Özay Şendir

Özay Şendir

ozay.sendir@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

‘AIDS BİZE BİR ŞEY YAPMAZ’
Hatice’nin podyumda kalçasını açması memleket meselesi haline geldi ya, üşenmedim YouTube’u açtım.
Farklı farklı videoların toplam izlenme sayısı, 113 bini bulmuştu dün sabah.
Geçtiğimiz hafta deprem haftasıydı bu ülkede.
Hani başta İstanbul olmak üzere Marmara’yı etkileyecek büyük bir deprem var...
AFAD’ın 7.5 büyüklüğündeki depremde kaç bin can gideceğine dair hazırladığı senaryoyu okuyanların sayısı,
Hatice’nin kalçasını merak edenlerin yarısı kadar bile değildir.
Kimi senaryolar, abartılı bulsam bile 150 bin can kaybından falan bahsediyor, onları okuyanların sayısı Hatice’nin kalçasını merak edenlerin 10’da biri bile değil.
Çok uzun yıllar önce, bir haber programda hayat kadını kılığına giren muhabir, yanına yaklaşan arabadaki sürücüye AIDS hastası olduğunu söylüyor ama aç arkadaş, “Olsun, AIDS bize bir şey yapmaz” diye yanıt veriyordu.
Görünen o ki, ‘deprem de bize bir şey yapmayacak’ kafasındayız halen. Yazık, bu ne açlık böyle...

‘O BENİ YANTILTMAZ'
‘AIDS BİZE BİR ŞEY YAPMAZ’
Mesut Özil’in nişanlısı Amine Gülşe söylemiş başlıktaki cümleyi.
İnsan en rahat anne ve babası için kurabilir böyle bir cümle değil mi?
Oysa işin diğer tarafı daha önemli.
Güvenmediği birini sevemez ya insan, bu cümleden bin ayrı anlam çıkar, hepsi de aynı kapıya, sevgiye varır.
Geçmişte birlikte çalıştığım genç arkadaşlarımdan biri, kız arkadaşının sosyal medya hesabının şifrelerini bilir, zaman zaman kontrol ederdi.
Çeşitli kere uyarmıştım “Ayıp” diye, sonra zaman içerisinde fark ettim ki, çok yaygın bir davranış biçimi haline gelmiş bu.
Ne kadar yorucu aslında hem şifreyi veren hem de hesapları kontrol edenler için.
“O beni yanıltmaz” diyebilmek ve güvenle ilerlemek ne büyük konfor...

FOTOĞRAFTAKİ AYRINTI
Fotoğrafa baktığınızda mutlu bir çift dışında ne görüyorsunuz?
Benim dikkatimi çeken şey, mikrofon tutuşları oldu Bergüzar Korel-Halit Ergenç çiftinin.
Korel, 40 yıldır sahnelerde şarkı söylüyormuş gibi kavramış mikrofonu, şarkıyı sadece sesiyle değil, mimikleri ve beden diliyle de söylemiş.
Yılların usta oyuncusu Ergenç ise ilk kez sahneye çıkıp da, ellerini nereye koyacağını bilemeyen bir amatör gibi kavramış mikrofonu.
Eleştiri için falan yazmadım bunu, hiç aklıma gelmedi.
Sadece çocukken saç fırçasını ters çevirip mikrofon yapan bir kız çocuğunun, yıllar sonra hayalini gerçekleştirmiş hali gibi geldi bana bu kare. Hoşuma gitti, yazmak istedim...

İLK 7, SON 13
‘AIDS BİZE BİR ŞEY YAPMAZ’
Çok bilinen bir laftır;
“Uçak en güvenli yolculuktur...”
Sadece laf değil, doğru da aslında...
2015 yılında dünya genelinde 3.5 milyar insan uçak yolculuğu yaptı, toplam 68 kaza oldu. Bunların altısı ölümlü kazalardı ve toplam 510 kişi hayatını kaybetti.
Aynı yıl trafik kazalarında ölenlerin sayısı, 1 milyonun üzerindeydi. Bu istatistikler güzel de, gayet iyi biliyorum ki, uçak havada türbülansa girdiğinde insanın içini rahat ettirmeye yetmiyor.
İçiniz rahatlasın diye iki not yazayım:
Birincisi, her uçak kazasından sonra havacılık sektörü sebebini araştırır.
Bazen uçaklardaki imalat sorunu, bazen pilotların uçak tipi eğitim eksikliği, bazen ise bakım problemleri gibi sonuçlara varılır.
Sonra sektör tüm dünyayı, aynı sebeple bir daha kaza olmasın diye uyaran bültenler çıkarır.
Bu hafta sık sık konuştuğumuz Boeing 737-8Max uçaklarının tamamının yere inmesi de, böyle bir önlemin parçası.
İkinci not, zamanla alakalı...
Bir uçuşun en tehlikeli bölümü, ilk 7 ile son 13 dakika arasındadır ve uçak kazalarının yüzde 99’u bu zaman diliminde yaşanıyor.
10-11 bin metre yükseklikte uçak türbülansa girerse, sadece kemerinizin bağlı olup olmadığını kontrol edin, zira güvendesiniz demektir bu...

20 dakikalık menemen
Dün sabah Bolu Tüneli’nin çıkışındaki alışveriş merkezinde mola verdim. Son derece kibar güvenlik görevlileriyle, “Günaydın” dedik, karşılıklı. Elimi yüzümü yıkadım, hem yazı yazacağım hem de kahvaltı edeceğim bir yer aradım.
Girdiğim ilk mekanda, “Menemen yapıyor musunuz?” diye sordum. Garson, “Ustaya sorayım” dedi, daha sonra “En erken 20 dakikada çıkar” cevabı geldi.
Şaşırdım garipsedim, bir başka mekandan kahve aldım, sonra çok bildik bir markanın oradaki şubesine gittim.
Kapıyı sandalyelerle kapatmışlar ama içeride çalışanlar bir masada oturuyor.
“Kaçta açıyorsunuz arkadaşlar?” diye sordum, saat 07.00’de dediler, saatime baktım 07.00’ye sadece 11 dakika vardı.
Otoban üzerindeki mekanların mesai saati olmaz normalde.
İşini severek yapan insanlar, “Menemen en erken 20 dakikada çıkar” demez, öyle olsa bile, “Hemen yaparız” der.
Bırakın işini sevmemeyi, işini tükürür gibi yapanlar ülkesi olduk biz...