Babil olmasaydı UNESCO listesi eksik kalırdı

Irak’ta bulunan antik kent Babil ile Dağıstan sınırında sarp dağların eteklerine ve nehir kenarına kurulmuş, pek çok tarihi yapıya ev sahipliği yapan, kendi de tarihi bir kent olan Şeki şehrindeki Şeki Han Sarayı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmeye hak kazandı

UNESCO bu yılki Dünya Miras Komisyonu toplantısını Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenledi. Türkiye’nin dosya sunmadığı toplantı 1 Temmuz’da başlayıp 10 gün sürdü. Üye ülkelerin komisyona sunduğu 38 aday incelendi ve bunlardan 29 doğal ve kültürel anıt listeye alınma hakkını kazandı. Nefesimi tutarak UNESCO’nun sosyal medyadaki hesaplarından takip ettiğim bu toplantıdaki en heyecan duyduğum an Irak’ta bulunan antik kent Babil’in listeye kabul edildiğinin ilan edildiği andı.

Toplantıya ev sahipliği yapan Azerbaycan da ilginç bir aday sunmuştu. Dağıstan sınırında sarp dağların eteklerine ve nehir kenarına kurulmuş, pek çok tarihi yapıya ev sahipliği yapan, kendi de tarihi bir kent olan Şeki şehrindeki Şeki Han Sarayı Azerbaycan’ın adayıydı ve listeye girmeye hak kazandı.

Şeki Han Sarayı 18. yüzyılda hanların yazlık sarayı olarak inşa edilmiş. Bu yapı Azerbaycan mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Sarayın en önemli mimari özelliği de yapımında çivi ve yapıştırıcı herhangi bir malzeme kullanılmamış olması.

Babil olmasaydı UNESCO  listesi eksik kalırdı

Renkli işlemeleriyle ünlü

Küçüklüğüne rağmen büyük bir zarafet ve ihtişam taşıyan, çevresi surlarla çevrili olan bu saray iki katlı, altı odası ve iki tane de aynalı balkonu var. Salon ve oda duvarlarında geometrik şekiller, hayvan, ağaç, çiçek, meyve, savaş ve av sahnesi motiflerinden oluşan çok zengin renkli işlemeler var.

Sanat tarihçilerinin “şebeke” dediği ve ahşap çıtalar arasına çeşitli renklerde cam monte edilerek yapılan geometrik desenli pencerelerin bulunduğu saraydaki bu el sanatı kendi alanında en nadir örnekler arasında gösteriliyor. Pencerelerden yansıyan muhteşem ışığı, tavan süslemelerinin güzelliğini mutlaka görmelisiniz.

Yolunuz Azerbaycan’a düşerse Bakü’ye 300 km uzaklıktaki Şeki kentini ve Şeki Han Sarayı’nı görülmesi gerekenler listenize ekleyin.

Geç kalınmış bir karar

Bu yıl UNESCO listesine girmeye hak kazananların içinde  en anlamlısı bence Babil oldu. Aslında geç kalınmış bir karardı. Irak Babil’i listeye sokabilmek için 1983’ten beri uğraş veriyor. Asma Bahçeleri’yle Dünyanın Yedi Harikası arasına girmiş Babil Antik Kenti olmadan UNESCO listesi eksik kalırdı elbette.

Babil eşi benzeri bulunmayan bir arkeolojik alan ama 19. yüzyılın başındaki keşfinden günümüze kadar uzanan süreçte yapılan kazılarda şehrin çok az bir bölümü kazılabildi. Alman kazılarında ortaya çıkan İştar Kapısı bugün Almanya’nın Pergamon Müzesi’nin en nadide eserlerinden biri. Babil İmparatorluğu’nun başkenti olan bu güçlü şehir herkesin hedefi oldu tarihte. Hitit, Keldani, Arami, Asur, Pers İmparatorlukları ve Büyük İskender arasında el değiştiren, Eski ve Yeni Ahit’te de adı geçen Babil, yaşadığı her yıkımda daha da güçlenmişti. Güney Mezopotamya’nın bu muhteşem başkenti Babylon adıyla, Kral Nabukadnezar’ın karısı için inşa ettirdiğine inanılan Asma Bahçeleri, Babil Kulesi, İştar Kapısı, şehri çevreleyen muazzam surları, kerpiç tapınak ve kuleleriyle bilinir. Babil bilimin merkeziydi. Astronomi, matematik konularında pek çok buluşa ev sahipliği yapmıştı. Dünyanın bilinen en eski kanunları olan Hammurabi kanunları da Babil’de yazılmıştı.

Babil olmasaydı UNESCO  listesi eksik kalırdı

Irak’taki pek çok arkeolojik alan gibi Babil de gerek ABD işgalinden sonra, gerek IŞİD, gerekse tarihi eser kaçakçıları tarafından harap edilmişti yıllar içinde.

2017 yılında IŞİD’e karşı zafer kazanarak daha sakin bir döneme girmiş olan Irak kendini toparlamaya çalışıyor. Daha önce UNESCO listesine alınan Erbil Kalesi, Güney Mezopotamya Bataklıkları ve bu yıl listeye dahil olan Babil sayesinde turizm ve yatırımlar açısından bir gelişme kaydedilmesi bekleniyor. Umarım önümüzdeki zaman diliminde gezginler korkusuzca ve güvenli bir şekilde bu toprakları ziyaret edebilirler.