24 HAZİRAN HESAPLARINDA GEÇMİŞİN İZLERİ...

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olacağı söylenen İlhan Kesici, 1994’te ANAP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıydı. Karşısında Bedrettin Dalan, Zülfü Livaneli, Recep Tayyip Erdoğan vardı. Ne Demirel ailesinin damadı olmak ne de ciddi medya desteği işe yaramamıştı o zaman. “İstanbul’da seçimi alan Türkiye’yi de alır” deniyor ya, aklıma geldi birden.

24 HAZİRAN HESAPLARINDA GEÇMİŞİN İZLERİ...

- Sosyal demokrasinin sağdan devşirme aday arayışlarında adı akla gelen Abdüllatif Şener 2011 seçimlerinde, kurduğu partiden ayrılıp, memleketi Sivas’tan bağımsız aday olmuş ve sadece yüzde 4,4 oy alabilmişti.

- Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’a aday olduğunda, partisinin Türkiye ortalamasından daha fazla oy almış ve Baykal’ın alternatifi haline gelmişti. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, partisinin parlamento seçimlerinde aldığı oydan daha fazla oy alırsa Kılıçdaroğlu’nun koltuğu sallanır mı? Bu soru sokakta sorulabilir de umarım CHP Genel Merkezi’nde de sorulduğu iddiaları doğru değildir.

RAHAT BIRAKIN ŞU VATANI...

Kendi isteklerini ya da çıkarlarını bize kabul ettirmek için vatan sevdası edebiyatı yapanlara tahammül etmek zorlaşıyor giderek.

- Taksiciler Birliği Başkanı mesela, UBER’e karşı mücadele etmek elbette hakkı da, işi vardırdığı nokta ne?

“Uber, San Francisco’da doğmuş, bugün benim askerime silah sıkan, Afrin’de askeri şehit eden hainlerin ürediği yerdir. Uber’e binen de kullanan da vatan hainidir.”

- Bedelli askerlik çıkmasını isteyenlerin durumu da pek farklı değil. İki gündür sosyal medyada bedelli askerliği kendileri için değil ülke için istediklerine ikna etmeye çalışıyorlar bizi. Bütçe ağını kapatmaktan tutun da yaratılacak kaynakla profesyonel orduya teknoloji sağlamak ve daha neler neler yazılıp çiziliyor.

Yeter ama bir huzur verin vatana!

BEDENİME SAHİP OLABİLİRSİN AMA RUHUMA ASLA...

- Türkiye’ye ait bir savaş uçağı düşünün, ABD’nin terör örgütü PKK’ya verdiği füzelere ya da Yunanistan savaş uçaklarına karşı savunmasız ve ateş gücünden yoksun olsun. Yazılım kodu olmadan Türkiye’ye verilecek F-35’lerin durumu, eski Türk filmlerinin “Bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla” repliğinin özeti gibi.

- Sorunları olan bir uçak F-35. Yazılımları 31 kere güncellendi ama halen güvenlik açıkları var. Geçen sene 10’dan fazla pilot, nedeni bilinmeyen bir şekilde bayılma aşamasına geldi. Yer hedeflerine atışta sağa kayma, havada yakıt ikmalinde sorun var. Yedek parça sorunları nedeniyle uçak sayısı artıyor ama ABD filosunun havada geçirdiği süre aynı kalıyor. Paslanma ve inişlerde çabuk yıpranan lastik sorunları da var.

24 HAZİRAN HESAPLARINDA GEÇMİŞİN İZLERİ...

- 2015 yılında yapılan it dalaşı testinde F-16 karşısında kaybeden taraf oldu F-35. Tanesi 400 bin dolar olan akıllı kaskın pilotun görme yeteneğini engellediği ortaya çıktı mesela.

- Her krizde “F-35’leri vermeyiz ha” diyen Washington’da şimdi de 3 senatör, ABD çıkarlarına aykırı davranmak ve demokrasi sorunları gerekçesiyle F-35’ler Türkiye’ye teslim edilmesin diye yasa teklifi verdi. “Uçakları almazsak proje 12 milyar dolar açık verir” rahatlığımız doğru değil, zira talep yüksek bu uçaklara.

Avrupa’daki tüm uçakların ana bakım üssünün Türkiye olacağı ve daha iyi bir alternatif olmadığı için projede kalmak doğru. Ancak, 6. nesil, insansız olacak savaş uçakları için şimdiden çalışmaya başlamak da şart.