Terim hayallerine koşuyor

19 Temmuz 2019

Hatırlayın, geride bıraktığımız sezonun sonunda Fatih Terim’in ‘Ben de hayallerime koşmak istiyorum” diye bir açıklaması vardı. UEFA Kupası’nı kazanmış, Süper Lig’de takımını şampiyon yapan hocanın yeni hayali ise Devler Ligi... Burada da gidebildiği yere kadar gitmek istiyor.
Bu sezon bunun zamanı gibi görünüyor. Son olarak Fulham’dan alınan Seri, futbol takımının bütün dengelerini değiştirebilecek bir futbolcu. Bakın Xavi, Barcelona’dan ayrılırken ‘Benim yerimi dolduracak bir tek futbolcu var. O da Seri’ demişti. İspanyol devi Seri’yi o dönemde almak için uğraştı, ama kulübü 50 milyon euro bonservis istedi ve bu transfer gerçekleşmedi.
Belhanda ile Nice’te oynadılar. Belhanda, ‘Seri için takımın vitesi’ dedi. Yani oyunu süratlendiren, rakibe hata yaptıran, sıfıra yakın pas hatasıyla oynayan bir futbolcu olduğunu anlattı Fildişi Sahilli yıldızın. Yani, Galatasaraylı yöneticiler ve Fatih Terim mucize gibi bir transfer gerçekleştirdi.
Seri kesinlikle Fernando’nun yerine gelmedi. Fernando rakip atakları kesiyordu. Seri ise takımını hücuma çıkaran ve gollük paslar atan farklı bir oyuncu tipi.
İnsanların kafasında soru işareti olabilir, ‘Fernando’nun yerine kim oynayacak’ diye. Onu da söyleyeyim. Transfer Galatasaray’da yeni başlıyor. Mutlaka onun yerine de birisi gelecek. En önemlisi de aldığım haberlere göre Emre Mor’un transferi bitmek üzereymiş. Diagne, büyük ihtimalle gidecek ve yerine daha iyi bir golcü gelecek. Kalırsa da sarı-kırmızılı takımda gollerini atmaya devam edecek. Ama ben ayrılacağını düşünüyorum.
Düşünün bir kere, kalede Muslera, solda Nagatomo, stoperler Marcao ve Luyindama, sağda Mariano, Şener ile Linnes... Orta sahada ve forvetten ise bahsetmiyorum. Bu bölgeler için biraz bekleyeceğiz. Ama bu kadronun Fatih Terim’i hayallerine kavuşturacak kalitede olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

14’ün zafer yılı!

Yazının devamı...

Emre Mor’un özel seyircisi olur

12 Temmuz 2019

Galatasaray Emre Mor’u transfer ederek çok yetenekli bir futbolcuyu kadrosuna kattı. Birçok kişinin kafasında soru işareti olacak. Emre sorunlu, gittiği kulüplerde başarılı olamıyor, bulunduğu ortamlara uyum sağlayamıyor diyecekler. Ama bunun hiçbir önemi yok. Yetenekli mi, yetenekli. Yürür gibi adam geçiyor, çabuk, süratli, iyi şutlar çekiyor. Bu becerilerini Fatih Terim gibi bir hoca mutlaka ortaya koyduracak. 
Hasan Şaş, Ümit Davala, Levent Şahin, Emre’ye çok büyük destek olacaklar. Özel hayatı, yaşantısı, yediği içtiği tekrar dizayn edilecek. Şu an dip yapmış durumda. Düşünebiliyor musunuz Dortmund’a 10 milyon euroya, Celta Vigo’ya 13 milyon euroya transfer oldu. Ve bu iki takımda da başarılı olamadı. Hatta İspanyol ekibi bu sene kadrosunda düşünmedi bile. Emre de kurtuluş olarak futbola dönmek için Fatih Terim’i seçti. Çok değil 1-2 ay sonra inanın tribünlerde özel taraftarı olacak. Ben son senelerde böyle yetenekli bir futbolcu görmedim. Ama bunu kötüye kullandı. 
Şimdi futbola dönecek. Bu transfer yönetimin ve Fatih Terim’in başarısıdır. Celta Vigo’ya bonservis parası ödenmeyecek, Galatasaray parlatıp sattığı takdirde kaça satarsa yarısını Vigo yarısını Cim Bom alacak. Emre’nin eline toplu para verilmeyecek, maç başına para alacak. Yani herşey futbolcunun elinde. Nasıl Hagi, Sneijder, Drogba iz bıraktıysa Emre Mor’un da ben iz bırakacağını düşünüyorum.
Sorunlu ve problemli oluşu hiç önemli değil. Engin Baytar ve Felipe Melo gibi futbolcular Galatasaray’da kahraman oldu. Onlar kahraman oluyorsa Emre daha büyük yıldız olur. Herkes transferden bahsediyor. Babel az buz futbolcu mu? Hiç kimse bu Hollandalı’dan bahsetmiyor. Her şeyden önce Babel kanat oyuncusu değil. Sol kanattan giriyor, orta çizgiyi geçtikten sonra direkt kaleye dikine giden bir futbolcu. Muazzam şutlar atıyor, adam eksiltiyor, müthiş bir transfer. Ama maalesef kimse bahsetmiyor. Adem Büyük yerli futbolcular içinde hava toplarına en çok yükselen isim. O da çabuk, çok rahat adam geçiyor. Her şeyden önce futbolu Galatasaray’da bırakmak istiyor. Jimmy Durmaz, Ndiaye’nin daha yeteneklisi. Üstelik tapusu da Galatasaray’da. Aynı şekilde Şener, Fenerbahçe’de sorun yaşadı. Bunu her futbolcu yaşar ama göreceksiniz çok değil yine üç ay sonra milli formayı giyecek. Bunların hepsi kaliteli futbolcular. Ben insanları anlayamıyorum. Bir tutturmuşlar ‘Galatasaray transfer yapmadı’ diye. Fernando gitti, orta sahaya daha iyisi gelecek. Hatta bir değil iki futbolcu alınacak diye kulağıma geliyor. Bu takım geçen senenin çifte şampiyonu. Biraz sabırlı olmak lazım. Gene rakiplerine baktığın zaman şampiyonluğun en büyük adayı sarı-kırmızılılar gibi görünüyor. Oturmuş bir takım. Diagne yerden yere vuruluyor. Giderse gider, gitmezse de gollerini atmaya devam eder. Saygılı olmak lazım. Vur, kır, parçala hoş bir şey değil. Madem orada Fatih Terim gibi bir teknik direktör var, herkes ona güvenmeli, aldığı kararlara saygı duymalı. 

<#comment><#comment>

Yanal’ın yükü ağırlaştı
Fenerbahçe geçen sezon ligi kaçıncı bitirirse bitirsin hiç önemli değil. Bu sezon başkan Ali Koç başta olmak üzere taraftar ve bütün sarı-lacivertli camia iyi bir kadro kurmak için savaş veriyor. Üç günde 25 bin kombine satılmış. Bu zaten herşeyi gösteriyor. Kruse, Muriç, Emre ve daha gelecek futbolcularla kadro çok güçlenecek bu kesin. Taraftarın Ersun Yanal’dan çok büyük beklentileri var. Her şeyden önce takımın oynadığı futboldan seyredenlerin zevk alması gerekiyor. Maçı kazanır ya da kaybedersin, o sonradan düşünülecek bir şey. Ama kazanmak için sahadaki futbolcunun herşeyini ortaya koyması lazım. Burada Emre Belözoğlu, Yanal’ın en büyük destekçisi olacak. Büyük takımlarda taraftar sabırlıdır, susar, bekler ama karşılığını alamazsa da tepkisini gösterir. O yüzden bu sezon Ersun Yanal için çok zor geçecek.

Galatasaray’a zarar veriyorlar

Yazının devamı...

Diagne giderse yeri dolacak mı?

5 Temmuz 2019

Dehşete düşüyorum... Spor kamuoyunda Diagne’den başka konu yok. Kimisi Diagne için ‘çöp’ diyor, kimisi ‘ahlak sorunu var’ iddiasını ortaya atıyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Hele televizyonlarda konuşulanlar beni hakikaten incitiyor.
Diagne’nin yerinde olmayı hiç istemezdim. Efendim gitmek için bonservisinden ayrıca para istiyormuş! Gideceği takımdan 5 milyon euro talep ediyormuş. Şayet gitmezse Fatih Terim kesinlikle onu oynatmazmış. Transfer parası gelmeyeceği için de Galatasaray kulübü batarmış. Şu hale bakın. Kendini Terim’in ve Başkan Mustafa Cengiz’in yerini koyanlar... Ne ararsanız var. Güleyim mi, ağlayayım mı bilemiyorum...
Bir grup taraftar da buna çanak tutuyor. Adamı sosyal medyada etiketleyip resmen küfürler, hakaretler ediyorlar. Önce şunu söyleyeyim ben bu insanların gerçek Galatasaraylı olduklarına inanmıyorum. Madem orada 30 milyon insanın inandığı, güvendiği, sevdiği Fatih Terim var. O zaman herkes susacak ve sonucu bekleyecek. Hocanın kulübün menfaati için en iyisini yapacağını düşünecekler. Bunu bile bile Diagne’yi paramparça etmek gerçekten hoş değil.
Plağın bir de arka yüzüne bakmak lazım. Diagne’nin gidemediğini düşünün. Bu çocuk geçen sezon 30 kez ağları havalandırdı ve gol kralı oldu. Gücünün yettiği kadar sahada mücadele ediyor. Hırsından dolayı kafasında sorunlar olabilir. Ama futbolculuğuna hiç kimse bir şey söyleyemez. Olaya şöyle bakmak lazım. Diagne, Galatasaray’ın sözleşmeli oyuncusu ve şans bulduğu sürece görevini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Şampiyonlukta da payının büyük olduğunu düşünüyorum. Peki Diagne gibi bir golcü Türkiye’de başka hangi takımda var? Bir tek Beşiktaş’ta Burak Yılmaz var. Burak da 33 yaşında. Diagne ise 27 yaşında...
Bu da yetmiyormuş gibi Diagne gollerini penaltıdan atıyor diye eleştiriyorlar. Peki o penaltıyı kim yaptırıyor? Bu konuşulmuyor. Sonuçta ne kulübün, ne Fatih Terim’in oyuncusu için olumsuz bir şey düşündüğüne ben inanmıyorum. Satılırsa bu Diagne’nin tercihi olacak. Galatasaray istemediği için futbolcu gitmeyecek. İyi bir golcü için 100 milyon eurolar konuşuluyor. Şu ortamda Diagne’yi fazla yıpratmamak lazım.

F.Bahçe liderini buldu

Yazının devamı...

G.Saray sizi affetmez!

28 Haziran 2019

Şu yaşananlara bakın... Galatasaray şampiyon oldu, iki kupa kaldırdı... Büyük bir ihtimalle üçüncü kupayı da kazanacak. Sanki suç işlemiş gibi Başkan Mustafa Cengiz ve yönetimi ile teknik direktör Fatih Terim cezalandırılmaya uğraşılıyor.
Başkan Cengiz önce mali kongrede ibra edilmedi. 11 Temmuz’da mahkeme var. Hakim tedbiri kaldırmazsa başkan seçime gitmeyecek. Ama tedbiri kaldırırsa işte o zaman kıyamet kopacak. İdari konularda ibra etmeyenler hesap verecek. 30 milyon taraftar onlardan hesap soracak, “Sizin derdiniz nedir? Takım şampiyon olmuş transfer yapacak, neden mani oluyorsunuz” diye soracaklar.
Bu yetmiyormuş gibi eski Başkan Dursun Özbek, alacaklarına karşılık kulübü icraya verdi. Dikkatinizi çekerim bu icraya verme olayı üç ay önce ya da sonra yapılmıyor. Tam transfer zamanına denk getiriliyor. Herkesin aklına da bir sürü şey geliyor. Bilinçli mi, bilinçsiz mi yapılıyor diye... Tabii ki alacaklarını isteyecek. Ama bunun bir yolu yordamı var. Oturur Başkan Cengiz ile bir ödeme takvimi yaparlar. Zaman içinde de parasını tahsil eder.

Taraftar izliyor
Ama şimdi ne olacak? Kulübün gelirleri, UEFA’dan gelecek paralar, naklen yayından gelecek paralara şayet icra el koyarsa ikinci bir kıyamet de o zaman kopacak. Samimi olmak lazım. Hayatımda hiç kimseye karşı kötü niyetli olmadım. Hep doğrudan, haktan yana oldum. Ama maalesef bu yapılanlarda adalet göremiyorum. Bu yüzden de isyan ediyorum.
Galatasaray’ın 30 milyon taraftarı bu olayları yakından izliyor. Kulübe zarar verenlerden bir gün hesap soracaklar. Ve bu da onların hakları. O zaman bu insanlar ne cevap verecekler merak ediyorum. Başkan Mustafa Cengiz benim babamın oğlu değil... Hayatımda birkaç kez yan yana gelmişimdir. Onlar da cenazelerde... Sadece uzaktan takip ediyorum ve haksızlığa uğradığını düşünüyorum.

Yazının devamı...

Liseli gençleri kullanmayın!

21 Haziran 2019

Galatasaray’da yaşananlara akıl sır ermez!.. Takım şampiyon olmuş, iki kupa almış, mali durum iyiye gidiyor... Ama maalesef bir grup yine rahatı, huzuru bozmak için elinden ne gelirse yapmaya devam ediyor. Ve işin en kötüsü kendileri ortaya çıkmayarak, saklanarak bütün faturayı ‘liseli gençler’e yıkıyorlar...
Bu ayıptır, aynı zamanda da günah... Bu gençlerin içi Galatasaray aşkıyla yanıyor. Kim başkan olacak hiçbirinin umurunda değil. Bu evlatların içinde benim akrabalarım da var. Aslan gibi çocuklar. Ama maalesef bu ‘ağabey’ dediklerinin sayıları fazla değil, 100-150 kişi bu gençleri kötü yönlendirip arkalarına saklanıyorlar.
Halbuki bu muhalif grubun içinde eskiden başkanlık koltuğunda oturan, yöneticilik yapan, bazı branşlarda görev alan insanlar da var. Bunları herkes biliyor, saklı değil. İşin en kötüsü de bu gençleri taraftarla karşı karşıya getirmeye uğraşıyorlar. Kendilerini masum gibi gösterirken, bu çocukları öcü gibi lanse ediyorlar.
Düşünebiliyor musunuz, Başkan Mustafa Cengiz’in iki sene daha görev süresi var. Mahkeme ne karar verecek bilmiyorum, ama olumsuz bir karar çıkmayacağından eminim. Diyelim ki karar olumsuz oldu... Kendi aralarında seçtikleri başkan koltuğa oturursa nasıl görev yapacak? 30 milyon taraftar onu rahat bırakacak mı? Yine olan Galatasaray’a olacak. O tartışmalı, kavgalı günlere geri dönülecek. Ama maalesef bu insanların kafası başka türlü çalışıyor. “Mustafa Cengiz gitsin, Fatih Terim gitsin, kulüp bize kalsın...”
Peki taraftar kanadını niye düşünmüyorlar? Cebinden para harcayan, yağmur çamur demeden stada giden taraftar değil mi? Neden onların söz hakkı olmaz diye düşünüyorlar? İşte yanılgıları burada başlıyor. Kesinlikle taraftar kulübün içindedir. Kulübün menfaatlerine kim zarar getirirse, dimdik onun karşısında duracak. Bu insanlar bunu bilmeli. Seçimle gelen, seçimle gidecek. Adalet bu demek. Bunun tersi olursa Galatasaray çok zor günler yaşayacak. Benden söylemesi.

Galatasaray’da hareket başlıyor
Fatih Terim sezon bittiği zaman “Hedefimiz Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak” dedi. Bu kolay mı? Kesinlikle çok zor. Bunu hoca da biliyor. Burada çıtayı koyduğu yeri herkese gösteriyor. Devler Ligi’nde başarılı olmak için şu anda elindeki kadro yeter mi? Tabii ki yetmez.

Yazının devamı...

Seçim G.Saray’a ihanet olur!

14 Haziran 2019

Neden muhalefet Başkan Mustafa Cengiz ve yönetim kuruluna baskı yapıp, seçime gitmesini istiyor? İnanın bu yapılana aklım ermiyor. Takım Süper Lig’de şampiyon oldu ve gelecek sezon Devler Ligi’nde mücadele edecek. Maddi olarak bir sürü milyon euro kulübün kasasına girecek. Ziraat Türkiye Kupası’nı da kazandılar. Büyük bir ihtimalle Süper Kupa’yı da kazanıp sezonu üç kupayla noktalayacaklar.
Stadın isim hakkı yenilenecek. Oradan da çok büyük paralar gelecek. Kombine ve localar satışa çıkar çıkmaz patladı. Çok büyük talep var. Forma satışları, göğüs reklamları... Bir sürü sponsor sırada. Teknik Direktör Fatih Terim ile beş yıllık yeni mukavele yapıldı. Futbolcu kadrosu şu anda Türkiye’nin en iyisi. Bu kadar başarı varken, maddi olarak kulüp düzlüğe çıkacakken insanların derdi ne anlayamıyorum...
Başkan Mustafa Cengiz ile yönetimi... Bunun içine Fatih Terim’i de koyuyorum. Çok başarılılar. Bütün sorunlar tek tek çözülüyor. Herkesin memnun ve mutlu olması gerekirken kulübü seçime götürmek için bir takım insanlar savaş veriyorlar. İster istemez düşünüyorum... Galatasaray, düşmanını dışarıda değil, içeride arasın. Bu tür girişimler 114 yıllık kulübü böler, parçalar...
Kör göze parmak sokar gibi başarılı insanları neden göndermek isterler, bunun bir mantığı da yok. Çok değil bir sene önce maddi olarak neredeyse kulübün kapısına kilit vurulacaktı. Şimdi gelinen noktaya bakıyorum, sorunların çoğu bitmiş. Para kaçağı kalmamış. Böyle devam ederse üç sene sonra kulübün çehresi değişecek. Galatasaray 30 milyonluk büyük bir aile. Bu muhalefet yapmaya çalışan insanlar bunu unutmasınlar. Çok büyük tepkilerle karşı karşıya kalabilirler. Taraftar maddi olarak her türlü fedakarlığı yapıyor. Bu insanlar bugüne kadar kulüp için ne yapmışlar.
Ne çabuk unutuluyor güzelim Galatasaray Adası neredeyse elden gitti. Bu adayı kim yıktırdı? O storelar ne haldeydi, resmen yağmalanıyordu. Neden bir kişi çıkıp divan kurulu toplantısında bunları konuşmuyor. Bir tutturmuşlar, Mustafa Cengiz... Benden söylemesi böyle bir operasyonu şu an için kulüp kaldıramaz. Bunu yapmaya kalkan insanlar düşman ilan edilir ve başları çok ağrır.

Milli takımın yolu açık
İzlanda maçındaki yenilgiye tabii ki üzüldüm. Ama Fransa karşılaşması öncesinde takım ile aynı otelde kalışım, kafilenin stada uğurlanışı, şehirdeki ve stattaki coşku, son dünya şampiyonu önünde futbolcularımızın ortaya koyduğu olağanüstü mücadele ve iyi futbol beni çok etkiledi. İzlanda maçında takım çok yorgundu.

Yazının devamı...

Futbolu daha fazla kirletmeyin

7 Haziran 2019

Türk futbolu olarak Avrupalılarla yarışabilmemiz için önce rakibe saygı duymalıyız. Bugün, Galatasaraysız, Fenerbahçesiz, Beşiktaşsız, Trabzonsporsuz futbol olur mu? Bu takımlar iyi olurlarsa birbirleriyle sportmence mücadele ederlerse biz Avrupa’da da daha başarılı oluruz.
Ama biz ne yapıyoruz... Şampiyon olan takımı sağdan, soldan her taraftan vurmaya çalışıyoruz. Biraz daha ileriye gideyim, öyle kulüp başkanlarımız var ki ‘Galatasaray’ı hakemler şampiyon yaptı’ diyebiliyor. Ben bunu yürekten söylediğine inanmıyorum. Sadece kendi taraftarına şirin gözükmek için böyle laflar sarfediyorlar.
Hakikaten bu hiç hoş değil, çok çirkin. Herkese rezil oluyoruz. Mesailerini bu tür laflarla, tatsızlıklarla harcayacaklarına kursunlar iyi bir takım, onlar da şampiyon olsunlar. Hepimiz de alkışlayalım. Ama karalayarak hiçbir yere gelemezler. Galatasaray bu sezon doğru işler yaptı. Kırk bin taraftar antrenmanı seyretti. Marcao, Luyindama transferleri takıma çok büyük katkı sağladı ve sarı-kırmızılılar şampiyonluğu hak etti. Hakem hatalarına girmeyeceğim. Çünkü Galatasaray’ın lehine olduğu kadar aleyhine de karar verdiler. Bu bütün takımlar için aynı.
Şimdi yeni bir federasyon başkanı seçildi. Nihat Özdemir hepimizin tanıdığı bir insan. Nasıl eski TFF başkanı Yıldırım Demirören, yaptıklarıyla futbolumuza çok büyük katkı verdiyse ben yeni federasyonun da aynı başarıyı göstereceğine inanıyorum. Ama daha kurullarını bile seçmeden bu insanlara baskı yapılırsa nasıl başarılı olurlar?
Önce şunu söyleyeyim. Baskı yapan kulüp kaybeder. Bunu hiçbir zaman unutmasınlar. Ve benim tanıdığım Nihat Özdemir bu baskılara boyun eğmez. Herkes adalet istiyor, yeni başkan da bunu istiyor. Bu nasıl sağlanır? Herkesin el ele verip sportmence mücadele etmesi lazım. Basın yoluyla vur, kır, parçala olmaz. Böyle insanlar kazanamadı, hiçbir zaman da kazanamayacak.
Futbol milyonları mutlu eden, eğlendiren bir spor dalı. Bu spor dalını parlatmak gerekiyor, kirletmek değil. Yaşananlar yaşandı, yeni bir beyaz sayfa açma zamanı.

Hidayet Türkoğlu haklı

Yazının devamı...

Dört dörtlük milli takım

3 Haziran 2019

Milli Takımımız, Şenol Güneş’in yönetiminde 4. maçına çıktı. İkisi resmi, ikisi hazırlık maçında hiç kaybetmedi.
Fazla abartmak istemiyorum ama umut veren, takım oyunu oynayan, iyi mücadele eden, sahada savaşan futbolcular topluluğunu hepimiz görüyoruz.
Evet Özbekistan bizim ayarımızda bir takım olmayabilir. Ama fizik güçleri en üst seviyede... Bizim futbolcularımız ağır bir sezon geçirdiler. Hepsi çok yorgun olmasına rağmen ortaya koydukları mücadeleye saygı duyuyorum ve ilerisi için umutlanıyorum.
Şenol Güneş’in havuzunda çok iyi genç isimler var. Bunların hepsi sırası geldiğinde milli formayı giyecekler ve ay-yıldızlı takıma katkı sağlayacaklar. Özbekistan karşısında bazı futbolcuların performansına, tekniğine bakıyorum hakikaten hayran olmamak mümkün değil.
Sağ bekimiz Zeki... İki gol attı. Pozisyonları hiç bırakmayan, fiziği çok iyi olan bir futbolcu. Uzun seneler Milli Takımımıza hizmek edecek. İki stoper Merih ve Çağlar... Bu ikilinin içine, sakatlığı nedeniyle oynamamasına rağmen Ozan Kabak’ı da koyuyorum. Çağlar, çok diri, hamleleri çabuk olan sert bir futbolcu. Resmen rakibi süpürüyor. Merih, Çağlar’ın bir seviye yukarısında. Daha teknik, yere sağlam basan bir isim. Bence daha da iyi olacak.
Kenan Karaman, Fortuna’da oynuyor. Yunanistan karşısında bir gol attı, dün gece de ikinci golün hazırlayıcısı oldu. Onun kafa vuruşunu kaleci çıkardı ve Zeki golü attı. Kenan sol kanatta oynamasına rağmen golü koklayan, topa çok iyi yükselen bir ofansif oyuncu konumunda. O da uzun seneler büyük katkı sağlayacak.
Oğuzhan, Beşiktaş’ta koca sezon yedek kaldı. Ama Şenol Güneş onu milli takımda kazanmak istiyor. Üstüne basa basa söylüyorum, Oğuzhan çok iyi bir futbolcu. İki ayağı çok yumuşak olan, harika paslar atan bir isim. Allah ona bütün yetenekleri vermiş. Bu kalitede bir futbolcunun kendisine daha çok bakıp fizik gücünü artırması lazım. İrfan Can, Ozan Tufan, Abdülkadir Ömür, Efes Ünal... Bunların hepsi iyi futbolcular.

Yazının devamı...