‘İzmir için her şeyi yaparız’

14 Ağustos 2019

Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, kentin birikmiş sorunlarını çözmek adına dört aydır herhangi bir girişim görmediklerini belirtti; CHP’li belediyelerin hizmetle değil tartışmalarla gündeme geldiğini dile getirdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, Kurban Bayramı sonrası Başkan Tunç Soyer’le birlikte Ankara’ya gidiyor. İzmir’deki sorunların yıllardır çözüm beklediği ifade eden Hızal, bakanlarla görüşmeler yapacaklarını belirtti. Büyükşehir’in onay bekleyen projeler ya da çözüm isteyen sorunlarla ilgili doğrudan AK Parti il başkanı ya da milletvekilleriyle iletişime geçmesinin, İzmir’in yararına olacağını dile getiren Hızal, şöyle konuştu:

‘İşbirliğiyle çözdük’

“Konular tarafımıza sunulduğunda İzmir’imizin menfaati için gereken her şeyi yaparız. Sorunların çözümü konusunda her zaman Büyükşehir’in yanındayız. Her kesimin Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den büyük beklentisi var. Seçimlerin üzerinden dört ay geçti ama somut bir şey göremedik! Bu da bizi gelecekle ilgili kaygılandırıyor. İzmir’in bir beş yılının daha heba olmasını istemiyoruz. Buca metrosunda gördük; iktidar ve muhalefet, İzmir’in sorunlarının çözülmesi için birlikte mücadele etmek durumunda.”

Hükümet çabalıyor

İzmir’de AK Parti üzerinde olumsuz bir algı yaratılmaya çalıştığını öne süren Hızal, “Kente 17 yılda birçok yatırım yapıldı. Yapılmaya da devam ediyor; Bayraklı’da Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından olan şehir hastanesi yükseliyor. Konak ve Sabuncubeli tünelleri tamamlandı. İzmir-İstanbul Otoyolu’nun da kente kazandıracaklarını yakın zamanda herkes görecek. Hükümet’in İzmir’e yatırım konusunda ne kadar istekli olduğu ortada” dedi.

Son olarak “Mutlu insanların yaşaması için erdemli şehirlerin olması gerekiyor” diyen Hızal, CHP’li belediyelerin hizmet yerine maaş ve akraba atamalarıyla gündeme geldiğini sözlerine ekledi.

Yazının devamı...

Başkanlar dikkat etmek zorunda!

1 Ağustos 2019

Bu dönem CHP’nin Ankara, İstanbul, Antalya ve Adana gibi illerde iktidar olması, gözleri CHP belediyeciliğine çevirdi. Ne de olsa iktidarın yolu yerel yönetimlerden geçiyor! Başkanların performansları bu açıdan çok önemli. Dolayısıyla yaptıkları/yapmadıkları yakından takip ediliyor.

CHP’nin en güçlü olduğu illerin başında hiç şüphesiz İzmir geliyor. Parti, Büyükşehir ve 24 ilçede iktidar.

Geçen haftalarda Karaburun Belediye Başkanı CHP’li İlkay Girgin Erdoğan’ın kendisini şirket müdürü olarak ataması ve maaş alması, parti içinde büyük sıkıntıya neden oldu. Başkanın hamlesi bana kalırsa acemilikten kaynaklanan, büyük bir hata. Olayın ortaya çıkmasının hemen ardından parti genel merkezi devreye girdi. Erdoğan görevinden ayrıldı, aldığı maaşı da hayır kurumuna bağışladığını açıkladı. Erdoğan’ın en büyük yanlışı, şirketten para alması! Bu yasal olarak mümkün olan, ancak etik açıdan sorunlu bir durumdu.

Bu olay sıcaklığını korurken Torbalı Belediye Başkanı CHP’li İsmail Uygur’un oğlunu belediyeye bağlı şirkete müdür yardımcısı olarak ataması patlak verdi. Bu atamayı bir kelimeyle özetlersek, ‘skandal’ diyebiliriz. Nereden bakarsanız bakın, kabul edilmesi mümkün olmayan bir durum. Uygur’ın atamanın ortaya çıkmasının ardından yaptığı, “Güvenecek başka kimse yoktu” açıklaması, gerçekten inanılır gibi değil. Başkan’ın bir danışman ekibi yok mu? Bu açıklamayı basın bülteni olarak nasıl geçersiniz? Benim aklım almıyor!

Geçen Pazar günü ortaya çıkan bu atamanın ardından telefonum bir dakika susmadı. Abartmıyorum, 2-3 saat telefonla konuştum. CHP’liler, “Doğru mu atama?” diye soruyordu ve onlar bile inanamıyordu.  

1 değil 10 düşünmeliler!

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in, bu noktada iyi bir performans gösterdiğini söyleyebilirim. Sakin davrandı. Uygur’la görüştü. Bilgi aldı ve konuyu hemen CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’la paylaştı. Torun, “Bu kabul edilemez. Başkan, gereğini hemen yapsın” dedi. Uygur da yapması gerekeni yaptı ve oğlunu görevden aldığını açıkladı.

Bu durum, CHP açısından gerçekten ders niteliğinde! Başkanların ne yapmamaları, ağızlarından çıkan her kelimeye nasıl dikkat etmeleri gerektiğini onlara gösterdi!

Yazının devamı...