Vajinismus Tedavisi

8 Ekim 2019

Büyük hayaller ve büyük beklentilerle çıkılan evlilik yolunda vajinismusla tanışan çiftler için mücadele süreci kolay değildir. Hastalığın kabullenilmesi, tedavi için doğru merkezin seçimi dikkat isteyen süreçlerdir.

Tedavi süreci vajinismus çiftleri için, evlilikte karşılaşılan her sorun gibi el ele verilerek yürütülmesi gerekir. Vajinismus sadece kadının değil, çiftin ortak sorunudur. Evliliğin bu sınavına karşı hem maddi hem manevi anlamda kenetlenerek mücadele vermek duygusal bağları da güçlendirecektir.

Vajinismus, kendi içinde hem kadının hem de erkeğin duygu dünyasında çalkantılara neden olur. Yüzleşmek, yenmek için verilen mücadele özellikle kadın için kolay değildir. Bu duygusal iniş çıkışları kontrol etmek için hayatın geneline huzuru ve güveni aşılamak gerekir.

Tedavi sürecinin sorunsuz geçmesi, tedavinin faydalarını daha iyi görmek için neler yapılabilir?

Duygusal iniş çıkışların verdiği gerginliklerden etkilenip, kavga, tartışma ve gerginlikten mümkün olduğunca uzak durun. Tedavi süreci sizin için hassas bir dönem. Bu dönemde birbirinizi incitmemelisiniz. Kadının ve erkeğin duygusal desteğe ihtiyaç duyduğu bu dönemi, evliliğinizin aşılmak üzere olan bir sınavı olarak görüp, bu sınavı başarıyla tamamlamanın gayretini gösterin. Evlilik öncesinde veya evlilikte yaşadığınız vajinismusun dışında sorunlar varsa muhakkak aile terapisi almanız size iyi gelecektir. Evliliğin temellerini ne kadar sağlam atarsanız, karşılaşacağınız sorunlarla baş edebilme özelliğiniz de o denli güçlü olacaktır.

Vajinismus tedavisi başladığında, tedavinizi gerçekleştiren uzmanın kurallarına uymak önemlidir. Cinsel perhiz uygulamasına dikkat edilmesi hem çiftlerin hayal kırıklığı yaşamasına engel olur hem de kişinin kendine ve tedaviye olan güvenini pekiştirecektir. Vajinismus tedavisi sırasında hem bireysel hem de eşli olarak yapılması gereken ödevler vardır. Ödevlerin eksiksiz yapılması, tedavinin kısa sürede tamamlanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda ev ödevleri çiftlerin yakınlaşması ve duygusal bağın güçlenmesini destekler. Ev ödevleri ve duygusal paylaşımların daha konforlu gerçekleşmesi adına sosyal hayatı biraz azaltıp tedaviye konsantre olmak size iyi gelecektir. Geç saatlere bırakılan ev ödevlerinden verim alınamadığı da bir gerçektir.

Çift olarak sizi demoralize edecek kişilerden ve konuşmalardan uzak durmalısınız. Zihninizi tüm olumsuz düşüncelerden arındırmak için çaba göstermelisiniz. Beyin neye inanır, neye şartlanırsa beden ona göre hareket edecek ve tepki geliştirecektir. Bu nedenle olumsuz dil kalıplarınızı bir kenara bırakıp pozitif düşünün, pozitif konuşun.

Vajinismus, çift ve uzmanla birlikte kurulacak güçlü bağlarla kolayca aşılabilir.

Yazının devamı...

Neden Ben?

25 Eylül 2019

Vajinismus yaşayan her kadın nedenlerini kendi belirlemektedir. Kişilerin aile yapısı, yetiştirilme tarzı, kişilik yapısı, toplumsal yapı, inanç ve algılarla birlikte yaşanan deneyimlerde birbirinden farklıdır. Bu nedenle her vajinismus kendine has nedenlerle semptomlarını yaşamaktadır.

Vajinismus büyük oranda psikolojik kökenli bir bulgudur. Vajinismus için genellikle çocuklukta yaşanan cinsel travmaların tetikleyici neden olduğuna dair yaygın bir inanç olmasına karşın durum düşünüldüğü gibi değildir.

Geleneksel yapıdaki ailelerde yetişen kız çocuklarının, cinsel kimlik gelişimini olumsuz etkileyen birçok mesaj hastalığın temelini atmaktadır. Bu mesajlar, cinselliğin “namus” olgusuyla ağır bir anlam yüklenmesi, cinselliğe kirlilik imajının verilmesi, bekaretin ölüm-kalım konusu olması ve buna benzer birçok çarpıtmaların yüklenmesidir.

Yetiştirme tarzına ve toplumsal cinsiyete ilave olarak vajinismusa neden olan bir diğer etken de abartılarak anlatılan ilk gece hikayeleridir. Cinsel deneyim yaşamamış kişilerin ilk geceye dair anlatılan abartılı hikayeler, cinselliğe karşı “acı-ağrı” beklentisini arttırmakta ve vajinismusa alt yapı oluşturmaktadır.

Kişilik yapıları da vajinismus nedenlerinde önemli bir etkendir. Kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişilik yapılarındaki kadınlarda, ilişki sırasında kontrolü kaybetmek veya bilinmez bir deneyime olan güvensizliklerinden dolayı farkında olmadan ilişkiyi reddeder. Bununla birlikte ağrı eşiği düşük kişilerde de yüksek acı-ağrı beklentisi olumsuz ve fazla bir korku oluşturmakta ve ilişkinin gerçekleşmesine izin vermemektedir.

Yaşanan olumsuz jinekolojik deneyimler, vajinaya ve vajinayla ilgili aktiviteleri de olumsuz etkileyebilmekte ve vajinismusun alt yapısını oluşturabilmektedir. Muayene esnasında hekim yaklaşımı, muayenenin içeriği ve tavırlar kişiyi bu yönde olumsuz etkileyebilmektedir.

Vajinismus nedenleri bu ve buna benzer birçok nedenle ortaya çıkabilmektedir. Unutulmamalıdır ki neden her ne olursa olsun vajinismus bilimsel yöntemlerle kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Yazının devamı...

Vajinismus Tedavi Metotları

16 Eylül 2019

Vajinismus, tamamlanmamış evlilik olarak da tanımlanabilir. Cinsellik evlilik için oldukça önemli bir unsurdur. Bu önemli aşama eksik kaldığı zaman hem bireylerde hem de evlilikte zamanla yıpranmalar görülmeye başlanır. Tüm bu olumsuzlukları yaşamamak adına, vajinismus tedavisini ertelememek gerekir. Vajinismusun yüzde yüz tedavisi mümkün bir semptomdur.

Vajinismus tedavisi ve vajinismus tedavi metotları, uygulayıcı uzmanlar ve merkezler arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Uygulanan tedavi yöntemlerinin bilimsel ve etik olması önemlidir. Bilim dünyasında vajinismus tedavisinde yaygın olarak uygulanan yöntemler; parmak egzersizleri ve bilişsel cinsel - davranışsal cinsel terapilerdir.

Parmak egzersizleri: Parmak egzersizleri, birçok merkez ve uzman tarafından vajinismus tedavisinde önerilmekte ve uygulanılmaktadır. Parmak egzersizleri aşamasına geçilmeden önce, ayna ile vajinayı tanıma, vajinaya dokunma ve masaj, pelvik kasların kontrolünü sağlamak için Kegel egzersizleri verilmektedir. Bu aşamaların tamamlanmasının ardından parmak egzersizleri ödevi, hastanın kendi serçe parmağının birinci boğumunu vajina içerisine almasıyla başlar. Serçe parmak ikinci ve üçüncü boğum olarak tamamlanan süreç, orta parmağa ve iki parmak şeklinde devam etmektedir. Kişisel egzersizlerin tamamlanmasının ardından eşli çalışmalar başlamaktadır. Eş parmağı da alınabildikten sonra çifte ilişki önerilmektedir.

Parmak egzersizleri, vajinismus tedavisinde sıklıkla kullanılan bir tedavi yöntemi olmakla birlikte, hastaların süreci başlatma ve sürdürme oranı oldukça düşüktür. Vajina ile ilgili olumsuz yargılar, vajina temasına izin vermemekte ve hastada korku, endişe ve tiksinti oluşturabilmektedir.

Kegel egzersizleri: Adını, bu yöntemi bulan bilim adamı Dr. Kegel’den alan bir egzersiz çalışmasıdır. Kegel egzersizinde amaç, pelvik kasların kontrol edilebilir hale gelmesi ve güçlenmesidir. Cinsel terapilerde oldukça faydalı olduğu bilinen Kegel egzersizi, vajina içerisine kan akışını yoğunlaştırdığı için cinsel isteği arttırıcı özelliği de vardır.

İdrar, büyük abdest ve gaz ihtiyaçlarının gerçekleşmesi veya ertelenmesi için kullanılan pelvik kaslar aynı zamanda vajina girişinin dörtte üçünde de yer almaktadır. Bu nedenle vajinada istemsiz kasılan, idrar, dışkılama veya gaz çıkarmada kontrol edilir olan bu kasların kontrolü ve güçlenmesi hedeflenmektedir.

Kegel egzersizi öncelikle kasları daha iyi bir şekilde hissedebilmek için idrar yapılırken önerilir. İdrarı bir anda boşaltmak yerine idrarı tut-bırak şeklinde tamamlanılması istenir. Bu şekilde kontrolü öğrenilen pelvik kaslar, idrar yokken de sık-bırak egzersizleri yaptırılarak süreç tamamlanır.

Kegel egzersizi, vajinismus tedavisinde önemli olmasına karşın tek başına bir tedavi yöntemi değildir.

Yazının devamı...

Vajinismus Hastası Neler Yaşar?

4 Eylül 2019

Günümüzde cinsellik tabu olmaktan çıkamamış bir konudur. Konuşulmaktan çekinilen, utanılan bir konuda sorun yaşandığında bunu dillendirmek ve çözüm arayışına girmekte çiftler için zordur. Vajinismus çiftleri bu gerçekle karşılaştığında kendilerini yalnız hissederler. Sanki bu sorunu yaşayan tek çift kendileriymiş gibi bir düşünceye kapılırlar. Oysa vajinismus en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Fobik bir semptom olan vajinismusun verdiği en belirgin özellikse hastalıkla yüzleşmekten kaçmak ve tedaviyi sürekli erteleme isteğidir. Oysa vajinismus tedavisi geciktirildikçe çiftlerin yaşam kalitesi düşmekte ve ilişki yıpranmaya başlar.

Vajinismus kadını için bu yaşananlar özgüven konusunda ciddi yaralanmalara neden olmaktadır. Kendini eksik ve yetersiz görmeye başlar. İş hayatında, sosyal hayatında sürekli olarak zihnini meşgul eden ve enerjiyi düşüren bir konu olarak yer alır. Bu durum erkek eşe karşı mahcubiyet veya tam tersi agresif bir tutuma girilmesine neden olabilmektedir. Sonucu birleşme denemesine gidecek kaygısıyla eşler birbirinden fiziksel olarak uzaklaşmaya başlar. Fiziksel uzaklaşma eşlerin duygusal bağlarını da zayıflatabilir. Özellikle, evlilik süresi uzadıkça sosyal baskılarla çocuk beklentisi oluşmakta ve bu baskı çiftlerin daha fazla içlerine kapanmasına ve daha az sosyalleşmelerine neden olabilmektedir.

Vajinismus erkek eşlerinin birçoğu bu durum karşısında aşırı anlayışlı bir tutum sergiler. Eşlerinin en büyük destekçisi olmaları takdir edilmeye değerdir. Tabii ki çiftlerin ortak sorumluluk alanı olan vajinismusun dayanışma ve bağlılıkla karşılanması gerekmektedir. Burada önemli olan erkek eşlerin aşırı anlayışlı yaklaşımlarının tedaviyi geciktirmemesidir.

Vajinismus hayatın her alanını etkileyen ve yaşam kalitesini düşüren bir semptom olmakla birlikte tedavisi kısa sürede ve kalıcı olarak yapılmaktadır.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Op. Dr. Tamer Gültekin

http://www.drtamergultekin.com/

Yazının devamı...

Vajinismus Evlilikleri

28 Ağustos 2019

İstenildiği halde ilişkiye girememek olan vajinismus, bu sorunu yaşayan çiftlerin mutlu başlangıçlarına gölge düşürmektedir. Sevgilerini evlilikle taçlandıran çiftlerin hemen hiçbiri vajinismusu hesaba katmamaktadır. İlk cinsel deneyim yaşanacağı sırada bu tatsız gerçek kendini gösterir ve çiftler ilk hayal kırıklıklarını yaşarlar.

Kültürel olarak cinselliğin “ayıp, kirli, günah” sayıldığı bir ortamda ve bu imajlarla büyütülen kız çocuklarının, ilk cinsel deneyimleri sırasında korku ve endişeye kapılmaları da oldukça normaldir. Cinsel kimlik yaşının geliştiği dönemlerde kulaktan kulağa anlatılan abartılmış ilk gece hikayeleri de bu korkunun daha da büyümesine neden olmaktadır.

Bu etkenlerle şekillenen cinsellik algısı, ilk gecede vajinismus olarak kendini göstermektedir. Vajinismus, evliliğin her alanına etki eden bir durumdur. Öncelikle özellikle erkek eşin, eşinin sevgisini sorgulaması, verilen tepkilerin şahsına yapıldığına dair düşüncelerle gerilimler başlayabilmektedir. Oysa vajinismusta birleşmeye karşı verilen tepkilerin hiçbiri eşe yönelik değildir. Bu farkındalığa ulaşana kadar geçen sürede eşlerin birbirlerini yıpratmaları söz konusu olabilmektedir.

Tatmin edilmeyen cinsel dürtüler zaman içerisinde öfke ve saldırganlığa neden olur. Bu noktada vajinismus sorunu yaşayan çiftlerde sıkça tartışma ve kavgalar ortaya çıkabilmektedir. Birbirlerine her fırsatta dokunan, sarılan, fiziksel yakınlık yaşayan çiftler zaman içerisinde sonu başarısız denemeyle sonuçlanacak düşüncesiyle birbirlerinden uzaklaşmaya başlar. Bu durum iletişimsizliği de beraberinde getirmektedir.

Evliliğin ilerleyen zamanlarında çevreden gelen çocuk baskılarıyla birlikte çift kendi içine kapanmaya ve asosyal hayatı tercih etmeye başlar ki bu durum daha da kısır döngüye girilmesine neden olur.

Vajinismus uzman desteği olmadan atlatılamaz. Zamana bırakmak, tedaviyi ertelemek veya semptomları görmezden gelmek hem evliliğin hem de bireysel yaşam kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Vajinismus sorunuyla karşılaşan çiftlerin en kısa sürede güvenilir uzmanlara başvurması ve tedavi olması, evliliğin yıpranmadan devam etmesi için önemlidir.

Nedeni ne olursa olsun vajinismus çok kısa sürede ve kalıcı olarak tedavi edilebilen bir semptomdur.

Yazının devamı...

Vajinismus

22 Ağustos 2019

Vajina içerisinde yer alan kasların istemsiz kasılması sonucu birleşmenin gerçekleşememesi ya da ağrılı ve acılı gerçekleşmesine olan vajinismus tedavi edilmediğinde cinsel ilgi kaybına neden olabilmektedir.

Vajinismus kadınlarının yaşadığı birleşmeyle ilgili olan bu fobik tepki zaman içerisinde cinselliğe dair tüm imajların zayıflamasına neden olabilmektedir. Birçok vajinismus kadını ön sevişme veya klitoral orgazmla ilgili sorun yaşamaz. Cinsel uyarılma sırasında vajinal ıslanma gerçekleşir. Birleşme sırası geldiğinde alınan hazlar yerini korku, endişeye, kuruluk ve kasılmalara bırakır. Haz duygusunun hemen arkasından gelen bu fobik yüzleşme, zihin tarafından diğer hazların da zayıflamasına, ilginin azalmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak hiç kimse fobisiyle karşılaşmak istemez.

Genel olarak bakıldığında vajinismuslarda görülen cinsel isteksizliğin temelinde, “sonu birleşmeye gidecek” korkusu yatar. Birleşme kaygısı olmayan dokunuşlarda ve sevişmelerde vajinismuslar cinsel haz alabilmektedir.

Birleşme kaygısından kaynaklanan cinsel ilgi kaybı zaman içerisinde çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına, yabancılaşmasına, paylaşımlarının azalmasına da neden olmaktadır. Vajinismusun etkisiyle başlayan bu aseksüel hayat, çiftler için oldukça zorlayıcı ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir ortamı beraberinde getirir.

Hem özel hem de sosyal hayatı olumsuz etkileyen vajinismus tedavi edildikten sonra, kadının aktif cinsel hayata adapte olması biraz zaman alabilmektedir. Tamamıyla korkular ve yanlış bilgilerin yoğurduğu cinsellik imajını yeniden oluşturmak, birleşmenin haz boyutuyla tanışmak için çiftlerin cinsel terapi alması önemlidir. Bu sayede edinilen yeni bilgilerin davranış halini alabilmesi ve zihnin buna adapte olma süresi hızlanır. Bu sayede sağlıklı evliliğin temeli olan sağlıklı cinsel hayata kavuşulmuş olunur.

Vajinismus ve vajinismusa bağlı olarak gelişen cinsel isteksizlik, profesyonel destek alınarak kısa sürede tedavi edilebilmektedir.


Yazının devamı...