Dedesinin izinde!

Dedesi, Gaziemir’in 93 yıl önceki kurucu belediye başkanı.

93 yıl sonra sıra torunu Halil Arda’da...

Seçilmeden önce kendisiyle tanıştım ama yüz yüze bir araya gelememiştik.

Sonunda buluştuk.

Gerektiği kadar konuştuk.

Bu sırada yapacaklarını, hayallerini anlattı.

Makam masasının hemen arkasında dedesinin fotoğrafı var!

“Dedem beni hep izliyor” diyor Başkan Arda.

Ekibine çok önem veriyor.

Kararları istişareyle aldığını söylüyor.

En büyük destekçisi eşi Deniz Arda.

Aynı zamanda Hollanda vatandaşı.

Çocuklar da öyle...

Bir ayakları hep yurtdışında.

Belediye bünyesinde Avrupa Birliği ofisi açmak için çalışmaları sürüyor.

Dedesinin izinde

Arda, bu projesiyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Eşimin ve çocuklarımın, benim Avrupa ile bağlantılarım çok kuvvetli. Eşim ve çocuklarım aynı zamanda Hollanda vatandaşı. Bir ayağımız orada. Orada da evimiz var. 20 senedir yılda 3-4 defa gidiyoruz. Ben son 5 seyahatimi arabayla gerçekleştirdim. 10 bin kilometre yaptım. Araba kullanmayı, gözlemlemeyi seviyorum. Oradakiler bizlerin hayalinin ötesini yapmış. Özendiğim bir yer. Eşim aynı zamanda Alman Dili ve Edebiyatı’nda okuyor. 18 yüzyıl uzmanıdır. Üniversitede Alman vakıflarıyla çok çalışıyorlar. Almanların karşılıksız bursları var. Başkanlar olarak belediyeleri borçlu devralıyoruz. Bir taraftan da ülkenin ekonomisi kötü. İller Bankası’ndan gelen para kısıtlı. Elimiz kolumuz bağlı. Ek kaynak yaratmalıyız. İkincisi ise oradan kültürel anlamda da bir bağ oluşturmak. Bu insanların parayla satın alamayacağı potansiyel. Hibe projeler. Ortak projeler. Dil eğitimi bunlardan biri. Engellilerle ilgili projeler olacak. Gönüllük sistemini Gaziemir’de aktif hale getirmek istiyoruz. Bunu yapabilecek potansiyelde eğitimli insanlar var. Konferanslar düzenleyeceğiz. Emekli olmuş kendi dalında uzmanlar var. Evde oturuyorlar. Bunları gençlerle buluşturacağız. Bilgi birikimlerini gençlere anlatsa güzel olmaz mı? Bunun için benim mekanlara ihtiyacım var. Gençlik merkezi düşünüyorum. Ödüllü bir projeyle olacak. Bunlar için ek kaynak yaratılmalı... Avrupa Birliği’nden bununla ilgili destek alabiliriz. Gençlerin radikalleşmemesi için böyle bir proje düşünüyorum dediğinizde mesajı verirsiniz. Avrupa’nın nüfusu yaşlanıyor. Donanımlı, eğitimli insanlara ihtiyaçları olacak. Bu bizim gençlerimizin önünü açacak. Gençlerimize imkan yaratmak istiyoruz. Ege Serbest Bölgesi İş Adamları Derneği yöneticileriyle görüştüm. Hayallerimi anlattım. Desteğini istedim.”

Az önce de ifade ettim. Başkan Arda’nın en büyük destekçisi eşi Deniz Arda...

Başkan Halil Arda, “Fahri danışmanım” dediği eşiyle ilgili ise şunları anlattı:

“Biz bir ekip olarak yola çıktık. Ekibimin şu anki büyük parçalarını belediyede profesyonel olarak göreve getirdim. Eşim, bu ekibin parçası ve fahri danışmanım. Bana yardımcı oluyor. Bu danışmanlık sadece Avrupa Birliği projeleri ve ilçemizdeki kadınlarla birlikte gönüllü yapılacak işler. Eşimin hiçbir müdürle tanışıklığı, yaptırım gücü yok. Selam verir geçer. Ama bu dışarıda farklı yorumlanabiliyor. Hiç önemli değil. Yanlış algılanacak diye ben doğru şeyden asla vazgeçmem. Böyle bir elemanı parayla bulamazsınız. Hem bedava çalışıyor (gülüyor.) Herkesin bununla gurur duyması gerekiyor. 4 dil konuşuyor. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Hollandaca... Böyle birini buluyorlarsa parayla çalıştırsınlar!”

Yüzde 60’ı geçerim

Başkan Arda, sürekli halkın içinde olduğunu söylüyor.

“Bugün seçim olsa yüzde 60’ın üzerine çıkarız. Sürekli halkın içindeyim. Çok farklı bir seçim çalışması yürüttüm. Kimseden oy istemedim. İnsanlara,’Ben iyi bir insanım. İyi insanlarız. Çok büyük bir gücünüz var. Oyunuzu kullanırken vicdanınızın rahat etmesi için araştırın. Bana oy verirseniz çocuklar gibi sevinirim. Oy vermezseniz üzülürüm. Ama kendime güveniyorum’ dedim. Ekibim, ‘Böyle olmaz’ dedi. ‘Hayır’ dedim. Kimseye iş sözü vermedim. Yalan söylemedim. Gizli bir ajandam yok. Aday adaylığım sürecinde ne sosyal medyayı, ne İzmir basınını kullandım. Bir taktikti. Derinden gittim. Yıpranmak istemedim. MYK üyelerinin ne kadar çalıştığını görüyordum. Seni dinliyorlar, CV’ni inceleniyorlar ve kamuoyu yoklamaları... Kamuoyu yoklamalarına güveniyordum. Yola çıktığımızda hiçbir bağlantım yoktu. Kimseye dayanmadan yola çıktım. Bir gün belediye başkanı olacağım diye yaşamadım. Başvurular bir hafta uzatıldı. Normal süresinde aday adaylığı başvurum olmadı. Uzatıldıktan sonra, aday adayı olmadığımı görenler baskıyı artırdı. Mustafa Kemal kitabını okuyordum. Çok etkilendim. Uzatılan süresinin son günü son dakikasında başvuru yaptım. Eğer aday adaylığı başvuru süresi uzatılmasaydı, bugün başkan değildim.”