İzmir’in çöpçü eşekleri

1922 İzmir yangını enkazını kaldıran emekçi atlar konulu yazımın üzerine bir okuyucu, “Yakın zamana kadar yukarı mahallelerin çöpünü taşıyan emektar eşekleri unuttunuz mu?” diye sordu. Haklıydı, atlar gibi eşekler de yıllarca kente ve kent insanına hizmet etti. Motorlu temizlik araçlarının giremediği Faikpaşa, Gürçeşme, Ballıkuyu, Mirali, Kadifekale, Ali Reis, Altınordu, İkiçeşmelik, Eşrefpaşa ve diğer benzeri mahallelerin arpa ve saman karşılığında tonlarca çöpünü taşıdı.

Ortalama 30-35 yıllık ömürleri olan sessiz, itaatkâr, sezgileri güçlü, çalışkan, hizmet hayvanı olan eşekler, yıllarca Konak Belediyesi’nde kadrolu işçi olarak çalıştırıldı. Sabah erken saatlerde çöp toplamak için çıktıkları yokuşlu yollarda sırtlarına asılan sepetlerle ağır yükleri taşıdılar. Bu uygulama, zor şartlara aldırmadan emekli olmalarına kadar devam etti.

Bordroları vardı

Hayvan haklarının ön plana çıkmasıyla, eşeklerin barınma koşullarında düzeltmelere gidildi; tımarları yapıldı, çalışma saatleri belirlendi. Veteriner kontrollerinin muntazaman yapılmasına ve beslenmelerine daha çok dikkat edildi.İzmir’in çöpçü eşekleri

Gazeteci arkadaşım Işık Teoman, ‘Bordrolu Eşekler’ makalesinde eşekleri şöyle anlatır: “Gürçeşme semtinde ahırları, künyeleri, sağlık karneleri, her birinin bakıcısı vardı, yiyecekleri olan saman ve arpa için ihaleler açılırdı... Özel nalbantlar; itina ile toynaklarını temizler, nalları canlarını yakmadan çakarlardı... Her hafta belediye veterineri ayaktan dişine kadar kontrol eder, sağlığı bozuk olanlara istirahat verirdi... Çünkü onlar bayramda, tatil günlerinde çalışır, mesai istemez ama hastalandıkları zaman da birkaç gün ahırda keyif yaparlardı... Teknolojinin gelişimiyle çöp kaldırmada küçük araçlar üretilmeye başlandı. 60’a yakın çöp toplayan eşeğin bir düzine kadarı, Çeşme’nin Eşek Adası’na yollandı. Yıllarca çöp toplayarak kahır çeken eşekler, turistlerin ilgi odağı oldu. İnsanlar eşekler ile fotoğraf çektirmek için yarışır oldular... Eşek Adası onlar için birer emeklilik hediyesi, birer kıdem tazminatı olmuştu.”

Bir heykel yapılmalı

Emekçi eşekler için düzenlenmiş yazılı kurallar olmasına rağmen iş kazasına uğrayan, yük taşırken dik merdivenli yokuşlarda ayağı kayıp sakat kalanlar, sönmemiş soba külünün sepete dökülmesi, sepetin alev alması nedeniyle yanan, çöpten yedikleri yiyecekle zehirlenen, kirli ortamda çalıştığı için uyuz olanlar oldu...

Törenle emekli edilip Spil Dağı’na gönderilenler arasında yer alan, insanlara alışık olan eşeklerin bir kısmı şehre geri döndü, bir kısmı vahşi hayvanlara yem oldu, sonra unutuldu. Emekçi atların hatırasına anıt dikilen İzmir’de emekçi eşekler unutulmasın, yukarı mahallelerin başlangıcı olan Altınpark’ta ulu çınar ağacının altına, sırtında küfe taşıyan bir emekçi eşek heykeli yapılsın isterim. Barış Manço’nun meşhur şarkısı ‘Arkadaşım Eşek’ şarkısının sözleriyle yazıyı bitiriyorum. Uzun kulaklarını son bir kez salla / Tüm eski dostlarımdan bir haber yolla / Ayrılık geldi başa, katlanmak gerek / Seni çok çok özledim, arkadaşım eşek...