İzmir’e Cumhuriyet Müzesi önerisi

11 Kasım 2021

İzmir’de Cumhuriyet kazanımlarını genç kuşaklarla buluşturacak bir müzenin olmaması büyük bir eksiklik. Geçmiş yıllarda Asarı Antika Müzesi’nin girişinde, “İnkılap Tarihi” şimdiki adı ile “Devrim Tarihi” köşesi vardı, müze işlevini kaybedince bu bölüm kapatıldı.

Bunca birikimine karşın müzeler konusunda başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Arkeoloji, tarih, sanat, resim ve heykel müzelerimiz kentin tarihsel ve sanatsal değerlerini taşıyacak kapasitede değil… 

Karataş’ta kurulduğu tarihten itibaren daha çok Cumhuriyet eğitim tarihine ait belge ve objelerin sergilendiği, Türk Eğitim Tarihi ve Teknoloji Müzesi’ne tadilat sonrası gittiğimde eskiden sergilenen obje ve eşyaları göremedim.

Yazar Abdülkadir Hazman, İzmir’in Batı Yakası kitabında Türk Eğitim Tarihi ve Teknoloji Müzesi’nin öyküsünü şöyle anlatır;

“Kuruluş amacı, Türk eğitim sistemini ve eğitim teknolojisini tarihi gelişimi içinde araştırmak; araç, gereç, doküman ve başka eserleri toplamak,

Yazının Devamı

Zeytin hasadı mevsiminde Ayvalık

4 Kasım 2021

Bin küsur yıllık zeytin ağacını kucaklamak, alın teri dökülerek yapılan zeytin hasadını görmek için Ayvalık’a gittim. Yolda, Gazeteci-Yazar Ahmet Yorulmaz’ın “Ayvalık’ı Gezerken” kitabından okuduğum bilgiler canlandı hafızamda. “Zeytin ağacının ömrü çok uzundur, beş yüz hatta bin yıl yaşar. Bu nedenle botanikte ölümsüz ağaç olarak kabul edilir. Kış ürünü olan zeytinin toplandığı kasım, aralık, ocak ayları Ayvalık’ın en hareketli aylarıdır. Ayvalık Zeytinyağı başka yerlerde üretilene göre daha incedir, daha başka bir nefasettedir.” * 

16. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali kapsamında Küçükköy’ün meydanında yapılan etkinlikleri izlerken dostlarla karşılaştım, köyün tarihsel birikimine tanık olan çeşmelerinden akan suyla serinledim. TEMA Vakfı’nın Çamoba köyünde düzenlediği “İklim değişikliğinin zeytine etkisi” konulu panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Murat Türkeş, Yüksek Ziraat Mühendisi Dr. Ayça Akça

Yazının Devamı

İzmirlilerin restorasyon deneyimi

21 Ekim 2021

DHA haberinde okudum. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “St. Pierre Hanı’nı restorasyon devam ederken açıyoruz. Tarihi yapıların nasıl restore edildiğini görmek için de tarihi hana gelinebilecek. Vatandaşlara restorasyon esnasında izleme ve keşif olanağı sunuyor.  Özellikle İstanbul’un farklı yerlerindeki restorasyonları İstanbulluya yaşatıyoruz, bu da çok kıymetli bir deneyim” dedi. 

Başkan İmamoğlu’nun haberini okuyunca karşılaştığım kabalıkları anımsadım. Yazdığım yazılar dışında farkına varılmaları için sayısız etkinliğin içerisinde yer alıp onarılmasına vesile olduğum tarihi yapıların restorasyon aşamalarını görmeye gittiğimde nedense kapılar yüzüme kapandı. Emirsultan Haziresi restorasyonu sırasında konusunda uzman sanat tarihçisi hocamız ile gittiğimizde içeriye girmemiz engellenmişti…

Pazaryeri Mahallesi’nde Carfi Konağı’nda ve odun deposu olarak kullanılmasına karşı çıktığım vakıf eseri Kıllıoğlu İbrahim Efendi Hamamı’nda da başıma benzer olaylar geldi. Yaptığım uyarı üzerine belediye şantiye önüne apar

Yazının Devamı

Basmane’de Afrikalılar

14 Ekim 2021

Geçen yüzyılda İzmir’e gelen veya getirilen, limanda hamal, tütün ve pamukta ırgat, evlerde hizmetçilik yapıp, kazançlarıyla nohut oda, bakla sofa küçük bahçeli evlere sahip olan Afrika kökenli yurttaşlarımız, Kadifekale eteklerinde yukarı dediğimiz mahallelerde yaşarlardı. Geçen gün onları Kubilay Mahallesi’nde (Temaşalık) görünce Muhtar Ünal Kalfa’ya, “Bir zamanlar mahallende yaşayan Afro Türkler geri mi döndü?” diye sordum.

“Yok bunlar Angola, Kongo, Somali, Nijerya, Senagal Sudan ve diğer ülkelerden gelen yeni komşularımız, tarih tekerrür ediyor” diye cevap verdi.

İzmir’de Afrikalı göçmenlerin sayısı her gün artıyor, tuvaletleri, mutfakları, banyoları sorunlu olan terk edilmiş evler geçici de olsa yuvaları oldu. Kapı önlerinde piknik tüpüyle yemek pişirip, birbirlerinin saçlarını ustaca örüyorlar, sanki hepsi doğuştan berber…

Önümüz kış, sıcak iklimin insanları ısınma sorunu yaşayacaklar, dilerim kışı kazasız atlatırlar.

Çocukları

Yazının Devamı

Hastane giysileri sokak kıyafeti değildir

7 Ekim 2021

Özellikle öğle vakitlerinde İzmir-Hatay Caddesi, Tepecik, Bornova, Kemeraltı gibi kalabalık merkezlerde, kafelerde, restoranlarda, alışveriş merkezlerinde üzerlerinde çeşitli renk ve desenlerde ameliyathane giysileri olanlarla karşılaşıyorum. Geçen gün İzmir Metro’da da üzerinde bir üniversitenin ameliyathane amblemini taşıyan giysilerle seyahat edenleri görünce konuyu Anesteziyolog Dr. Metin Özer’e sordum.

“Hastane giysileri sadece özel birimlerde kullanılmak üzere üretilmişlerdir. Sokak giysisi veya pijama olarak kullanılamazlar. Beyaz giysiler haricindekilerle hastane içeresinde bile dolaşılması uygun değildir. Ameliyat veya tıbbi girişim yapılan birimlerde kullanılan giysinin enfeksiyonu dışarı, dışarıdaki bir enfeksiyonu da hastaneye veya kliniğe taşıma tehlikesi vardır. Doktorlar 19. yüzyılın sonlarına kadar günlük giysi üzerine takılan siyah önlükleri kullanmışlardır. Siyah kumaşın üzerindeki kan lekelerinin kolay fark edilmemesi enfeksiyon hastalıklarının yayılmasına yol açmıştır. Isı sterilizasyonunu ameliyathaneye sokan Ernst Von

Yazının Devamı

Adlandırma hataları

30 Eylül 2021

Mimar Mihriban Yanık tarafından, eski Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan’a önerilen tarihi Alanyalı Konağı, aynı günlerde kamulaştırılmıştı. Alanyalı ailesinin mülkiyetinde bulunan tarihi binanın daha önceki sahipleri Yemişçizade ailesiydi. Tarihi binalar el değiştirdikçe adları da değişiyor. Bana, “Paşa Konağı nerede?” diye soruyorlar; “Bilmiyorum” diyorum. Tevfikpaşa Konağı diye sorsalar sorun olmayacak. Bu aralar sıklıkla, “Silahhane binası nerede?” sorusuyla karşılaşıyorum. Bilmeyenler, silah ve cephanenin saklandığı bina zannediyor. Silahhane nereden çıktı yok böyle yer derken, belediyeden habire silahhane bilgisi servis ediliyor. Akıncı Mahallesi’nde, İzmirli ailenin yaşadığı eski İzmir evini kiralayan ve toplam 5-6 yıl burada silah tamirciliği yapan ustanın tabelasına bakıp binaya silahhane demek ne kadar doğru? Önceki yıllarda, aynı silah tamircisi Kadın Müzesi’nin bodrumunda sanatını icra ediyordu... Hakan Tartan, Konak Belediye Başkanlığı döneminde, tıpkı Radyo ve Kadın Müzesi gibi Sakarya Mahallesi’nde satılığa çıkmış Roma su kanalının

Yazının Devamı

Keşkelerini gerçekleştiren kent Ayvalık

23 Eylül 2021

Belediye Başkanı Sayın Mesut Ergin’in davetiyle, Cem Seyhun Ünbay, Turist Rehberi Araştırmacı-Yazar Mehmet Gülümser, Fotoğraf Sanatçısı Atilla Özdemir, Araştırmacı-Yazar Metin Özer ve Gazeteci-Yazar Alaattin Gür’le birlikte Ayvalık’a gittik. Deniz kenarında, bölgeye özgü sarımsak taşıyla (İgnimbirt) inşa edilmiş, tarihi belediye binasının ahşap merdivenlerini çıkıp Başkan Mesut Ergin’i, mütevazı makamında ziyaret ettik.

Görenlerin sadece yazları değil, ömür boyu yaşamak istediği turizm kenti Ayvalık’ta, sevenlerinin oylarıyla seçim kazanmış; genç, dinamik, güler yüzlü belediye başkanıyla tanışmaktan mutlu olduk. Konuşmasına “Keşkeleri gerçekleştiriyoruz” diye başlayan Başkan, bizlere eski Ayvalık evlerinin restorasyonunu, sokak iyileştirme çalışmalarını ve inşa ettikleri yaşlı bakımevi projesini anlattı. Göreve geldiğinde 82 milyon olan belediye bütçesini pandemi günlerinde yaşanan sıkıntılara rağmen 116 milyona çıkardıklarını, önümüzdeki sene için 220 milyonu

Yazının Devamı

Kula

16 Eylül 2021

Geçen hafta Esat Erçetingöz-Serhan Şarman’ın ‘Yaşayan Müze Kula’ fotoğraf sergisine katılmak için, dostlarla Kula’ya gittik. Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun’u ziyaret edip tanıştık. Genç belediye başkanının makamında, duvarda asılı olan antika çerçevenin içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk portresi dikkatimizden kaçmadı, gururlandık. Başkan bizlere, 40 milyonluk belediye bütçesiyle Kula için yaptıklarını, yapacaklarını anlattı, Kula taşınmaz kültür varlıkları envanteri ve Kula evleri restorasyonu üzerine konuştuk. Kula’nın yetiştirdiği; halkını, esnafını, kültürünü bilen bir belediye başkanıyla karşılaşmaktan, konuşmaktan keyif aldık... Daha sonra Belediye çalışanları Ali Karatay, Yiğit Karakuzu, Mest Kolbüken, Gazeteci Hikmet Sepet ve Basın Danışmanı Harun Kayrakçı eşliğinde kenti gezdik, arastada demircileri, kalaycıları, bakırcıları, tenekecileri, helvacıları, semercileri, leblebicileri, terzileri gördük. Lezzetli pideleriyle karnımızı doyurup, bakır kazanda şeker katılmadan

Yazının Devamı