Peter Parker’ın stajyerlik dönemi

Serinin önceki filmlerinden daha acemi ve daha yeniyetme bir Peter Parker’a yer veren “Örümcek-Adam: Eve Dönüş”, seriye taze kan getiriyor

Yakın dönemde önce Sam Raimi imzalı filmlerde Tobey Maguire’ın, ardından Marc Webb’in yönettiği filmlerle Andrew Garfield’ın canlandırdığı Örümcek-Adam, yeni bir aktör (Tom Holland) ve yeni bir yönetmen (Jon Watts) ile yeniden hayat buluyor. Yeni film “Örümcek-Adam: Eve Dönüş / Spider-Man: Homecoming”de bu sefer Marvel Comics’in Avengers karakterlerinin, özellikle de Iron Man’in varlıklarının ve bahislerinin geçtiği bir filmle karşı karşıyayız.

Peter Parker’ın stajyerlik dönemiAvengers ekibinde görev üstlenen Peter Parker, May Hala’sıyla yaşadığı ve lisenin güçlükleriyle boğuştuğu hayatına geri dönmüş, bu ekipten yeniden davet beklemektedir. Yerel suçlularla acemice mücadele ederken, silah tüccarı tehlikeli Adrian Toomes, nam-ı diğer Vulture’la yolları kesişir. Bu, henüz güçlerine hakim olamayan, sakarlık yapan Örümcek-Adam için zorlu bir düşmandır.

Marvel evrenine yakışıyor

“Clown” ve “Cop” filmlerinin yönetmeni Jon Watts, Parker’ın ergenlik sürecinin öne çıktığı, genç oyuncu Tom Holland’ın sempatikliği ve perde karizmasından da güç alan bir filme imza atıyor. Lise esprileri, okulda dışlanmak, bir takıma dahil olma arzusu ve kimlik arayışının tema olarak dikkat çektiği film, kötü adamı canlandıran Michael Keaton’ın da katkısıyla vaat ettiği eğlenceyi zorlanmadan sunuyor.

Malzemesini önemli ölçüde tüketmiş bir kahramanı gençleştirip yaşına daha uygun hareket ettiren formül, sonuçlarını yükselişteki Marvel evrenine yakışan bir filmle veriyor. Bu evreninin yaratıcısı Stan Lee, geleneği bozmuyor ve kısa bir sahneyle hayranlarına selam gönderiyor.

Peter Parker’ın stajyerlik dönemiGüçlü oyuncu kadrosu

İngiliz yönetmen Gaby Dellal’ın başrollerinde Naomi Watts, Elle Fanning ve Susan Sarandon’ı bir araya getirdiği “3 Nesil / 3 Generations”, cinsiyet değiştirmek isteyen 16 yaşındaki Ray’i merkeze alıyor. Ray erkek olarak yeni hayatına başlamak için sabırsızlanırken, annesi Maggie (Watts) ve lezbiyen büyükannesi Dolly (Sarandon) karmaşık bir dönem geçiriyor ve Ray imzasını almak için uzun yıllardır görmediği babasıyla yeniden iletişim kurmak zorunda kalıyor. Film cinsel kimlikler ve modern ailelerde bile bunun yarattığı karmaşayı konu alırken, Amerikan bağımsız film klişelerinin ötesine geçemiyor. Ele aldığı ciddi konuya özensiz ve derinliksiz bir yaklaşım sergiliyor.

Haftanın diğerleri

Ali Kemal Çınar’ın yönetip başrolünü üstlendiği “Gênco”, bir süper kahraman filmi. Ankara Film Festivali’nden “En İyi Film Ödülü” ile dönen yapım, sınırlı süper güçlere sahip Ali Kemal’i merkeze alıyor.

Stacy Title’ın imzasını taşıyan korku filmi “The Bye Bye Man”, üç arkadaşın dehşet saçan bir figürle karşılaşması üzerinden ilerleyen bir yapım.

Geçen yılki Locarno Film Festivali’nin kapanış filmi “Keman Öğretmeni / Heliopolis”, Brezilyalı yönetmen Sergio Machado’nun imzasını taşıyan bir dram. Film, Sao Paulo’da bir gecekondu mahallesinde orkestra kurmaya çalışan bir keman öğretmenine odaklanıyor.

Fabio Guaglione ve Fabio Resinaro, ilk uzun metrajlı filmleri “Mine”da başrolleri Armie Hammer, Annabelle Wallis ve Tom Cullen’a teslim ediyorlar. Psikolojik gerilim türündeki film, bir mayın tarlasında sıkışan bir askerin yaşam mücadelesi hakkında.

Can Soysal’ın yönettiği yerli animasyon “Doru”, atları merkeze alan ve çocuklara hitap eden bir film. l Haftanın diğer animasyonu, Aaron Woodley’nin yönettiği, Kanada ve Güney Kore ortak yapımı “Spark: Bir Uzay Macerası”.