KUDÜS TAMAM DA YA MEKKE?..

Eklenme Tarihi24.12.2017 - 23:35-Güncellenme Tarihi24.12.2017 - 23:38

Kudüs, üç semavi din içinde önemli bir merkez ve uluslararası bir statüye sahip olmalı’ diyor Birleşmiş Milletler.

Peki tüm Müslümanlar için Kudüs kadar önemli olan Mekke’nin statüsü de tartışılabilir mi?

- Dünya üzerinde yaklaşık 1,6 milyar Müslüman var. İslam’ın
5 şartından birisi de Hacca gitmek ama tüm düzene, nüfusu 33 milyon olan Suudi Arabistan karar veriyor.

- Ülkeyi yöneten ailenin diplomatik kavgaları bile ibadet görevinde belirleyici oluyor. Bu sene Katarlı hacı adayları başta ulaşım olmak üzere bir sürü kısıtlamaya maruz kaldı.

- 2. kez Umre yapacak olandan istenen 540 dolar vize farkından tutun da kötü düzenlemeler yüzünden kazalarda ölen binlerce hacı adayı gibi tartışmaya değer başka sıkıntılar da var.  

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul’daki  “Kudüs” toplantısını haber olarak görmeyen Suud medyası, Kandil’e gidip  PKK yöneticileriyle röportaj yapıyor ve o röportaj yaptığı terör örgütü üyesini  “PKK’nın Dışişleri Bakanı” diye tanıyor.

Katar’ın Mekke’nin statüsünü tartışmaya açma çabasını savaş ilanı olarak gördüğünü açıklamıştı Suudi Arabistan.

Kendi hassasiyetlerine özen gösterilmesini isteyenler başkalarının hassasiyetine saygı  göstermek zorunda. Yoksa Suudi Arabistan için de tartışılacak konu çok fazla...

BITCOIN, RIPPLE YA DA MANTAR ÇADIRI...

Başlıkta yer alan 3  isim de “Abi sen gazetecisin, hangisi daha kârlı, bilirsin” diye bana en çok sorulan yatırım araçları.

Kimler sormuyor ki aralarında öğrenci olanlar da var, maaşlı bir işte çalışıp da  ay sonunu zor getirdiğini bildiklerim de...

Aslında sadece bunlar değil sorulanlar. Bir de Afrika’dan getirilen bir ağaç türü ve Çin’den getirilen bir tohum da soruluyor ama adlarını unuttum maalesef.

Kimse farkında değil  ama Türkiye’de  giderek yükselen bir tehlikenin işareti bu sorular.

Herkes çok az emekle ve hiç beklemeden zengin olmayı istiyor. İşini düzgün yaparak, sabrederek, tasarruf yaparak, zengin olacağına ya da iyi bir hayat yaşayacağına inanan kimse yok.

Bu kafa ve çaba değişmezse yarın zengin olmak uğruna suça bulaşan, yalanı-dolanı marifet sayan insanlar topluluğu haline geleceğiz.

BOĞAZİÇİ’NDE 180 BİN LİRALIK KAVGA...

Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye’nin en kıymetli markalarından birisi ve bu markanın korunması gerekiyor.

Ancak Sayıştay’ın Şubat 2017’de çıkardığı ilamın ardından okulda garip
bir huzursuzluk var bugünlerde.

Hikaye şu, okulda çalışan taşeron işçiler, kadrolu işçilerle beraber yemekhanede indirimli yemek yemişler.

Bir öğünde 4,5 liralık farktan toplam 180 bin 658 liralık fark çıkarılmış.

Aynı işi yapan iki kişiden kadrolu olanın ucuz, taşeron olanın pahalı yemek yemesine izin vermeyen eski rektör Gülay Barbarosoğlu ve 3 eski yöneticiden istenmiş bu para. Rektörlük ise bu paranın yemekhaneden faydalanan taşeron işçilerden alınmasına karar vermiş ve her işçiye bin 53,5 liralık ödeme emri yollanmış. Tam da taşeron işçilerin durumunun düzeltileceği bir dönemde yaşanıyor bunlar.

Boğaziçi Üniversitesi ürettiği bilimle gündemde olması gereken bir okul, bu tartışmalarla değil...