‘Sözde muhalefet yapmayacağız’

30 Nisan 2019

31 Mart yerel seçimlerinde İzmirliler AK Parti’ye bir kez daha Büyükşehir’de muhalefet görevi verdi. AK Partililer, 5 yıl boyunca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Tunç Soyer’in yaptıklarını/yapamadıklarını değerlendirecek.

AK Parti’nin, bir anlamda da muhalefetin İzmir’deki sesi Özgür Hızal olacak. Hızal, 2006’da gençlik kollarında başladığı siyasette hızla yükselmeyi başaran isimler arasında yer alıyor. 2011 genel ve 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanlığı, Disiplin Kurulu Başkanlığı, Seçim İşleri Başkanlığı ve Bayraklı İlçe Başkanlığı görevlerinde bulunan Hızal, Bayraklı’dan meclis üyesi seçildi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili oldu.

Hızal’a, “Nasıl bir muhalefet çizginiz olacak?” diye sordum. Şunları söyledi: “Önceliğimiz, İzmir ve İzmir halkı. 31 Mart seçimlerinde İzmir seçmeni bize muhalefet yapma görevi verdi. Biz de sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Önceliğimiz İzmir olduğu için; İzmir için değerli olan her şeyin yanında olacağız. İzmir aleyhine aykırı olduğunu düşündüğümüz konuların, yasaların vermiş olduğu yetkiyle mecliste ve kamuoyunda karşısında duracağız. Sırf muhalefet yapma adına doğrunun karşısında olmayacağız. Hataları gördüğümüz her anda gerekli müdahaleleri yapacağız. Yeni bir belediye başkanı olması, bizim açımızdan önemli değil. 10 yıl geçmişte yapmış olduğu başkanlık var. Oradaki yanlışları, burada devam ederse karşısında olacağız. Kırmızı çizgimiz, İzmir ve kentin menfaatleri. İzmir aleyhinde olan her şeyde karşısında olacağız.”

‘Her şeyi öğrendik’

Özgür Hızal, AK Parti’nin mutfağından gelen bir isim. Bir anlamda da teşkilat terbiyesi almış diyebiliriz. Gençlik kollarından grup başkanvekilliğine uzanan süreci özetle şöyle anlattı Hızal:

“Siyasete, 2006’da AK Parti’de başladım. Teşkilatta görevler aldım. Gençlik kolları yönetim kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı, iki dönem ana kademe SKM başkanlığı, disiplin kurulu üyeliği, seçim işleri başkanlığı ve Bayraklı İlçe Başkanlığı görevlerinde bulundum. Son seçimde Bayraklı Belediye Meclisi Üyesi seçildim. İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekilliği görevi bana verildi. Meclis tecrübesine sahip değilim, ama siyasi tecrübem var. AK Parti, siyasette var olduğum günden bu yana İzmir’de muhalefet. Muhalefetin nasıl yapılması, ne yönde yapılması gerektiğini teşkilat içinde gördük. İl Başkanımızın bir sözcülüğünü yapmaktayım. Teşkilatlarımızla istişare halinde olacağız. İzmir halkının menfaatleri doğrultusunda çalışacağız.”

AK Partili Hızal, Büyükşehir’in, kamuoyu tarafından kabul edilen projelerine, yapılacak yanlışlara/eksikliklere doğru bir şekilde itiraz ederse başarılı olacaktır. Süreç yeni başladı. AK Parti’den hemen sert muhalefet beklemiyorum açıkçası... Ancak Özgür Hızal ismine dikkatinizi çekmek istiyorum! AK Parti’de her önüne gelen SKM Başkanı olamaz! Umarım; seviyeli tartışmaların yaşanacağı bir meclis görürüz.

Yazının devamı...

Yol arkadaşı, Tunç Soyer’i anlattı

25 Nisan 2019

Siyaset bir ekip işidir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de yakın çalışma arkadaşları var elbette. Eski CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ve eski Karşıyaka İlçe Başkanı Mustafa Özuslu, ekibin ana unsurları.

Ama onları diğer ekiplerden ayıran birçok yanları var! “Ben yaptım oldu” ya da “Benim dediğim olacak” gibi triplere girmiyorlar. Çok uzatmamayım. Soyer’in yol arkadaşı, Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Mustafa Özuslu’dan Soyer’i anlatmasını istedim. İlk sözleri şu oldu: “O, çalışması kolay bir lider. Herkesi dinler, ama son kararı kendisi verir.”

Büyükşehir yolculuğuna birlikte ne zaman çıktıklarını anlattı Özuslu:

“Rıfat Nalbantoğlu, il başkanı olduğu dönemde, 29 ilçeyi kazandığımız süreçte İl Başkan Yardımcısı’ydım. Tunç Bey de o dönemde Seferihisar Belediye Başkan adayıydı. Rıfat Bey’le Tunç Soyer’in Büyükşehir aday adayı olma sürecine, yürüyüşüne katılışımız, 2013’ün Ekim ayına denk geliyor. Beraber yürüme kararı aldık. Yol arkadaşlığı yapıyoruz. Siyasette birlikte hareket etmeye çalışıyoruz. Olaylara aynı pencereden bakan insanlarız. Tunç Başkan da demokrat, katılımcı, halktan yana, gerçekten kente ve ülkesine hizmet etmek isteyen biri. Biz de öyleyiz. Frekanslar tuttu. Bu bir günlük iş değil.”

‘Çalmaz, çaldırmaz’

Mustafa Özuslu da, Soyer gibi iletişime önem veren ve partililer tarafından naif biri olarak değerlendirilen bir isim. “Soyer’le çalışmak nasıldır?” diye sorduğumda şunları söyledi:

“Son derece naif bir insan. Ancak çok kararlı. Ajandası, hedefleri var. Perspektifi var. Türkiye’nin böyle siyasetçileri kazanmış olması çok önemli. Çalışmasına ayak uydurmak için tempo lazım. Kendisi her sabah 10 kilometre koşuyor. Bunun, vücuda yansıması var. Yakınınızda çalışan insanların bundan etkilenmemesi mümkün değil. O tempoya ayak uydurmak zorunda kalacaklar. Bir kere, herhangi bir karar almak için bilgi sahibi olmak istiyor. Bilgi sahibi olmadan net bir karar almak istemiyor. Bilgiyi de farklı kaynaklardan alıyor. Bu, çok iyi bir özellik. Uzmanlıklara çok itibar ediyor. Ortak fikre inanıyor. Bir lider olarak son kararı söylüyor. O, demokratik bir lider. Çoğulcu değil, çoğunlukçu... Bir insanın hayalleri ve değerleri büyükse zordur. Ahlaklı biri. Çalmaz, çaldırmaz.”

Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili olarak, partinin çıkarları neyi emrediyorsa öyle hareket edeceğini sözlerini ekledi ve şöyle devam etti: “Benim nasıl bir siyaset anlayışım varsa, partimi de Büyükşehir’de öyle temsil edeceğim. İl Başkanı’nı mecliste temsil edeceğim. Partinin temayüllerini iyi bilen biriyim. Bir Fransız sosyolog ve aktivist, “Parti üyeliği gönüllü köleliğe benzer” diyor. Biz de böyleyiz. İnsani olarak önce ülkem ve insanlar; sonra da partim diyoruz. Ben CHP’nin değerleri ile siyaset yapıyorum. Partinin çıkarları neyi emrediyorsa onu yapacağız. Bunu yapmak; demokratik, katılımcı anlayışımdan vazgeçmemi gerektirmez.

Yazının devamı...

Yeni dönemin şifreleri!

11 Nisan 2019

İzmir’de Tunç Soyer dönemi resmen başladı. Devir teslim törenini izlemek bir anlamda tarihe tanıklık etmek için Büyükşehir Belediyesi’ne gittim. 15 yıldır kenti yöneten Aziz Kocaoğlu, kendi arabasıyla belediyeye geldi. Bu sırada dışarıda toplanan vatandaşlar ve partililer kendisini uzun süre alkışladı. Hatta belediye bürokratlarından bazıları alkışı hiç kesmedi. Duygusal anlar o an yaşanmaya başladı desek herhalde yanlış olmaz. Kocaoğlu, odasına çıktı. Bir süre kaldıktan sonra yeni Başkan Tunç Soyer’i belediye girişinde karşıladı. Daha sonra hep birlikte makam odasına geçildi. Aslında yeni dönemin şifreleri de orada yatıyordu.
Soyer’in bir yanında, uzun süredir birlikte siyaset yaptığı ve güvendiği isimlerin başında gelen CHP İzmir eski İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu diğer yanında ise yine birlikte siyaset yaptığı CHP Karşıyaka eski İlçe Başkanı Mustafa Özuslu vardı. Bu fotoğraf aslında birçok şeyi anlatıyordu! Yine odada Soyer’in yakın çalışma arkadaşı iş adamı Nezih Öztüre de bulunuyordu. Devir teslim törenin akşamı Soyer ilk toplantısını da siyasi ekibiyle yani yol arkadaşları Nalbantoğlu ve Özuslu ile birlikte yaptı.
Yolları uzun ve bir o kadar zorlu olacağından hiç şüphe yok. Ancak Soyer bu anlamda iki tecrübeli isimle çalışması bana kalırsa onun açısından da bir şans! Nalbantoğlu; kişiliği, duruşuyla her zaman dikkat çekmiş bir isim olmuştur. Siyaseti de iyi okuduğunu gözlemleyebiliyorum. Aynı şekilde Özuslu da yerel siyaseti bilen bir partili!
Kocaoğlu’nu belediye başkanlığı döneminde siyasi hamlelerini sürekli yazan hatta eleştiren isimlerin başında geliyorum. Yeni dönemde de Soyer’in belediyedeki projelerini ve siyasi adımlarını yakından izleyeceğim. Olumlu/olumsuz tüm eleştirilerimi şimdiden saklı tutuyorum! Biz gazeteciyiz ve bizim işimiz yazmak. Lütfen bunu kimse unutmasın!
Yeni dönemde CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve Soyer’in uyum içerisinde çalışacağını düşünenlerdenim. Her iki başkanın da yoğurt yiyişi diğer dönemlerden oldukça farklı. Bizim de pek alışık olmadığımız tarzları var.
Deniz Yücel, demişken buradan devam edelim. İlçe belediye başkan adaylarını belirlenmesi noktasında oldukça etkili olan Yücel doğrudan/dolaylı olarak 22-23 belediye başkanının belirlenmesinde söz sahibi oldu. Özellikle bastırdığı/istediği isimlerin tamamı seçimi kazanmayı bildi.
Bu sürecin bir kazanı da şüphesiz o oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan’ı da es geçmemek gerekiyor. Özkan, ince hamlelerle sürecin tam ortasında yer aldı. İlk başlarda arasının açık olduğu İl Başkanı Yücel’le daha sonra yıldızı barıştı! Söylenene göre ikili arasında bir dostluk da oluştu. Boşuna dememişler ‘büyük aşklar kavgayla başlar’ diye...

Yazının devamı...

Sahilde CHP içeride AK Parti

9 Nisan 2019

Bir seçimi daha geride bıraktık. Seçimden önce “AK Parti hangi ilçeleri alır?” diye sorulduğunda; “Kınık, Kiraz, Bergama, Bayındır” diyorduk ve yanlarına birkaç ilçe daha ekliyorduk. Kemalpaşa’da ise ittifaklardan dolayı başa baş bir mücadele olacağını biliyordum. Hem CHP hem de AK Parti cephesi, “300-500 oyla ya biz ya onlar alır” diyordu. Sonuçta da 700 oyla CHP seçimi kazandı!

Günlerdir ilçe bazında sandık sonuçlarını inceliyorum. İzmir’de işin özeti şu: “Sahilde CHP, içeride AK Parti”...

Hemen farklı örneklerle size bunu anlatmak isterim.

Bayraklı’dan başlayalım. CHP’ye her seçimde büyük destek veren ve seçimi kazanmasında önemli bir yeri olan Mansuroğlu, Manavkuyu ve Osmangazi mahallelerinde CHP’nin oy toplamı 38 bin 180! AK Parti’nin ise 15 bin 444.

CHP, dikey yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde yüksek oy almaya devam ediyor.

Bayraklı’nın gecekondulaşmanın yoğun olduğu mahallelerinden Cengizhan’da AK Parti 5 bin 367, CHP 2 bin 231; Çiçek Mahallesi’nde AK Parti 3 bin 036, CHP 2 bin 842; Gümüşpala Mahallesi’nde AK Parti 4 bin 978, CHP 3 bin 649; Nafiz Gürman Mahallesi’nde AK Parti 4 bin 463, CHP 3 bin 820 oy aldı.

Yüzde 80’i aşan oranlar

Karşıyaka’dan devam edelim... Yine dikey yapılaşmanın yoğun olduğu sahil kesiminde Bostanlı’da CHP 18 bin 422, AK Parti 2 bin 339, Mavişehir Mahallesi’nde CHP 7 bin 747, AK Parti ise 947 oy aldı. Yatay mahallelerden Latife Hanım Mahallesi’nde AK Parti CHP’yi geçmeyi başardı. Örnekköy’de de oylar kafa kafaya.

Yazının devamı...

O ilçelerde ne olacak?

21 Mart 2019

İzmir’de CHP Karabağlar, Güzelbahçe ve Bayındır dışında tüm adaylarını değiştirdi. AK Parti ise Menderes, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz ve Torbalı’da mevcut belediye başkanlarıyla “yola devam” dedi. Ödemiş’te Mevcut başkan Mahmut Badem kendi isteği ile aday olmadığını biliyoruz.

Hiç şüphesiz AK Parti’nin hedefi; mevcut belediyeleri yeniden kazanıp üzerine yeni ilçeleri eklemek! Ancak CHP de özellikle AK Parti’nin iktidar olduğu ilçeleri kazanarak 2014’ün rövanşını almak istiyor.

Burada Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu için ayrı bir parantez açmak istiyorum. 2014’te “AK Parti kazanamaz” denilen Menderes’te zafer kazanan Soylu, partisi tarafından yeniden aday gösterildi. Soylu’nun başkan olduğu günden bu güne kadar yaptığı işleri yakından takip ettim.

Doğma büyüme Menderesli olan Başkan Soylu, 2014 öncesi 3 yıl SGK müdürlüğü yaptı. Bu süreçte 190 bin kişiyle temas kurdu. İnsanların alışık olmadığı tarzda hizmet verdi. Emekliliği hak edenlerin belgelerini evlerine götürdü.

2014’teki adaylığında ayak basmadık yer bırakmadı. Çok çalıştı ve seçimi kazandı. Başkan olduktan sonra da “ayak basmadık” yer bırakmadı. Menderes açısından “ilk”lerin altına imza attı. Kendi ifadesiyle günde “4 saat” uykuyla 5 yılın sonuna geldi. Bu süreçte halı sahalar, parklar, kültür merkezleri, köylere düğün salonları, asfaltlama yaptı ve diğer hizmetleri hayata geçirdi.

Özellikle asfaltlama konusuna önem verdi. Gecenin bir yarısında tek başına çıkıp çalışmaları yerinde denetledi. “Menderes’te bozuk yol kalmayacak” dedi ve dediğini yaptı.

Bu yaptıkları ve elbette yapmadıkları/yapamadıkları ile Menderesli seçmenin kantarına çıkmaya hazırlanıyor. Karşısında da 5 yıl belediye meclis üyeliği yapmış Mustafa Kayalar rakip olarak çıktı.

Her iki isim de iddialı. 31 Mart akşamı ilk takip edeceğim ilçelerin başında Menderes gelecek. Bakalım sonuç ne olacak?

Yazının devamı...