BÖREK CENTER’DA MI BULUŞALIM LAHMACUN CENTER’DA MI ?

İstanbul’da Börek Center diye bir dükkân var.

Trabzon’da “Döner center”,

Manisa’da “Lahmacun center”,

İzmir’de “Boyoz center”,

Ağrı’da “Künefe center”,

Hatay’da “Lezzet center”,

Kayseri’de “Çiçek center” var...

BÖREK CENTER’DA MI BULUŞALIM LAHMACUN CENTER’DA MI Bunları beğenmediyseniz, “Nargile center”, “Güzellik center”, “Mobilya center” da var memleketimizde...

Turistlik diyeceğim ama yarısı Türkçe yarısı İngilizce tabeladan ne anlayacak turist?..

İstanbul’da tabelasında et lokantası yazan mekân neredeyse kalmadı, hepsi steak house oldu,

Eskinin fotokopi dükkânları “copy center” oldu diye şikâyet ediyorduk, üsttekiler daha da beter.

Urfa Siverek’te “Grand Medical Centrum” diye bir tıp merkezi var, İstanbul’da markasını hospital olarak tescil ettirmiş özel hastane de var.

Marka ürünler tüketerek gelişmiş ülkeler gibi olma hayali çok eskiye dayanır bu coğrafyada, ona alıştık iyi kötü.

Ancak markalara İngilizce kelimeler eklemlemek nereden çıktı, anlayan beri gelsin...

Tamam stadyumlardan arena lafını kaldırmak ilk adım olabilir ama kesinlikle son adım olmamalı...

51 BİN DOLARLIK CEKET...

ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania’nın G-7 Zirvesi için gittiği İtalya’da 51 bin 500 dolar, yani 185 bin liralık, ceket giymesi tüm dünyada olay oldu.

ABD medyası, ceketin şık olup olmadığıyla değil, faturasının kim tarafından ödendiği üzerinde duruyor.

Aslında Başkan’ın eşinin ve ailesinin giydiği kıyafetlerin faturası ABD’de her zaman tartışma konusu olur.

Örneğin Obama’nın iki kızı, Sasha ve Malia’nın Beyaz Saray’a veda yemeğinde giydikleri her biri 20 bin dolar olan kıyafetlerinin parasını kimin ödediği de çok tartışılmıştı.

Yine Michelle Obama’nın 2014 yılında Fransa Cumhurbaşkanı onuruna Beyaz Saray’da verilen yemekte giydiği 15 bin dolarlık elbisesi de az konuşulmadı.

Bu konuda en uyanık başkan eşi Nancy Reagan olarak biliniyor.

Tasarımcılardan geçici olarak aldığı kıyafetleri geri iade etmeyi sevmeyen ve hediye listesine de kaydettirmeyen Nancy Reagan bu davranışını “Ben moda sektörüne destek verdim” diye açıkladı uzunca bir zaman.

Yine de ortalama 10 bin dolarlık kıyafetleriyle hatırlanan bir isim olduğunu da belirtmek lazım.

Başkan eşleri içerisinde en şık ve zarif olan Jacqueline Kennedy’e gelince...

Başkan’ın babası, gelininin kıyafetlerinin siyasi tartışma konusu olmaması için ona ünlü bir tasarımcı olan Oleg Cassini’yi ayarladı.

Marilyn Monroe, Natalie Wood ve Grace Kelly gibi isimleri de giydiren bu eşsiz tasarımcı sayesinde Jacqueline Kennedy hem en şık hem de sponsorluk sayesinde giyim faturası en az konuşulan başkan eşi oldu.

Geçmişte bugünün parasıyla elbiselere milyon dolar harcayan başkan eşleri oldu ama bu da işin bir gereği sanırım.

Zira Laura Bush, anılarında, başkan eşi olarak alması gereken tasarım elbise sayısına hayran olduğunu anlatmıştı.

Melania Trump’ın durumuna dönecek olursak, Cumhuriyetçi Parti Kongresi’nde Sırp bir tasarımcının elinden çıkan 2 bin 300 dolarlık beyaz kıyafetle konuşma yapıp da başkan eşi olarak ilk yurt dışı gezisinde 51 bin 500 dolarlık ceket giymenin ve aradaki uçurumun faturasını ödüyor şu an.

ELEKTRONİK DENETLEME GERİ DÖNÜYOR...

Bu ülkede trafik kuralları sürücülerin uymasını sağlamak için mi var yoksa daha çok ceza geliri elde etmek için mi hakikaten belli değil.

Yolda başkalarının hayatını tehlikeye atarak araba kullanan birinin peşine takılan tek trafik ekibi görmedim ama her yerde ceza yazmak için pusuya yatan bir sürü trafik ekibi görüyorum.

Şimdi de elektronik denetleme sistemi geri dönüyormuş.

Geçen sene kötüye kullanım dolayısıyla İçişleri Bakanlığı kaldırmıştı bu uygulamayı.

Düzelttik denilerek tekrar devreye sokuluyor ve yine belediyeler asli unsur halinde.

Yasada trafik cezası kesme yetkisi olmayan belediyeler şimdi sistem kuracak, ihlalleri bildirecek, kesilen cezalardan yüzde 30 pay alacak.

Kasada para mı kalmadı, bir yerlere kaldırım taşı mı döşenecek, asfalt mı yapılacak, asılın trafik cezalarına durumu, öyle mi?

Sonra hastasını acile yetiştirecek adam yol boyu bu sisteme takılacak, bilmem kaç tane ceza yiyecek.

İlla trafik kural ihlallerinden para kazanmak istiyorsanız, önce belediye başkanları, rektörler, spor kulüplerinin takım otobüslerine haksız yere takılmış siren ve çakarlar için ceza kessenize...

YOK ARTIK...

Beylikdüzü’ndeki Tv kulesine çarpıp düşen ve 7 kişinin öldüğü helikopter kazasını hatırladınız mı?

10 Mart tarihinde olmuştu o kaza, yani üzerinden 2,5 aydan fazla bir zaman geçti.

O kaza, Tv kulesi helikopterlerin kullandığı navigasyon haritasında olmadığı için yaşanmıştı .

Navigasyon haritaları 15 günde bir güncelleniyor ama Tv kulesi hâlâ işaretlenmemiş durumda.

Neden sorusuna verilebilecek makul bir yanıt var mı acaba?