Alsancak Garı

Alsancak’ta TCDD 3. Bölge Müdürlüğü binasını ziyaret ederseniz yorucu olmayan, gıcırdayan ahşap merdivenlerinden inip çıkarken farklı bir mekâna geldiğinizi hissedersiniz. Giyotin pencerelerin ve kapıların mekanik sistemleri halen çalışır durumda. Şömine ve emaye sobaları kullanılmasa da binanın süsü olarak hemen fark ediliyor. 19. yüzyıl mimarisini yansıtan kapı-pencere detayları, ahşap mobilyaları, tavan süslemeleri, birbirine açılan odaları görülmeye değer...

Geniş bir arazi üzerinde İngilizler tarafından inşa edilen Alsancak Garı; dışarıdan görüldüğü gibi, yolcu salonu, hastane binası, peron ve saat kulesinden ibaret değil. Buharlı lokomotiflerin tamir edildiği garın inşa tarihiyle aynı yaşta olan, tuğla ve kemer işçiliğini yaşatan lokomotif tamir atölyesi, kurulduğu yıldan günümüze kullanılıyor. Ayrıca, 90 tonluk su kapasiteli, kemerli tonozlu kulesi ve kuyuları, lojmanları, saat kulesiyle özgünlüğünü koruyor.

Öğrenciler incelemeli

Yakın zamana kadar yüzlerce insanın çalıştığı demir-yolları matbaa-sında hurafat kasası ve çekmecelerini görebildim. Mustafa Kemal Atatürk’ün ezbere bildiğimiz veciz sözlerinin yazılı olduğu çekmecelerin bir kısmı Demiryolları Müzesi’nde sergilenecek. Tamir ve bakım atölyeleri ile Demir Spor Kulübü sporcularının antrenman yaptığı, içinde boks ringi olan salon da dikkatimden kaçmadı. Birçok sporcunun yetiştiği bu bina yakında onarılacak. Yapıların ahşap ve demir konstrüksiyon çatı makasları, taş ve tuğla işçiliğinde estetik görüntü, yapım tekniği, özellikle mimarlık ve sanat tarihi öğrencileri tarafından incelenmeli.

Müze ihtiyacı

İzmir’in endüstri geçmişini belgeleyen müzesi yok. Öyküsünü bildiğimiz veya bilmediğimiz endüstri tesisleri, istenirse korunabilir. Korunması kenti zenginleştirip gelecek kuşakların eskiyle iletişim içinde olmasını sağlar. Bu tesislerde kullanılan makine ve ekipmanlarının korunup sergilenmesiyle kente birden çok özgün müze kazandırılabilir...

Alsancak Garı binası ve müştemilatları çalışmalar aksatılmadan ziyarete açılabilir mi? Güvenli gezi yoları düzenlenerek yerli ve yabancı gezginlerin ziyaretine açılabilir düşüncesindeyim. Bir zamanların lezzet durağı olan gar lokantaları ve kafeteryaları da devreye girerse özlenen buluşma gerçekleşebilir...