Galatasaray kilidi açamadı

26 Ağustos 2019

Konyaspor gibi oyunu kendi sahasında kabul ederek 10 kişiyle defans yapan takımları yenmek kolay bir iş değil. Aykut Kocaman herhalde Türk Telekom Stadı’na beraberlik için gelmiş. 60 dakika hücumu düşünmeyen, oyunu kendi sahasında kabul eden, bir tek Bajic’i önde bırakıp takım olarak savunma yapan bir futbol sergiledi.
Galatasaray golü buluncaya kadar bekleriyle sağdan soldan, Babel, Emre Mor, Diagne ile, bu gruba Seri’yi de koyabiliriz, hep gol aradı. Ama boş alan bulamadı. Kaleyi bulan şutlarda da çok iyi bir kaleci olan Serkan Kırıntılı topun filelere gitmesine izin vermedi. Sarı-kırmızılılar Babel ile golü bulduktan sonra rakibin oyun sistemi tamamen değişti. Stoperleri de dahil olmak üzere hep hücuma çıktılar. Seri’nin 75. dakikada kırmızı kart görerek oyundan atılması, Galatasaray’a pahalıya mal oldu. Ne olursa olsun sezonun başı, bir kişi eksik oynamak kolay bir iş değil. Şu an eminim sarı-kırmızılıların gerçek performansı bu değil. Eksik de kalmış olsa futbolcuların daha farklı mücadele etmesi gerekirdi. Herşeyden önemlisi de Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak bir takımın panik ve telaş yapmaması lazım. Demek ki fizik olarak daha hazır değiller.
Donk, Luyindama ikilisi gayet başarılıydı. Donk, Marcao’nun yaptığı hataları yapmıyor, yere daha sağlam basıyor. O da öyle bir şanssızlık yaşadı ki, Konyaspor’un attığı golün pası onun ayağına çarpan top oldu. Diagne’yi herkes eleştirebilir ama ne olursa olsun rakip defansa basıyor. O da arkadaşları kadar mücadele ediyor. Girdiği bir iki gol pozisyonu da var. Birini Konyaspor’un başarılı kalecisi Serkan Kırıntılı çıkardı. Birinde de kaleyi tutturamadı. Seri daha şu an Cim Bom’a alışma dönemini geçiriyor herhalde, ağır kalıyor. Tekniği çok iyi ama ikili mücadelelerde fizik olarak rakiplerinin altında görünüyor.
Yeni transfer Nzonzi belli ki kumaşı ve fiziği iyi bir futbolcu. İlk maçına çıktı, o kadar da önemli hatalar yapmadı. Babel golü attı, iyi niyetle koştu, mücadele etti. Feghouli ağır bir hastalık geçirdi. Böbreğindeki taşı düşürdü, buna rağmen dün en gayretli oyunculardan bir tanesiydi. Benim takımda gördüğüm eksiklik, biraz daha çabuk mücadeleci futbol oynamaları gerekir. Denizlispor karşısında geçen hafta olduğu gibi, dün geceki maçın son yarım saatinde de tempo düşüktü. Ama hepsi çok kaliteli futbolcular, itirazım yok. Pozisyon olarak kendilerini daha iyi hazırlamaları lazım. Galatasaray’ın rakiplerinin bir tane silahı var. Hızlı futbol oynayıp, çok koşmak. Bu silahı sarı-kırmızılı futbolcular rakibine vermemeli.
Sonuçta 75 dakika daha iyi oynayan, golü arayan Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra galibiyeti koruyamadı.

Yazının devamı...

Galatasaray’ı bekleyen tehlike

23 Ağustos 2019

İnanın çok üzülüyorum. Galatasaray’ın sorunları, problemleri olabilir. Ama güçlü bir yönetimi ve hocası var. Her sorunu kendi içinde çözer. Herkesin merak ettiği Falcao transferinden başlayayım...
Kolombiyalı oyuncu dünyanın en iyi forvetlerinden biri. Herhalde buna itirazı olan yoktur. Oyuncu için yorumlar yapılıyor. Monaco’nun, Lyon ve Metz maçında sakat olduğu için oynamamış. Eleştirenlerin çoğu dünyadan bihaber. Lyon maçında Falcao kart cezalısıydı oynamadı, Metz karşısında ise ‘Ben Galatasaray’a gitmek istiyorum’ deyince hocası Jardim kadroya almadı.
Falcao, Galatasaray ile her konuda anlaştı, hiçbir sorunu da yok. Alacağı para, kalacağı ev... Her şey karşılıklı olarak konuşuldu ve anlaşıldı. Falcao da sarı-kırmızılı yönetime, ‘Bırakın Monaco ile yaşanan sorunları ben çözeceğim’ dedi. Kulubün Rus başkanı ile görüşme yaptı. Başkan, ‘Senin bizimle bir sene daha sözleşmen var. Ben Slimani’yi ikinci golcü olarak aldım. Senin ayarında iyi bir golcü bulamazsam, seni göndermem” mesajını verdi. Olayın kitlendiği yer burası.
Transferin tıkanmasının parayla pulla alakası yok. Tüm olay bu. Rus başkanın iki dudağının arasından çıkacak tek söz Falcao’yu Galatasaraylı yapacak. Ama o laflar çıkmazsa hiç kimsenin yapacağı bir şey yok. Ama inanın bana Başkan Musafa Cengiz, 2. Başkan Yusuf Günay ve Abddurahim Albayrak, bu transferin gerçekleşmesi için resmen savaş veriyorlar. İşin doğrusu Falcao gelecek mi, gelmeyecek mi tam olarak hiç kimse bilmiyor. Hayırlısı olsun diyelim.
Ama Galatasaray’ın futbol takımı çok kaliteli bir kadroya sahip. Birçok kişi Nzonzi’ye, Seri’ye resmen saldırıyorlar. Bakın iki futbolcunun değeri de 30’ar milyon euro. Nzonzi defansın önünde kesicilik görevi yapacak. Seri ise Belhanda gibi top dağıtacak. Galatasaray’ın futbolunun ilk haftaya göre nasıl değiştiğini de Konya maçında göreceğiz. Denizli maçını kimse ölçü almasın. Bazı futbolcular havalanmıştı. Kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Şimdi hepsinin ayakları yere basacak. Her şeyde bir hayır vardır. Belki de ilk hafta alınan yenilgi takımın kendine gelmesi için iyi oldu.
Sön sözüm de eleştiri yapanlara... Herkes Belhanda’nın neden atılmadığını konuşuyor. Haklılar mı? Evet haklılar. Ama şunu unutmasınlar, Marcao’nun iki sarı kartında da hakem haklıydı. Ama aynı pozisyonlar altı tane daha maçta oldu. Neden hakem Marcao’ya sarı kartları gösterirken, öteki takımların futbolcuları kart görmedi? İşte Galatasaray’ın büyük sorunu bu. Futbolcuların çok dikkatli olmaları lazım.

Yazının devamı...

Galatasaray hazır değil

17 Ağustos 2019

Sezonun ilk maçlarında böyle puan kayıpları, kötü futbol ve yenilgi her takımın başına gelebilir. Fazla eleştirmeye de gerek yok... Dün gece Galatasaray takımına bakıyorsun bir tek futbolcu için “harika oynadı, çok iyi mücadele etti” diyemiyoruz... Orta sahadan top çıkmıyor. Kanatlar çalışmıyor. Defans desen bilhassa Marcao laubali... Bu şartlar altında nasıl maç kazanabilirsin?
“Gitti gidiyor” diye destanlar yazdığımız Diagne ilk yarının en iyi futbolcusuydu. Penaltı kazandırdı, iki de yüzde yüz gol kaçırdı. En azından rakibi hırpaladı. Ama Belhanda, Babel, Jimmy Durmaz, çok koşmasına rağmen Selçuk etkisizdi. Ama dün gece ille de suçlanacak bir kişi varsa tabii ki Marcao... Yaptığı büyük sorumsuzluk... İlk sarı kartı görüyorsun, pozisyon icabı... Buna kimse itiraz edemez... Ama ikinci sarı kartı göz göre göre görüp kendini oyundan attırıyor... Yok böyle bir şey... Babel de ikinci sarı karttan atılabilirdi. Ve takımına en ufak bir katkı yapamadı. Gerçekten taraftar Babel’den çok şey bekliyor... Hele Jimmy Durmaz’a hiç aklım ermedi. Galatasaray forması giyen bir futbolcu bu kadar top kaybıyla, pas hatasıyla oynar mı? Her neyse bunların hepsini sezon başına bağlıyalım... Daha Falcao gelecek, Feghouli, Nzonzi takıma katılacak. Mutlaka farklı bir Galatasaray seyredilecek... Bence paniğe gerek yok...
Ama Denizlispor’un hakkını yemeyelim. Yücel İldiz’i tebrik ediyorum. Birinci Lig’den geldiler, Süper Lig’de ilk maçlarını Galatasaray’a karşı oynuyorlar ve net bir skorla 2-0 galip geliyorlar... Barrow turbo takmış gibi... Adeta tutulmuyor... Rodallega, geçen sene Trabzonspor’da seyrettiğimiz olumlu futbolunun üzerine çıktı ve Galatasaray defansını bayağı hırpaladı. Recep bana göre maçın yıldızıydı. Sol bek Bergdich hücuma çıkıyor, defansif olarak da Galatasaray’ın sağ tarafını hiç çalıştırmadı.
Sapunaru ile Oğuz, stoperde, Lopes sağ bekte hayatının futbollarını oynadılar. Böyle devam ederlerse Denizlispor Başkanı’nın dediği gibi ligi orta sıralarda bitirebilirler...
Sonuçta dün gece maçı kazanmak isteyen, daha çok mücadele eden, hırslı oynayan Denizlispor’du. Galibiyeti de hak ettiler...

Yazının devamı...

Şampiyonlar Ligi kadrosu

16 Ağustos 2019

Abartmayı hiç sevmem ama Başkan Mustafa Cengiz ve Fatih Terim, Türkiye’nin üstünde, Şampiyonlar Ligi’nde en azından grupları geçecek bir takım kurdu. Futbolculara bakıyorum orta sahada Seri, Nzonzi ve Donk, önlerinde Belhanda, sağda Feghouli, solda Babel, forvette Falcao ve Diagne. Ayrıca Senegalli forvetin gidip gitmeyeceği belli değil.
Üstüne basa basa söylüyorum Emre Mor Galatasaray’ın Messi’si olacak. Anladığım kadarıyla hocası Emre’yi Belhanda’ya teslim etmiş. Fiorentina maçındaki verkaçlar, attığı şutlar ve üstelik daha hazır değil. İki bek Nagatomo ve Mariano... Yedekleri Linnes ve Ömer Bayram, ikisi de birbirinden iyi. Jimmy Durmaz da rekabetin içinde, performansını artıracak. Muslera, dünyanın sayılı kalecilerinden. Defansta Marcao ve Luyindama... Herkes ‘Bu ikiliyi Fiorentina maçında gördük’ diyecek.
Biraz açıklayayım bunu... O maçın oynanacağı gün sabah dokuzda kondisyoner Bartali 1,5 saat takımı öyle bir çalıştırdı ki bütün futbolcuların dili çıktı. Akşam maçta hava sıcaklığı 39.5, nem oranı yüzde 95 seviyesindeydi. Futbolcular kendilerini bir yere kadar zorlayabildiler. Fatih Terim saha kenarında belindeki ağrılardan kıvranıyordu. Feghouli ise böbreğindeki taş ağrısıyla mümkün olduğu kadar oynadı. İtalya dönüşü sabah 6.30’da direkt hastaneye giderek hoca ameliyat oldu, Cezayirli futbolcu taşı kırdırdı. Ben de o gün hastanedeydim. Ziyarete gelen futbolcuların birbirlerine bağlılığını, üzüntülerini görünce Galatasaray’ın gerçekten artık saha dışında da iyi bir takım olduğunu gördüm.
Tabii ki Fatih Terim’den beklenti büyük. Kendisi de “hayallerim var” diyor başka bir şey demiyor. Şu an takım hazır değil. Devler Ligi’ne kadar hazır olacak. O zaman herkes farklı bir Galatasaray seyredecek. Önceki günkü Chelsea-Liverpool karşılaşmasında oynanan futbolu izledikten sonra sarı-kırmızılıların bu takımlardan eksiği ne diye ciddi ciddi düşündüm. Çok değil, dört hafta sonra herkesin çok farklı bir Galatasaray seyredeceğine eminim.

Özbek’e dava açılmalı
İnanın şoktayım... Kulüp başkanlığı yapmış birisi ilk kez kendi kulübüne haciz gönderiyor. Hem de bu haciz bütün branşlarda gelecek paraları kapsıyor. Ben böyle bir şeyi kabul edemiyorum. Ve 30 milyon Galatasaraylının da kabul edeceğini zannetmiyorum.
Başka kulüp başkanlarına bakın. 200 milyon lira alacağı olan başkanlar aradan yıllar geçmesine rağmen kulüplerini taciz etmiyorlar. Ama maalesef Dursun Özbek’in kendisine rütbe taktıran kulübüne hele böyle transferler yapılırken, bu davranışı gerçekten affedilir gibi değil. Başkan Mustafa Cengiz gerçekten çok iyi niyetli bir insan. Ben onun yerinde olsaydım karşı dava açardım. Ve mahkemede de suçlayacağım konular şunlar olurdu:

Yazının devamı...

Falcao bereket getirecek

11 Ağustos 2019

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz gerçekten çok büyük fedakârlıklar yapıyor. Monaco gibi bir kulüpten bir sene daha sözleşmesi olmasına rağmen yıldız golcü Falcao’yu koparıp transfer etmek her babayiğidin işi değil.
Eminim kendisi ve yöneticileri geceleri uyku uyuyamıyordu. Böyle büyük yıldızları getirmek, Türkiye’de top oynatmak, oturacağı evi düşünüp ailesinin rahat edeceği ortamı yaratmak çok zor bir iş. Bunu Başkan Cengiz başardı. Bir de üstelik Diagne satılmadan bu transfer yapıldı. Galatasaray taraftarı Falcao için gösterdiği isteğin aynısını geçen sezon ligin devre arasında Diagne için de gösterdi. Tabii ki bu iki futbolcunun kalitesi bir değil. Falcao dünyanın en iyi golcülerinden birisi.
Ama artık taraftarın da frene basması lazım. En azından Diagne için yapılan kötü yorumlar, hakaretler yüzünden bugün Senegalli golcüyü satmakta zorlanıyorlar. Kulübün menfaatleri her şeyin üstünde gelir. Falcao bir iki güne kadar gelecek ve yer yerinden oynayacak, bundan eminim. Forma satışları patlayacak, maçlarda tribünlerde boş yer kalmayacak. Hiç olmazsa ayda bir defa Fatih Terim, Türk Telekom Stadı’nda taraftara açık idman yapacak ve onda da boş koltuk kalmayacak. Şu dakikadan sonra herkesin fedakârlık yapması gerekecek.
Yayıncı kuruluş abone patlaması yaşayacak. Falcao’yu seyretmek için bütün kulüp taraftarları abonelik yaptıracak, bundan eminim. Deplasman maçlarında rakip takımın taraftarı çoğu zaman statları dolduramıyordu. Şimdi ise dolu tribünlere oynayacaklar. Yani Falcao her yere bereket getirecek. Burada Fatih Terim’in işi daha da zorlaşacak. Falcao’lu Galatasaray’ı yenmek isteyen takımlar daha motive maçlara çıkacaklar ve en önemlisi de takım içi dengeler bozulmasın diye Terim çok uğraş verecek.
Diagne satılmazsa belki de Fatih Terim çift forvetle sahaya çıkacak. Ne yalan söyleyeyim şimdiden ben de heyecanlanıyorum. 30 milyon Galatasaray taraftarına Falcao bayram hediyesi oldu. Bu vesileyle ben de herkesin bayramını kutluyorum.

MHK, beyaz sayfa açmadı
Zekeriya Alp, canım kadar sevdiğim bir abimdir, dostumdur. Hep kendisine saygı duymuşumdur. Dürüstlüğünden, doğruluğundan hiç şüphem yok. Ama kurulları için aman dikkat diyorum. Daha önce olduğu gibi MHK Başkanı Alp yıpranabilir.

Yazının devamı...

Bir kupa daha

8 Ağustos 2019

Galatasaray bu sezon Süper Lig kupası, daha sonra Ziraat Türkiye Kupası, dün gece de Süper Kupa’yı kazanarak üç kupalı şampiyon unvanını aldı. Önce Akhisarspor’dan başlayayım... Saygı duyulacak bir futbol oynadı. 90 dakika oyundan düşmedi. Rakibi kadar gol pozisyonuna girdi. Muslera kalesinde devleşerek maçın uzamasına müsaade etmedi.

Galatasaray ise şu an için daha hala hazırlık dönemini yaşıyor. Kesinlikle takım hazır değil. Yorgunlar. Takımda eksik futbolcular var. Feghouli ve Emre Mor hazır değil. Donk yok, santrfor yok. Zaten bu oyuncular tam olarak hazır oluncaya kadar da Fatih Terim’in istediği futbolu oynatması mümkün değil. Belhanda gerçekten istediği zaman maçın skorunu etkileyen bir isim. Dün gece de yeşil-siyahlılar karşısında çok etkiliydi, golünü de attı. Ama diğer futbolcular için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Jimmy Durmaz, Adem Büyük markajdan kurtulamadılar.

Babel santrfor bölgesinde topla buluşamadı. Akhisar savunması da Hollandalı futbolcunun bütün koşu yollarını kapadı. Bunun için de etkili olamadı. Seri gerçekten çok kaliteli bir oyuncu. Ne var ki ön liberoda kesici görevini yapacak bir futbolcu değil. Hani Fatih Terim söylüyor ya ‘6 numara istiyoruz’ diye... İşte o 6 numara transfer edilirse Fildişi Sahilli futbolcu daha ofansif, kaleye yakın oynarsa takıma katkısı 10’a katlanır. Mariano, Luyindama çok beğendiğim futbolcular. Ama dün geceki performansları gerçekten kötüydü. Herşeyden önce çok laubali oynadılar. Maçı ciddiye almamışlar. Bu yüzden de rakibe pozisyon verdiler.
Son sözüm de maçın hakemi Halil Umut Meler’e... Yeni federasyon başkanı geldi. MHK değişti. Sezonun ilk maçına tayin edilmişsin. Neden göz göre göre hata yapıp, MHK’nin eleştirilmesine çanak tutuyorsun? Nagatomo’ya yapılan hareket penaltı. Hadi bu penaltıyı da geçtim. Belhanda rakibi sakatlanmasın diye düşerken ayaklarını çekip sırtını dönüyor. Bunu süzemeyen bir hakemin iyi niyetli olması mümkün değil veya kaliteli bir hakem olamaz. Belhanda’ya teşekkür etmesi lazım. Ama hakem Meler’in niyeti ne, bilemiyorum, sarı kartla Faslı futbolcuyu cezalandırıyor. İyi olmadı. Sezonun ilk maçında böyle tartışmalara izin vermemeliydi.

Yazının devamı...

Terim, G.Saray’ın parçasıdır

2 Ağustos 2019

Fatih Terim ömrünün üçte ikisini Galatasaray’la geçirmiş, 14 yıl sarı-kırmızılı formayı giymiş, teknik direktörlüğünde 19 kupa kaldırmış, en önemlisi de Türkiye’ye ilk defa UEFA Kupası’nı kazandırmış biri. İşin Türkçesi artık Galatasaray’ın evladı olmuş. Kim ne derse desin, Galatasaray tarihine altın harflerle ismini yazdırmış bir teknik adam.
30 milyon taraftar Terim’e inanıyor, seviyor, her zaman da arkasında duruyor. Kulübüyle bütünleşmiş, sembol olmuş birisine hakaret etmek, küçük düşürmek hem yakışık almaz, hem de bunu yapana bir şey kazandırmaz. Bakıyorum bilhassa sosyal medyada resmen bir savaş var. Bu tartışmalara katılan herkes nasibini alıyor. Peki ondan sonra ne oluyor? Sadece insanlar yıpranıyor, futbolumuz kirletilmeye çalışılıyor.
İsteyen bu durumu kabul eder, isteyen de etmez. Ama bir gerçek var. Fatih Terim, Türkiye’nin en başarılı hocası. Ne zaman Galatasaray’a gelse şampiyon yapıyor. Bunu da bir köşeye bırakalım...
Geçen sezon Ozan Kabak’ı 6 ay oynattı, 11 milyon euroya sattırdı. Daha ne olsun! Şu anda bakıyorum, başta Başkan Mustafa Cengiz, yöneticilerden Yusuf Günay, Abdurrahim Albayrak, Kaan Kançal, Mahmut Recevik ve diğerleri... Olağanüstü çalışıyorlar, uyum içindeler, gecelerini gündüzlerine katıp büyük transferler yapıyorlar. Fatih Terim’e rahat bir çalışma alanı yaratmak için hakikaten çok akıllı işler yapıyorlar ve hocalarını el üstünde tutuyorlar.
Allah aşkına kolay mı, 30 milyon euroya alınmış Seri’yi 2 milyon euroya kiraladılar. 13 milyon euroya alınmış Emre Mor’u çok az bir ücrete kiralık getirdiler. Falcao için kulübü Monaco her türlü zorluğu çıkardı ve bunu yapmaya devam ediyor. Tereyağından kıl çeker gibi bu transfer de yakında bitecek. Diagne, Suudi Arabistan kulübüyle anlaştı. Daha sonra bonservis parasını Galatasaray’a ödeyemediler. Bu transfer bozuldu. Ama şimdi kulağıma gelen habere göre Diagne Katar’a gidiyormuş. Bunlar kolay işler değil. Emek ister. Transferi daha bitirmediler. İki futbolcu daha alacaklarmış. Bunlardan biri ise Türk olacak.
Başka ne söylemem gerekiyor. Başarılı başkan ve yönetimi, başarılı teknik direktör ile ekibi, ardından da yapılan çok iyi transferler. Galatasaray dimdik ayakta. Bu beraberliği ne dışardan, ne içerden hiç kimse bozamaz.

Fenerbahçe’nin ilacı zaman

Yazının devamı...

Falcao olmaz Diagne kalır!

26 Temmuz 2019

Falcao konusunda Galatasaray’a o kadar çok baskı yapılıyor ki, akıl sır ermiyor. Önce şunu söyleyeyim; Monaco Milan’dan 30 milyon euroya Portekizli forvet Andre Silva’yı transfer ediyordu. Her konuda anlaştılar, oyuncuyu sağlık testine soktular, Silva sağlık testinde sakat çıkınca bu transferden vazgeçtiler. Ve Falcao’yu yeni bir transfer yapılıncaya kadar satmaktan ve kiralamaktan vazgeçtiler. Bu, işin gerçeği. Bakıyorum kıyametler kopuyor. Galatasaray yönetimi suçlanıyor. Bana göre bu transfer mümkün değil.

Gelelim Diagne’ye... Galatasaraylılar da dahil olmak üzere bütün herkes Senegalli futbolcuya çöp muamelesi yapıyor. Biraz daha ileri gideyim. Transfer olacağı Arap kulüplerine mailler atılıyor. ‘Sakın 13 milyon euro vermeyin. Sarı-kırmızılı kulüp Diagne’yi satmaya mecbur, bu dört milyon euro eder, daha fazlasını vermeyin’ diyorlar. Bunun üzerine kötü niyetle söylemediğine inandığım Abdurrahim Albayrak ‘Bütün hedefimiz Diagne’yi satmak’ diyor. Milletin bu futbolcuya saldırdığı yetmiyormuş gibi Albayrak da onlara çanak tutuyor. Bu futbolcu Cim Bom’un malı, Süper Lig’in gol kralı, 30 gol atmış... Efendim golleri penaltıdan atıyormuş. Afrika Kupası oynandı. Liverpool’un Senegalli forveti Sane iki penaltı kaçırdı. Önceki gün Inter-Juventus maçını seyrediyorum. 50 milyon euroluk yıldızlar, penaltı kaçırıyorlar.

En az 50 gol

İnsaf, hakikaten insaf! Penaltı atmak kolay bir iş mi? Ama konu Diagne olunca insanlar olayı basitleştiriyor. Ben de üstüne basa basa söylüyorum. Mbaye Diagne, Babel, Feghouli, Belhanda ve Jean Michael Seri’li Galatasaray’ın hücum hattı en az 50 gol atar. Şampiyonlar Ligi’nde büyük iş yapar, Süper Lig’in de en iyi hücum hattı sarı-kırmızılı kulüpte var.

Kulüp yöneticileri artık bu Diagne’yi satma konusunu kapatmaları gerekir. Evet değerini veren bir takım çıkarsa satsınlar buna itirazım yok. Ama bu tür tartışmalarla golcü oyuncunun sıfırlanmasına karşıyım.

Comolli büyük işler yapıyor

Evet geçtiğimiz sezon Comolli’yi ben de çok eleştirdim. Ama bu sezon tereyağından kıl çeker gibi futbolcu transfer ediyor. Ve aynı şekilde futbolcu satıyor. Kulübünü maddi yönden rahatlatıyor. Tabii bunda başkan Ali Koç’un Fransız idarecinin arkasında dik durmasının büyük payı var. Fenerbahçe iyi bir kadro kuruyor.

Yazının devamı...