Pierre Loti İlköğretim Okulu’nda yaşanan  skandalın haberi  Milliyet internet sitesinde yayınlandıktan sonra yoğun bir telefon ve mail bombardımanı başladı. Garip olan gelen her mesaj yapılan her konuşmada konuyu bırakın aydınlanmayı daha da karışık hale getirdi.

Serviste unutulan küçük kızın ailesinin kapalı bir grupta paylaştığı bilgilerden ortaya çıkan en acı sonuç bunun serviste unutulan ilk çocuk olayı olmadığı yolundaki bilgi. Servis şirketinin sahipleriyle yapılan görüşme sırasında şirket ortaklarından Ufuk Bey isimli kişi bir çocuğun daha başına benzer bir durum geldiğini kabul etmiş.

Ecrin’i ölümden kurtaran “kel abi” küçük kızı teslim etmeden önce çantasından defterini çıkarıyor ve arkasına adı, soyadı ve telefonunu yazıyor. Ecrin’e de “Babana söyle beni arasın, senin hayatını kurtardım, bana teşekkür etsin” diyor.

Şirketten ses kaydı...

Olayın ardından PL Turizm yetkilisi Ufuk Aydın tüm velilere WhatsApp’tan bir ses kaydı yollayarak yeni alınan önlemleri anlatmış.

Geçen perşembe yaşanan olaydan dolayı duydukları üzüntüyü, bölge sorumlusu dahil konuyla ilgili tüm ihmali bulunanların işten çıkarıldığını, şirket ortaklarından Nihat Bey isimli kişinin ihracı için yasal prosedürün başlatıldığını anlatan Aydın, kurulan yeni güvenlik sistemine dair de velilere bilgi vermiş.

Buna göre servis araçlarına artık kart okutma sistemi kuruluyor. Şoförler arka bölümde kurulan sisteme kartı okutmadan artık servis araçlarının kontakları kapanmayacak. Servis araçlarına kamera sistemi kurulacak. Servislerin öğrenci indirdiği yerde şoför ve hostes harici bir de personel bulunacak.

Veliler kime kızgın?

Haberin duyulmasının ardından birden fazla veli bana ulaştı. Bir kısmı olayı yazdığım için bana kızgındı. Neden bana kızıyorsunuz diye sordum, “Milli Eğitim Bakanlığı bu okulu kapatmak istiyor, şimdi bunu bahane edecekler” cevabını aldım. Keşke ‘Okul aradığımda benimle konuşsaydı’ dedim, o zaman da “Okul bizimle de konuşmuyor” gibi oldukça ilginç bir cevap aldım. Görünen o ki servis düzeni konusunda  oldukça radikal kararlar almışlar. Keşke daha önce alsalarmış bu önlemleri.

Bazı velilerin yakınları da bana ulaştı. İddiaları okula gelmeyen çocukları arama zorunluluğu olduğunu ve bu konuda Pierre Loti İlköğretim Okulu’nun kusurlu olduğunu söylüyorlar.

Okul bir açıklama yapmadığı için gerçekten böyle bir kural var mı, varsa aile neden aranmadı gibi sorulara mutlaka cevap bulunması gerekiyor.

Servis işini yapan PL Turizm ben daha olayı yazmadan olayın yaşandığı 54 numaralı servis aracının şoförü ve hostesini işten çıkarmış. Firma bu konuda medyayı bilgilendiriyor, burada bir sıkıntı yok.

Tahminen firmaya yakın kaynaklardan ama kimliğini saklayarak bana ulaşanlarsa çocuk taksiyle alınmadı ve benzeri bilgiler veriyorlar ama bu detay ne fark yaratacak ki? Çocuk serviste unutuldu mu, evet unutuldu. Arkası tamamen ihmaller ve yalanlar zinciri...

Medya neyin peşine düştü?

Olayın duyulmasının ardından neredeyse tüm medya kuruluşlarından daha fazla bilgi isteyen telefonlar aldım. Bazı kanallar, çocuğun servis hostesi tarafından teslim alındıktan sonra oturtulduğu büfeyi ve güvenlik kamerasını bulmaya çalıştı.

Kimileri de servisin bırakıldığı otoparktaki iyi yürekli  “kel abi”’nin peşine düştü. Kim neyi buldu bilmiyorum doğrusu ama görüntü olmayınca böyle bir skandalın haberini nasıl yaparız  endişesi kaplıyor tüm televizyon habercilerini.