BİLİMİ YOK SAYARAK ÖLÜYORUZ...

Rusya, Türkiye’den ithal ettiği 370 ton mandalinayı Akdeniz meyve sineği nedeniyle geri yolladı ekim ayında.

Tek zarar bu değil, Finike’de portakal ve mandalinanın yüzde 30’u daha şimdiden zarar görmüş halde.

Başka ülkelerin, biyolojik yöntemlerle, özellikle de kısır erkek sinekleri doğaya salarak bir sürü ülkenin başarı kazandığı bir mücadele bu.

Bizim çiftçimiz, Adana, Çukurova’da dönüm başına bin 500 lira zirai ilaç parası ödüyor, başarı kazanamıyor, hepimiz zirai ilaç kalıntılı ürünler tüketiyoruz.

Oysa bir kere kısır erkek sinek üretme tesisi kursak hem üretim daha sağlıklı olacak hem de zirai ilaca bir dünya para ödemeyeceğiz.

Fındık ve incirde dünya üretim lideri Türkiye.

Ama son yılların resmi ithalat rakamlarına göre Almanya ve Fransa’dan incir ve fındık ithal etmişiz.

Adamlarda üretim yok ama bizden aldıklarını işliyor, çikolataya karıştırıyor, daha doğru marka ve pazarlama stratejisiyle tekrar ve daha pahalıya bize satıyorlar.

Tarıma dair tüm entel cümlelerde tohum ithalatından ve İsrail’e ödenen paradan söz edilir ya, en çok tohumu Fransa’dan alıyoruz, İsrail tohum ithalatımızda ilk 3 içinde yok.

Buna karşılık, 85 ülkeye de tohum ihraç eden bir ülke konumuna geldik ama sosyal medyada orasını burasını açarak ünlenen biri kadar önem bulmuyor bu iş.

Nadasa bıraktığımız toprakların büyüklüğü Hollanda’nın yüzölçümü kadar ama bize patates ve buğday da satıyor adamlar.

Onların dönüm verimliliğiyle bizim verimliliğimiz arasında dağlar kadar fark var zira.

Türkiye’de tarım ihracı ile tarım ithalatı arasındaki makas giderek kapanıyor, şu an yaklaşık 2 milyar dolar artıdayız ama yetmez, yetmiyor da zaten.

Tarım ile bilimi buluşturmak, o farkı, uzmanların söylediği gibi, 20 milyar dolar seviyesine çıkarmak gerek.

Başka çaremiz de yok zaten...

BİLİMİ YOK SAYARAK ÖLÜYORUZ...

“SURİYE ORDUSU VE YPG ÇATIŞMAYA BAŞLADI”

Belki beklenenden önce oldu ama Fars Haber Ajansı’na göre, Suriye ordusu ile PKK’nın Suriye kolu YPG arasında ilk çatışma yaşandı.

Çatışmanın olduğu yer Deyrizor’un batısındaki bir köy ama aslında kavga daha büyük.

Esad yönetimi, Irak sınır bölgesindeki 11 büyük petrol sahasının Barış Pınarı Harekâtı sırasında varılan anlaşma uyarınca kendilerine teslim edilmesini istiyor, ABD ve ortakları bu anlaşmayı tanımadıkları için YPG’nin bölgede kalmasını istiyorlar.

Bunu göstermek içinde çıkan çatışma sırasında da hemen YPG’nin yardımına koştular ve Suriye ordusunu hedef aldılar. Görünen o ki Türkiye karşıtlığı üzerine kurulu Esad-YPG ittifakı sandığımızdan çok daha kısa sürecek.

BİLİMİ YOK SAYARAK ÖLÜYORUZ...

ÖVÜNÜLECEK DEĞİL, UTANILACAK ŞEY...

Çakar yasağının ilk gününde, yasağa uymayanlara, sadece İstanbul’da, 126 bin 252 lira ceza kesilmiş.

Bununla övünmek mümkün ama asıl doğrusu utanma gerekliliği...

Devlet adam gibi denetim yapmayınca, devlet gibi davranan adamlar türemiş, kimse de bunlara ne iş arkadaş dememiş.

Bizim memlekette her yasak sıkı uygulanmaya başlar, sonra 3-5 gün geçer, işler eski haline döner. Arabada sigara işinde de iki gün denetim yapıldı, sonra bırakıldı, bu yasak da tahminen öyle olacak.

Bakalım bir ay sonra kesilmiş ceza rakamı ne olacak, birlikte göreceğiz...