor. Diğer yandan bu fenomeni alegoriye açan, politik altyapının yerinde yeller esiyor. İkinci üçlemede Roma İmparatorluğu’nun cumhuriyetten imparatorluğa geçişini temel olarak kullanan sağlam yapının aksine “Güç Uyanıyor”un politik altyapısı Nazizmi çağrıştıran basmakalıp imgelerle geçiştiriliyor.

Neyse ki bu eksikleri kapatabilecek Han Solo, Prenses Leia gibi eski dostlar, hayranları teselli etmek için “Güç Uyanıyor”da mevcut. Peki yeni nesil karakterler kendi mitlerini yaratabilecek mi? Belki ilk film bunun için ümit veriyor ama evrenin emin ellerde serpilip tazeleneceğini hissettiren rahat bir nefes de aldırmıyor.

“YILDIZ SAVAŞLARI: GÜÇ UYANIYOR / STAR WARS: THE FORCE AWAKENS”

Yön.: J.J. Abrams

Sen.: Lawrence Kasdan, J.J. Abrams, Michael Arndt Oyn.: Harrison Ford (Han Solo), Mark Hamill (Luke Skywalker), Carrie Fisher (Prenses Leia), Adam Driver (Kylo Ren), Daisy Ridley (Rey), John Boyega (Finn), Oscar Isaac (Poe Dameron) Gör.: Daniel Mindel Müz.: John Williams

Öksüz seriye hayran şefkati

Haftanın diğerleri

DELPY KOMEDİSİ

-Julie Delpy’nin yazıp yönettiği altıncı film “Lolo”, yeni bir aşk bulan bir kadının ilişkisinin oğlu tarafından sabote edilmesi üzerine bol diyaloglu, bazı yerleri ham kalan bir komedi. Fransız oyuncunun mizah duygusunu sevenleri akışıyla sürükleyen film, eğlenceli zaman geçirtmeyi başarsa da akılda kalıcı bir komedi değil.

İKİ YERLİ FİLM

-Gösterime girecek iki yerli filmden biri Çağan Irmak’ın yönettiği, başrolünü Demet Akbağ’ın oynadığı “Nadide Hayat”. Film, 50’li yaşlarındaki Nadide’nin hayata yeniden başlaması üzerine. Diğer yerli film ise Alper Kıvılcım’ın yönettiği korku türündeki “Gassal”.

NOEL FİLMİ

-Bir ailenin üyelerinin Noel vesilesiyle bir araya gelmesi üzerinden komedi ve dram üreten “Mutlu Yıllar / Love the Coopers”, başrollerinde Diane Keaton, John Goodman ve Ed Helms’in yer aldığı bir film.

DANİMARKA’DAN

-Danimarka yapımı “Kahin’in Kızı / Skammerens datter”, aileden gelen doğaüstü güçleri olan bir kızı merkeze alıyor.

ÇOCUKLAR İÇİN

-Haftanın çocuklara hitap eden filmi Amerikan yapımı animasyon “Çılgın Dostlar 4: Korkak Kahraman / Open Season: Scared Silly”.

CRUZ BAŞROLDE

-İspanyol sinemasının önemli isimlerinden Julio Medem’in yeni filmi “Ma Ma”, başrolünde Penelope Cruz’un yer aldığı bir dram. Film, trajedi yaşayan bir kadının bunu ailesi ve arkadaşları sayesinde atlatmasını anlatıyor.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

“MARSLI / THE MARTIAN”
Ridley Scott imzalı bilimkurgu, mizaha alan açan kalburüstü bir gişe filmi.