Nil Kural

Nil Kural

nil.kural@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Salgın insanları zombilere çeviriyor, Brad Pitt’in canlandırdığı Birleşmiş Milletler görevlisi tedavi peşinde dünyayı geziyor, yönetmen Forster vahşet kullanmamaya özen gösteriyor

Zombilere ciddi bakış

Brad Pitt’in canlandırdığı Gerry ve ailesi arasındaki diyaloglar Spielberg tarzı aile işi bilim kurguları andırıyor.

Zombilerin, ‘babaları’ George Romero’nun kapitalizm eleştirisinin araçları olmasından sonra korku filmlerinin korku öğelerine dönüştüğünü biliyoruz. “Dünya Savaşı Z” ise felaket filmleriyle zombileri bir araya getiren bir yapım.
Dünyada yayılan bir virüs, insanları zombilere çevirmektedir. Ailesiyle vakit geçirmek için Birleşmiş Milletler’deki araştırmacı görevinden istifa eden Gerry, eski kurumu tarafından göreve çağrılır. Virüsün çıkış nedenini bulup hızla bir tedavi geliştirmek için genç bir virüs uzmanıyla seyahat edecek birine, yani Gerry’ye ve tecrübesine ihtiyaç vardır. Gerry’nin araştırması onu Güney Kore’den İsrail’e dünyanın değişik coğrafyalarına götürecektir.

Brad Pitt kendisinden bekleneni veriyor
Yönetmen Marc Forster’ın filmografisinde Bond filmi “Quantum of Solace”, gizli cevher “Stranger Than Fiction” ve Peter Pan’in yaratıcısını konu alan “Finding Neverland”in de aralarında olduğu filmler var. Bunların işaret ettiği ise Marc Forster’ın türler arası gidip gelen zanaatkar yönetmenler arasında ilk akla gelen isimlerden olduğu... Forster, Max Brooks’un kitabından uyarlanan “Dünya Savaşı Z”de farkını zombilere yaklaşımının ciddiyetinde, onlara direkt korku figürleri olarak değil de, bir salgının sonucu olarak yaklaşmasında gösteriyor. Bu nedenle de kan ve vahşet sahnelerinden kaçınıyor ve bu, filmin tonu içinde isabetli bir seçim. Brad Pitt ise beyaz perdedeki karizmasıyla kendisinden bekleneni sağlıyor: Gerry’yi ilgiyle takip edilir hale getirmek... Ama filmin Forster’ın zanaatkarlığını da Pitt’in adanmış performansını da göz ardı ettirecek problemleri var. Belli ki herkesin bir ucundan tuttuğu senaryonun tuhaflığı... Filmin uyarlandığı kitabın globalizm üzerine söyledikleri, filmde Gerry’nin gezdiği coğrafyalarda gördükleriyle örtüşmeliydi. Ama İsrail ve Güney Kore’de olanlar, yalnızca birer aksiyon anına hizmet etmenin ötesine geçemiyor. Gerry ve ailesi arasındaki diyaloglar Spielberg tarzı aile işi bilim kurguları andırıyor ama duygusal bir zemine oturmayıp eğreti kalıyor. Dolayısıyla “Dünya Savaşı Z”, ağırbaşlı görünümünün altını dolduramayan, başka bir yöne gidecekken gitmemiş hissi veren arada derede bir yapım.

Haberin Devamı

“Dünya Savaşı Z / World War Z”
Yön.: Marc Forster
Oyn.: Brad Pitt (Gerry Lane), Mireille Enos (Karin Lane), Daniella Kertesz (Segen), James Badge Dale (Speke)
Sen.: Matthew Michael Carnahan, Drew Goddard, Damon Lindelof, J. Michael Straczynski (Max Brooks’un romanından) Gör.: Ben Seresin
Müz.: Marco Beltrami

Haberin Devamı

Cinayetin gizli tanıkları
“38 Şahit / 38 Temoins”, Belçika-Fransa ortak yapımı bir suç dramı. Lucas Belvaux’nun yönettiği filmde, Louise iş gezisinden döndüğünde sokağında işlenen bir cinayeti duyar. Bir kadının vahşice katledildiği cinayetin hiçbir tanığı yok gibi gözükmektedir. Ancak Louise, zamanla bu cinayetin, sesini çıkarmamış 38 şahidi olduğunu öğrenir.

Haberin Devamı

FIPRESCI ödüllü

İNŞALLAH

32. İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluşan “İnşallah / İnch’Allah”, Anais Barbeau-Lavalette’nin yönettiği Kanada-Fransa yapımı bir dram. Filistin mülteci kampında çalışan Kanadalı bir doktorun yaşadığı ikilemleri konu alan filmde Evelyne Brochu, Sabrina Ouazani ve Sivan Levy rol alıyorlar. Film, bu yılki Berlin Film Festivali’nde Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) ödülü kazanmıştı.

Adana’da yarıştı
“İki Çizgi” adlı filmiyle dikkat çeken yönetmen Selim Evci’nin yeni filmi “Rüzgarlar”, geçen yıl Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarıştı. Başrollerini Yusuf Nejat Buluz ve Mediha Didem Türemen’in paylaştığı filmin mekanı Gökçeada. Filmde ses kayıtları alan Murat’ın Gökçeada’da yaşayan Madam Styliani’yle tanışması ve onun ölümümün ardından Fransa’dan gelen torunu Eleni’yle kurduğu ilişki konu alınıyor.

SESSİZ EV

Elizabeth Olsen başrolde
2010 yapımı aynı adlı Uruguay filminin yeniden çevrimi olan “Sessiz Ev / The Silent House”, Chris Kentis ve Laura Lau’nun yönetip yapımcılığını üstlendikleri bir yapım. Başrolünde dikkat çeken genç nesil oyunculardan Elizabeth Olsen’ın bulunduğu film korku türünde.
Amcası ve babasıyla ailenin göl kıyısındaki malikanesini temizlemeye giden Sarah, amcası ve babası kavga edip amcası evden ayrılınca babasıyla yalnız kalır. Bu andan itibaren evden tuhaf sesler gelmeye ve garip olaylar olmaya başlar. Filmin en dikkat çekici yönlerinden biri tek bir planda çekilmiş gibi görünmesi.
Ancak filmin yönetmenleri ve Olsen, filmi tek planda değil 12 dakikalık planlar halinde çektiklerini açıkladılar.

Hallström memleketine döndü
Bir süredir Hollywood’da çalışan İsveçli Lasse Hallström, yeni filmi “Hipnozcu / Hypnotisören” ile memleketine dönüyor. Oyuncu kadrosunda Mikael Persbrandt, Lena Olin ve Tobias Zilliacus var.
Bir katil bir aileyi öldürür ama ailenin kızı kaybolur. Katilden canını kurtaran ailenin oğlu ise ne olduğunu hatırlamamaktadır. Bir hipnozcu ve dedektif işbirliği yaparak onu kız kardeşini bulabilmesi için hipnotize ederler.

Canavarlarla ikinci buluşma

SEVİMLİ CANAVARLAR ÜNİVERSİTESİ

Sinema dünyasının süperstar animasyon şirketi Pixar’ın yükselme dönemindeki filmlerinden biri de 2001 yapımı “Monsters, Inc.” idi. Şimdi bu filmdeki ana karakterlerin geçmişlerini izlediğimiz “Sevimli Canavarlar Üniversitesi / Monsters University” ile bu seriyi devam ettiriyorlar.
Mike, görünüş olarak çocukları korkutmaya pek müsait değil ama çalışma azmiyle Canavarlar Üniversitesi’ne girmeyi başarır. Burada ünlü canavarlarla dolu
bir aileden gelen, doğal olarak korkunç Sullivan’la tanışır ama pek iyi anlaşamaz.
Pixar’ın sektörde kendi kendine yükselttiği çıtada tek rakibi Pixar. Dolayısıyla 3D’si de dahil olmak üzere teknik açıdan kusursuz bir çalışmayla karşı karşıya olmamızın sürpriz bir yanı yok. Ancak “Canavarlar Üniversitesi”; “Up” veya benzersiz “Wall-e” gibi Pixar’ın orijinallik şovu yaptığı yapımlar arasında değil. Yapım, yetişkinleri de eğlendirecek bir seyirlik olmasına rağmen yüzü daha çok gülecek izleyiciler kesinlikle çocuklar.