Kafa dinleme tatili

Eylül ayında sakin bir yerde tatil yapmak isteyenler için Assos’tan Amasra’ya en sevdiğim kaçamak köşeleri “Nereye gitsem?” sorularına yanıt olabilir

Bana sorarsanız gezmek için her ay güzeldir ama eylül bir başka güzeldir. Eylül ayının kendi güzeldir her şeyden önce, havalar ne çok sıcaktır ne de çok soğuk. Dünya üzerinde gözünüze güzel görünmeyecek bir tek ülke, bir tek şehir sayamazsınız bu ayda.

Eylül ayıyla birlikte her yıl olduğu gibi yine okullar açılmaya, insanlar işlerinin başına dönmeye başladılar. Yazın istisnasız her yerde oluşan kalabalıklar da azalıyor.

Yazın yoğunluğundan sıkılıyorsanız, kafa dinlemek, sakin bir yerde tatil yapmak isteyenlerdenseniz, hazır ortalık boşalmaya başlarken, kafanızda nereye gitsem diye sorular oluştuysa, bu ay gidebileceğiniz birkaç yer önerebilirim size. İlk neresi geldi aklıma biliyor musunuz? Beni iyi tanıyanlar duysa hayatta inanmaz ama Bodrum merkez. Evet, belki Bodrum tam anlamıyla boşalmaz eylül ayında ama gene de en güzel zamanlarını yaşayabileceğiniz bir dönem. Gidin derim, sahilde yürüyüş yapın. Halikarnas Balıkçısı’nın kitaplarını alın gidin bir kahvede oturun, kitap okuyun. Bodrum’u, gerçek Bodrum’u keşfe çıkın, arayıp bulun. Giderseniz Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mozolesi’nin kalıntılarını ve Halikarnas Balıkçısı’nın mezarını ziyaret edin.

Dünya Harikası demişken bir başka tavsiyem de İzmir Selçuk olsun. Oradaki Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri de Artemis Tapınağı. En güzel ve keyifli zamanları şimdi Selçuk’un. Gidin bir pansiyonda kalın, sabahları fırından çıkan Şirince ekmeği ile bir yerlerde kahvaltı edin, cumartesi günü Selçuk pazarını gezin, Pamucak sahiline yürüyün. Hâlâ denize girilebilir, yüzün, Efes Antik Kenti’ni gezin, Selçuk’taki Efes Müzesini görün. Selçuk’un lokantalarını mutlaka deneyin. Artemis Tapınağı kalıntılarında zaman geçirip Selçuk’a uzaktan bakın, Sen Jan Bazilikası’ndan ve Meryemana Evi yolundan her yere kuşbakışı bakın. Mutluluğun ve huzurun binbir çeşidi serilecek gözlerinizin önüne.

Kafa dinleme tatili

İstikamet Kuzey Ege

Eskiden hep derdim ki “Sonbaharda vaktim olsa Kuzey Ege’de tatil yaparım”. Çok da iyi bir fikirdir. Nereye mi giderdim? Elbette Assos’a veya Cunda’ya. Küçükkuyu Assos arasındaki sahil yolunda salaş lokantalardan birinde yemek yemek, Athena Tapınağı’nda saatlerce oturup düşünmek, yazı yazmak, karşı kıyıları izlemek, belki hava geceleri biraz serin oluyor diye otelde yanan şöminenin karşısında tembel saatler geçirmek isterdim. Cunda’da Taş Kahve’de oturup kitap okumak, Cunda’nın o meşhur güzel kedilerini beslemek, sokaklarda dolaşmak, fotoğraf çekmek, Pateriça’da asırlık zeytin ağaçlarının arasında bambaşka bir dünyaya dalmak ne iyi olur.

Batı Karadeniz de şu sıralar çok iyi gelir herkese. Ben olsam hemen Amasra’ya kaçarım. Tadına doyamadığım salatalarını yemek en baş bahanem olurdu. Salatamı yerken kalkıp deniz kenarında yürüyüp döndüğümde lokantada kaldığım yerden yemeğe devam etmenin keyfi başka hiçbir yerde yok. Amasra’nın çarşı ve pazarları, Amasra Kalesi ve müzesi insanı bambaşka dünyalara götürüyor inanın. Bir de ben mutlaka bir yerlerden denize girer, kıyıda oturup uzaklara dalıp Büyük İskender’in en sevdiğim generali olan Lysimachos’un bir süre karısı olan ve buralara adını veren Amastris’le neler yaşadığını düşünürüm.

Troya Antik Kenti’nde Homeros’un “İlyada”sını okumak, Troya Müzesi’ni gezmek, Abant’ta Tabiat Parkı’nda yürümek, Marmaris’in en güzel noktalarından biri olan Selimiye köyünün tadını çıkartmak da hiç fena olmaz. Ben bunların hepsini yaptım. Kafa dinlemek deyince de aklıma ilk gelenler bunlar. Elbette onlarca yer daha var bu yazıya ve bu satırlara sığmayacak ama benim en sevdiğim kaçamak köşelerim buraları, denemenizi öneririm.

İyi kafa dinlemeler.