Şalvar yasağı

Geçen hafta gelen postadan, 1878 İzmir doğumlu M. Kamil Dursun’un hatıralarının yayımlandığı Anadolu Gazeteleri, Doç. Dr. Ünal Şenel’in 1994’te bu hatıralardan derlediği kitabı çıktı. M. Kamil Dursun (Postacıoğlu), İzmir Vilayeti Mektupçuluğu, Belediye Meclisi üyeliği, öğretmenlik ve Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren altı dönem İzmir Milletvekili olarak görev yapmış bir aydın. Gazeteleri ve kitabı okuyunca, önceki yıllarda bugün hayatta olmayan eski İzmirlilerden duyduğum kıyafet yasağını anımsadım. Devrin valisi (1894) Hasan Fehmi Paşa’nın emri doğrultusunda, kasaba ve köylerden İzmir’e gelen kısa donlu, şalvarlı köylüler kente sokulmaz, pantolon giymeleri istenirmiş. Vali Hasan Fehmi Paşa; hukuk eğitimi görmüş, halkı mekteplere yönlendiren devlet dairelerinde çalışanların giyimine kuşamına dikkat etmesine önem veren, kente kalıcı hizmetler yapmış bir vali olarak tanınıyor.

İzmir’e girmek yasak!

Şalvar yasağını M. Kamil Dursun’un hatıralarından okuyalım:
“Kısa dizlik ve donlu şalvarlı köylülerin İzmir’e gelmesi yasaklanmıştır. Vali Paşa bu emriyle köylüleri pantolon, hiç olmazsa o vakitler ‘elifi’ denilen ve pantolona benzeyen bir elbise giymeye mecbur etmek istiyordu.
Aydın ve Manisa yönünden gelen şimendiferlerle yahut karadan gelen ve İzmir’deki işlerini görmek isteyen köylüler, şehirde kısa şalvarla dolaşınca zabıtanın takibine uğradıklarından kendilerini kurtarmak için Kemer ve Basmane istasyonları civarındaki dükkânlarda köyden giyip geldikleri şalvarları çıkarırlar, orada kira ile kendilerine verilen pantolonları veya elifileri giyerek şehre girerlerdi. İzmir’deki işlerini görüp köylerine dönecek olan köylüler, adı geçen istasyonlar civarındaki dükkânlarda bıraktıkları şalvarları bacaklarına geçirerek köylerine dönerlerdi.
Kiralama külfetli olduğu için köylüler yavaş yavaş şalvarı terk edip pantolon ve elifiler yaptırarak hem İzmir’de hem de köylerinde rahatça gezip dolaşmak yolunu tutmuşlar, bu suretle kıyafet değiştirmek mecburiyet ve geleneği o vakitler esaslı surette kendini göstermiştir. Bu konuda vilayet makamından köylere kadar tamimler yapıldığından vilayette şalvarın terk edilmesi ve medeni kıyafete doğru gidilmesi Hasan Fehmi Paşa zamanında başlamıştır. Zaten Avrupa çuhalarından bir takım şalvar, cepken ve dizlikler yapılması o vakitler on beş-yirmi altına mal olduğundan köylüler kıyafetlerini değiştirmekte bir hayli tasarruf ve fayda elde etmişlerdi.”
125 yıl önce Vali Hasan Paşa tarafından gerçekleştirilen modern kıyafete geçiş, kiralık elbise uygulamasını İzmir’in ilkleri arasında sayabilir miyiz? Adı geçen Anadolu gazetelerini bulup okumak kolay değil, Doç. Dr. Ünal Şenel’in derlediği ‘İzmir Hatıraları’ kitabını sahaflarda bulmak mümkün.
Dedesi M. Kamil Dursun’a ait belgeleri paylaşan Sayın Betül Özbek’e teşekkür ederim. Zaman zaman M. Kamil Dursun’un anılarına değineceğim.