Siyaseti bir kenara bırakın!

Üç gün boyunca ciğerlerimiz yandı.
Alevler, rüzgâr nedeniyle her geçen gün büyüdü.
Yeşil, küle döndü!
Sonunda söndürüldü.
Şimdi gerçekten yaraları sarma zamanı.
İzmir, yanan alanları yeniden yeşertmek için el ele vermeli.
Bunun ilk adımları atılmaya başlandı bile...
İZTO, EBSO, İTB, birlikler, İZSİAD, Ege ve Dokuz Eylül üniversiteleri, taşın altına ellerini koymaya hazır olduklarını açıkladı.
MHP İzmir İl Başkanlığı, 300 bin fidan dikeceklerini bildirdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le konuştum, çok büyük bir kampanya başlatacaklarını söyledi.
Her şey çok güzel. Eminim, İzmir bunu başaracak!
Burada kocaman bir ANCAK demek gerekiyor!
Yangınla birlikte siyasetin kutuplaşmış yüzünü gördük.
“O haklı, bu haksız” demek olmaz.
Yangın konusunda bile siyasiler birbirlerini acımasız şekilde eleştirdi.
Bu beni gerçekten üzdü.
Dikkatimi çeken bir diğer konu da şu... Bu alanlar ağaçlandırılacaksa Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılmalı. Ancak, bu noktada bir ayrışma görüyorum!
Siyaset bir kenara bırakılmalı!
Bu konu üzerinden siyaset yapanları tek tek deşifre etmek gerekiyor ki, ben de bunu seve seve yapacağım!

Kocaoğlu’nun sözleri!

Geçen hafta, İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’yla görüştüm.
Kongre süreci ve Tunç Soyer’le ilgili önemli şeyler söyledi:
“Siyasette, kongre döneminde kesinlikle aktif olmayacağım. Mahalli delege olma gibi talebim yok. Aday olmayacağım. Yaparlarsa da ‘yapmayın’ diyeceğim. Kongrelere karışmam mümkün değil. Parti içinde 2-3 çıkarsa, bana da ‘İçlerinden hangisi daha iyi?’ diye sorarlarsa o zaman, ‘Şu daha iyi’ derim. Bu da partililik görevim.”
Dinlenme sürecinde olan Kocaoğlu, Başkan Soyer’e en az bir yıl süre verilmesi gerektiğini gerekçeleriyle anlattı:
“Millet laf arıyor. Tunç Bey, koltuğuna bir yıl otursun. O koltuğa kim oturursa otursun Büyükşehir’de yapılacak çok iş var. İzmir’in vizyonunu çizerken uzun erimli çizdik. Kentin gelişmesi için bütün projeler var. Bilimsel çalışmalar yapılmış. Stratejik planlarda nerede ne yapılacağı var. Koyundan keçiye, tarımdan sanayiye, sanattan turizme, fuarda nasıl bir yol izleneceği var. Gerekçeleri, fizibilitesi, vizyonuyla birlikte her şey mevcut. Tunç Başkan’ın zamana ihtiyacı var. Rahmetli Ahmet Piriştina’dan sonra koltuğa oturdum. İki yıl boyunca kimse sesini çıkarmadı; ‘Yeni geldi, öğrenecek’ dediler. O avansı bana verdiler. Biz de iki yıl içinde toparlandık. Tunç Bey’e en az bir yıl süre vermek lazım.
Eleştirmek kolay bir şey. Daha dört ay olmuş. O zaman sen gel yap kardeşim! Ekonomik kriz var. Devlet bütçesi daralıyor. Büyükşehir bütçesi de daralıyor. Enflasyon, almış başını gidiyor. Ciddi bir finans tasarrufuyla belediyeler ayakta durur. Belediyelerin ilk görevi, belediyeyi işletmek. Kaynak varsa tabii ki yatırım yapılacak.”

‘10 kilo verdim’

Aziz Kocaoğlu’na, “Başkanlık sonrası süreç nasıl gidiyor?” diye sorduğumda, gayet mutlu bir ses tonuyla yanıt verdiğini söyleyebilirim:
“Arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Tavla oynuyorum, kitap okuyorum. Torunla oynuyorum. Bana iyi geldi. 10 kilo verdim. Yemek işi düzeldi. Stres azaldı. Dinlenmeye devam ediyorum. Belediye başkanı olmadan önceki kiloma 4-5 kilo kaldı.”
Kocaoğlu tarafından son bilgiler bu şekilde...