Özay Şendir

Özay Şendir

ozay.sendir@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Yere bir merdiven resmi çizin önce. Sonra tartışan, kavga eden iki kişi olarak merdivenin birer ucuna geçin. İlk basamakta her iki taraf, “Sorun ne?” sorusuna yanıt versin.

Her eve lazım  bu merdiven..

Sonra ikinci basamağa geçip, bu kez “Duygum ne?” sorusuna yanıt versin her iki taraf da...

Üçüncü basamaktaki soru “Ne yapabilirim?” Bu son derece önemli bir soru, zira boş yere bir kavgayı sürdürmektense, her iki tarafın da birbirine bir adım yaklaşma şansı var sorunun içinde.

Ve son soru, aynı zamanda merdivenin iki ucunda birbirine en uzak noktada olan iki tarafın en yakın hale geldiği soru: “Ricam ne?”

Haberin Devamı

MEF İlkokulu Rehberlik Servisi velilere, öğrenciler arasında yaşanabilecek anlaşmazlıklarda kullandıkları bu merdiveni tanıttı geçtiğimiz hafta.
Okulda çocukların karşı karşıya gelmeleri kadar normal bir durum yok ama bu merdivenin sadece okullarda değil evlerde de kullanılması lazım.

Evlerde ya da ofislerde yaşanan birçok tartışmada, taraflar sorunu hep kendi algıladıkları biçimde anlatır. Oysa bir tartışmanın ardından karşı tarafın sorunu nasıl tanımladığını görmek daha başta bir sürü yanlış anlamayı ortadan kaldırır.

Kavga ve tartışmalarda birbirini takip eden öfke ve kırgınlık arasında aslında dağlar kadar fark vardır ya, konunun geldiği boyutun karşı tarafta şu an hangi hissi uyandırdığını bilmek büyük bir şans aynı zamanda.

Birbirini takip eden “Ne yapabilirim?” ve “Ricam ne?” soruları durumu düzeltmek için ilk fedakãrlığı bana yaptırıyor, ardından da karşı taraftan istediğimi söyletiyor. Birbiriyle konuşamayan bir toplumuz biz. İsteklerimizi satır aralarında söyleyip, sonra da karşı tarafın bunu tam da söylemek istediğimiz gibi anladığını zanneder ve ona göre davranmasını bekleriz. Daha ilk basamakta bir sürü yanlış anlamayı ortadan kaldıracak bu yatay merdivenden her eve ve ofise bir tane çizmek gerek bence.

Bunların hepsi turist değil ki

Her eve lazım  bu merdiven..

Galeri yapmaya bayılan internet sitelerinde bu aralar bol bol hangi ülkeden Türkiye’ye kaç turist geldi sayfaları var. Rakamları Kültür ve Turizm Bakanlığı açıklıyor ama bu sayılar aslında turist değil, Türkiye’ye giriş yapan yabancı sayısını gösteriyor. Mesela Filipinler, Gürcistan, Moldovya, Kırgızistan ve Özbekistan vatandaşlarının çoğu, Türkiye’ye başta İstanbul ve İzmir olmak üzere ev hizmetlerinde ya da çocuk bakımında çalışmak üzere geliyor. Afrika ülkelerinden, başta Uganda ve Nijerya olmak üzere, gelenlerin çoğunu, İstanbul’un merkeze uzak tekstil atölyelerinde çalışırken bulabilirsiniz.

Haberin Devamı

Endonezya vatandaşlarının bir kısmı SPA’larda Bali masajı yaparak para kazanmak için gelenler, Çin vatandaşlarının büyük bir kısmı da Türkiye’deki madenlerde çalışmak üzere gelen kişiler, yani turist değiller. Sonuç olarak Türkiye’ye gelen turist sayısı diye açıklanan rakamlar, aslında giriş yapan yabancıların sayısı, kendimizi kandırmaya, gaza getirmeye gerek yok.

İleri saat ve kadınlar

Her eve lazım  bu merdiven..

Geçtiğimiz cuma radyoda yaptığım yayında öğrencilerin zifiri karanlıkta yollara düşmemesi için alınan önlemleri anlatıyordum. Bir sürü kadın dinleyiciden mesaj yağdı, “Biz de çok korkuyoruz” diye. Özellikle de Galata Köprüsü civarında, çok rahatsız edici tipler dolaşıyormuş. Saat değişmiyorsa da en azından asayiş şube daha fazla bakabilir.

Haberin Devamı

Gelinler ve gözleri...

Nikah fotoğraflarında bazı gelinlerin gözlerinde tam bir mutluluk hali olur, bazı gelinlerin gözlerindeyse bir ‘zafer’ bakışı. Hadi canım, olur mu öyle şey demeyin, üşenmeden tarayın bir arama motorunda ya da gittiğiniz nikahları düşünün. Gelinler arasında ayrım yapılmaz ama ben gözlerinde mutluluk olan gelinleri zafer olanlardan daha çok seviyorum.

Öldürmek amaç değil araçtır...

Her eve lazım  bu merdiven..

Dünyada fırtınalar estiren ‘24’ dizisinin ilk sezonunu oluşturan 24 bölümde, kahramanların öldürdüğü kötü adam sayısı toplam 15 bile değildi. Zira akılla kurgulanan bir dizide, adam öldürmek amaç değil, amaca ulaşmanın bir yoludur.
Maşallah bizim bildik dizilerimizde neredeyse her bölümde 10-15 kişi öldürülüyor. Seyirci olarak biraz daha fazla akıl oyununu, biraz daha fazla strateji ve merak unsurunu hepimiz hak ediyoruz. Umarım bir kulak veren çıkar...

Çok sıkıldım

Eda Erol’un eski sevgilisinin car car konuşmasından...

Sosyal medyadan fotoğraf paylaşarak modern sanatlara ilgi duyuyormuş gibi yapan yanımızdan.

Murat Başoğlu’nu gündemde tutmaya çalışan kafadan...

Televizyon ünlüsü Caner’in ilk aşık oluşundan, evlilik ve boşanma süreci dahil tüm özel hayatını kamera önünde yaşamasından.