2 Ekim 1992 gecesi, NATO’nun Kararlılık Gösterisi tatbikatına katılan  gemiler, Saroz Körfezi yakınlarında seyrediyordu.

Tatbikata ara verilen, yeşil saatler denilen, zaman dilimi içerisindeydiler.

Taşıdığı silahların menzili ve hızı nedeniyle oldukça değerli bir savaş gemisi olan Muavenet, sancak tarafında, ABD uçak gemisi Saratoga’yı gördükten kısa bir süre sonra 2 füzeyle vuruldu, gemi komutanı dahil 5 askerimiz şehit oldu, 22 askerimiz de yaralandı. ABD tarafına göre olay elim bir kazaydı, medya da olayı böyle gördü ama açıklanamayan şeyler vardı. Muavenet’i vuran SeaSparrow füzeleri ancak 6 aşamadan geçtikten sonra ateşlenebilen, atıldıktan sonra hedef bilgilerinin radarla canlı tutulması gereken bir sisteme sahip. İddia edildiği gibi bir subayın dikkatsizliği sonucu ateşlenmesi mümkün değil.

“ABD neden savaş gemimizi vursun ki, müttefikimiz değil mi?” kabullenişiyle beraber konu kapandı.

Muavenet vurulduktan 4 gün sonra, Kuzey Irak’ta, Türkiye’nin tanımadığı, Kürt Federe Devleti’nin kurulduğu açıklandı.

Kamuoyunda PKK’ya yardım ettiği gerekçesiyle çok tartışma yaratan Çekiç Güç’ün görev süresi de Aralık 1992’de 6 ay daha uzatıldı. Küresel dizayn dönemlerinde NATO tatbikatlarında yaşananlara iki kere bakmak lazım.

Muavenet’i anlamadan bugün yaşanan soytarılığı anlamak mümkün değil yani.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN GELECEĞİ SIKINTILI...

Tıpkı akıllı telefonlar gibi elektrikli otomobiller için de lityum-iyon piller olmazsa olmaz. Eğer geri dönüşüm mucizesi yaratılamazsa dünyada erişilebilir olan
39.5 milyon ton lityum rezervi tıpkı petrol gibi gelecek
50 yılda tükenebilir.

Elektik ağırlıklı olarak kömür santrallerinden üretildiği sürece elektrikli otomobillerin doğaya faydası tartışmalı. Fosil yakıtla çalışan bir otomobil yakıttan gelen enerjinin ancak yüzde 30’unu kullanıyor. Danimarka’daki dünyanın en iyi kömüründen elektrik üreten santralinde de verim yüzde 49.

Kobalt da elektrikli otomobillerin aküleri için olmazsa olmaz bir maden ve dünyadaki en büyük üretici Kongo. Tek kaynağa bağlı olma riski tartışma yaratıyor.

Elektrikli otomobil aküleri, ömrünü tamamladıktan geri dönüşüme gireceği sürece de tehlikeli atıkların depolanması problemi içeriyor.

Elektrikli otomobillere alternatif olarak gösterilen yakıt hücresi projeleri şu an için başarısız oldu ama özellikle  Alman üreticiler elektrikli otomobil konusunda aleyhte bir lobi süreci işletiyorlar.

Tesla’nın Ceo’su Elon Musk ‘ın Anıtkabir’e gidişi ve Atatürk hakkındaki mesajları gönüllerde taht kurmuş olsa da Tesla hala vaat ettiği seri üretime geçemedi ve zararı katlanarak büyüyor. Yani ortada bir mucize yok.

NUSRET DİPLOMASİSİ...

Nusret’in, kimi zaman eleştirilen, global reklam kampanyasının sonuçlarını öğrendim, ağzım açık kaldı.

Türkiye’dekiler dahil dünya üzerinde en fazla ilgi gören, ciro yapan, Nusret restoranı, ABD’de, Miami’de açılan şube şu an. Ülkenin her tarafında barbekü yarışmaları düzenleyen Amerikalılara et satmak kolay bir iş değil.

Miami’deki restoranı ciro olarak Dubai şubesi izliyor, ardından da Türkiye’deki şubeler geliyor. Global bir ajansla, uzun süreli bir kampanya yürütmenin sonuçları açısından önemli
bu rakamlar.

Üstelik ne kadar çok global marka yaratırsak Türkiye adına o kadar fayda sağlamış olacağız.