MEĞER GANDİ DE IRKÇIYMIŞ...

MEĞER GANDİ DE IRKÇIYMIŞ...Mahatma Gandi, İngiliz sömürge yönetimine karşı verdiği barışçı mücadele ile tüm dünyaya esin kaynağı olmuş bir isim değil mi?

Bu bizim bildiğimiz Gandi ama madalyonun bir de ırkçı Gandi yüzü var.

Gençlik yıllarında Güney Afrika’da çalışan Gandi, Hint ırkının, siyah Afrikalılardan daha üstün olduğunu savunmuş ısrarla.

Bu yüzden Gana’nın başkenti Akra’ya dikilen Gandi heykeli yerinden kaldırıldı 5 ay önce.

2. Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı olan Winston Churchill, beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir başka ırkçı.

Afganlar ve Kürtler gibi “medeniyetten uzak kabilelere” karşı zehirli gaz kullanımını savunmuş birinden söz ediyoruz.

Geçmişte Churchill ya da Gandi, bugün ABD Başkanı Trump ya da Macaristan Başbakanı Orban gibi ırkçı liderler değil dünyanın sorunu.

Asıl sorun, ırkçılığın ve nefret suçlarının, eğitim seviyesi yüksek kesimlere de sıçramış olması.

Hollanda’da iki yıl önce kurulan aşırı sağcı Demokrasi için Forum Partisi ilk kez katıldığı yerel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.

Kötü olan, yeni ırkçı partinin iyi eğitimli başkanı Baudet’in, diğer ırkçı partinin Başkanı Wilders’a oranla eğitim seviyesi yüksek kesimlerin desteğini almayı başarmış olması.

Bir başka kötü nokta ırkçılık mikrobunun bulaştığı alanların artması.

Bu hafta oynanan Almanya-Sırbistan milli maçında Alman taraftarlar, kendi ülkelerinin formasını giyen İlkay Gündoğan ve Leroy Sane aleyhine ırkçı sloganlar attılar.

Yine Almanya’nın İslamsızlaştırılmasını savunan bir dernek Kazakistan vatandaşı bir başkan ve Yunan yardımcısı aleyhine faaliyete başladı geçen hafta.

Yeni Zelanda’daki iki camii de yaşanan nefret terörü, bardaktan taşan son damla ama asıl sorun bardağın taşacak kadar dolmuş olması...

MEĞER GANDİ DE IRKÇIYMIŞ...

ANAOKULU VE KREŞLERDE GÜVENLİK...

Milli Eğitim Bakanlığı, anaokulu ve kreşlerde koridor ve bahçeler haricinde kamera sistemi kullanılmasını yasaklamış.

Amaç çocukların mahremiyetini korumak olabilir ama tekrar düşünülmesi gereken bir karar bu.

Sınıflarda kamera sisteminin yasaklanması, çocukları, fiziki şiddet başta olmak üzere bir sürü olumsuzluğa açık hale getiriyor.

Tekrar düşünmekte ve ona göre bir karar almakta büyük fayda var...

MEĞER GANDİ DE IRKÇIYMIŞ...

TÜRK VATADAŞLARINI BEKLEYEN TEHLİKE...

Hannibal’in Gölge Ordusu diye bir grup duydunuz mu hiç?

Alman ordusu içinde bulunduğu tespit edilen aşırı sağcı gruplardan birinin adı bu.

Son yıllarda 400’den fazla Alman ordusu mensubu aşırı sağ gruplarla ilişkisi nedeniyle soruşturma geçirdi.

Sadece Alman ordusu değil emniyeti de bu aşırı sağ sızmaların hedefinde.

Saksonya Eyaleti’nde görevli bazı polis memurlarının göreve çıktıklarında kod adı olarak, Neonazi terör hücresi NSU üyelerinin adlarını kullandıkları tespit edildi.

NSU davasına müdahil olan Türk kökenli avukat Seda Başay Yıldız ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Mustafa Kaplan’a gönderilen tehdit mektuplarının arkasından da Frankfurt’ta görev yapan 5 polis memuru çıktı. Sosyal medya hesaplarında Hitler fotoğrafı paylaşmış polisler bunlar.

Almanya’da devlet adına silah kullanma yetkisi olan birimlerde yuvalanan aşırı sağ hücreler, Neo-nazi tehlikesini bir grup sokak serserisi işi olmaktan çıkardı maalesef.

MEĞER GANDİ DE IRKÇIYMIŞ...

KİMİN OYU DAHA KIYMETLİ?

Türkiye’de çoban ile profesörün İngiltere’de de genç ile ihtiyarın oyu nasıl eşit olur tartışması hiç bitmiyor.

AB’de kalma yanlısı genç İngilizler, AB’den ayrılma yönünde oy kullanan yaşlı İngilizlere ateş püskürüyorlar.

Demokrasilerde oy eşitliği her zaman tartışılan bir konu oldu hatta Japonya’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan ilk genel seçimlerde sadece üniversite mezunları oy kullandı ama sonuçları açısından çok şey fark etmedi.

Oy üstünlüğü işine bir girerseniz, yerel seçimlerde 5 yıl içinde başka şehre taşınacak olan seçmenler, genel seçimlerde de ölümcül hastalığı olanlar oy kullanmasın gibi saçmalıklara varır iş.

Çoban ile profesörün oyu nasıl eşit olur hikâyesini kapatmak lazım o yüzden...