Kadın gözüyle

Kadın gözüyle


       Sinemaya çeşitli nedenlerle gider insanlar. Filmin konusu, yönetmeni, oyuncuları, heyecan uyandırma ve duyguları etkileme gücü, sürükleyiciliği ve temposu, hatta müziği insanların tercihlerini etkiler. Bir filmin tanıtımı yapılırken tüm bu faktörler hesaba katılır.
       Yönetmeninin ölümünden aylarca sonra vizyona giren "Gözü Tamamen Kapalı" filminin tanıtımı planlanırken de Stanley Kubrick gibi adı efsane haline gelmiş bir ustanın Tom Cruise ve Nicole Kidman gibi iki ünlü oyuncuyu ateşli sevişme sahnelerinde buluşturduğu bir filmin geniş bir izleyici grubunun ilgisini çekebileceği düşünülmüş herhalde. Filmin afişlerinde ve fragmanlarında yalnızca sevişme sahnelerine yer verilmiş.
       Bu tanıtıma kapılarak filme gidenleri ciddi bir düş kırıklığı bekliyor, çünkü orijinal adıyla "Eyes Wide Shut", seks sahnelerinin öne çıkarıldığı bir film değil. Filmi görmüş ve pek de beğenmemiş olan dostum Hasan Subaşı'nın ilginç benzetmesiyle bu filmin fragmanlarıyla kendisi arasındaki fark, borsadaki şirketlerin açıklanan bilançolarıyla gerçek durumları arasındaki farkı hatırlatıyor.
       Buraya kadar yazdıklarımdan "Gözü Tamamen Açık" filmini benim de pek beğenmediğimi düşünmüş olabilirsiniz ama tam tersine ben çok beğendim ve şimdilik iki kez izledim bu filmi. Neden beğendiğimi ise hala düşünüyorum.
       Acaba diyorum, film boyunca gözümü üzerinden ayıramadığım Nicole Kidman'ın canlandırdığı, bakışları içime işleyen kadının gözüyle, kadın - erkek ilişkisinin gizemli derinliklerine sürüklendiğimi hisettmeseydim böylesine sevebilir miydim "Gözü Tamamen Kapalı"yı? Filmi ikinci izleyişimde daha da sevmemin nedeni, Stanley Kubrick'in ancak olgunluk çağında el atmaya cesaret ettiği kadın - erkek ilişkisine erkeğin değil kadının gözüyle nüfuz ettiğini - kendime göre - keşfetmem mi oldu? Kidman'ın oynadığı rolü bir başkası, örneğin bir Julia Roberts oynasaydı aynı ölçüde etkilenecek miydim?
       Net cevaplar veremiyorum bu sorulara. Zaten belki de net cevaplar peşinde koşmayan, düş ile gerçek arasındaki çizginin nereden geçtiğinin pek de belirgin olmasını amaçlamayan bir film, "Gözü Tamamen Kapalı". Sigmund Freud'un arkadaşı ve meslektaşı Dr. Schnitzler'in "Düş Öyküsü" adlı kısa romanından yola çıkılarak gerçekleştirilen "Eyes Wide Shut", beni yakalayan atmosferinin yanı sıra renklerindeki ve görüntülerindeki Kubrick damgasıyla da bulunmaz bir şölen. Kidman'ın canlandırdığı Alice'in filmde söylediği gibi "hiçbir düş yalnızca düş değildir" diye düşünüyorsanız bu filmi görün diyorum.
     



Yazara E-Posta: oulagay@milliyet.com.tr